MKM ruhuyla yeni bir patika: Dor Bir Dor
- 09:03 23 Mayıs 2026
- Kültür Sanat
Elfazi Toral
İSTANBUL - MKM bünyesinde çalışmalarını sürdüren sanatçı Piya Coline, sanat alanındaki daralmaya, sansüre ve asimilasyon politikalarına müziğiyle yanıt verdiğini belirterek, "Kültürümüzü yaşatmak bizim elimizde" diyerek sanatsal üretimin bir varoluş olduğunu vurguladı.
Türkiye’de kültür ve sanat alanı giderek daralıyor. Sansür ve baskı mekanizmalarının sanatsal üretimi doğrudan hedef alan bir noktada duruyor. Özellikle Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) gibi on yıllardır bu baskı çemberinin tam merkezinde yer alan kurumlar arasında yer alıyor. Tüm baskılara rağmen sanat üreterek, varoluşsal bir beyan niteliğini taşıyor. Sanatçılar, tam da bu noktada, sanatsal üretimin engellenmeye, konserlerin yasaklanmaya ve dillerin kamusal alandan silinmeye çalışıldığı bir atmosferde, müziğin ve görselliğin gücüyle bu kuşatmayı kırma çabası içerisinde. Sanatın baskı altındayken bile nasıl yeni yollar ve diller inşa edebileceğini de kanıtlıyor.
MKM bünyesinde kültürel çalışmalarını yürüten Piya Coline ile yeni klibin hazırlık sürecinden şarkının ruhuna dair konuştuk.
Dor Bi Dor’un çıkışı
Piya Coline, Kürtçeyi çok sonradan öğrendiğini belirterek annesinin Fars, babasının Kürt olduğunu söyledi. Kürtçe okullarında ve mücadele içerisinde Kürtçeyi öğrendiğini, Kürtçeye olan bağlılığını dile getiren Piya Coline, ilk eseri olan Kürtçe “Dor Bi Dor” stranının önemini vurguladı. Piya Coline, eserinin anlam ve önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Dor Bi Dor eseri ile yola çıkmamın sebebi şu; dünyada sürekli bir savaş, çatışma ve mücadele hali var. Oysa her insan, her coğrafya ve her ulus dünyaya yalnızca bir kere geliyor. ‘Dor Bi Dor’ stranımda bir çocuğun hayali hayat hikâyesi saklıdır. Nerede olursa olsun fark etmez, o çocuk tek bir şey istiyor: Hayal kurma hakkı. Her insan hayal etmek, hayallerini gerçekleştirmek ister; bu şarkıda biraz da bunu anlatmak istedim. Teknolojiyle birlikte sanatımız da gelişiyor kuşkusuz. Fakat dijital medyada bir sansür gerçeği var; aynı şekilde sanata da bu sansür uygulanıyor. Oysa her dilden, her renkten, her kültürden sanat yapmak gerekiyor. Farklılığa ve çeşitliliğe karşı değiliz biz; her kültür değerlidir. Ama dil de sanat da bizim elimizde; elimizde olan, sanatımızın varlığı ve canlılığıdır. Bu bilinçte olursak ancak o zaman dilimizi ve kültürümüzü koruyabiliriz.”
‘Kürtçe her daim varlığını sürdürmelidir’
Kürtçe şarkılarla büyüdüğünü ifade eden Piya Coline, Kürt sanatına katkıda bulunmayı ve sanat üretmeyi arzuladığını aktardı. “Her zaman Kürtçe konuşmak, Kürtçe söylemek ruhumda vardı; gönlüm bu yolda yürümek istedi” diyen Piya Coline, “Kürdistan’ın her yerinde çok güzel sesler var. Ben de sanat çalışmalarımda birçok grupta yer aldım. Sayısız kültür sanat merkezimiz olsa da MKM ruhu bir başkadır. Çünkü her şey burada başladı. Nice sanatçı bu çatının altında var oldu. Sanatçı öncülerimiz bize bu yolu açtı. Kimliğimizi, kültürümüzü, dilimizi ve sanatımızı MKM’de yürütmek istedik. MKM ruhu bizim için çok kıymetlidir; orada komünal bir çalışma yaratılıyor. Sanatımıza hiçbir zaman bir gelir kaynağı gözüyle bakmıyoruz. Kürtçe stranlarımızın gelecek nesillere bir miras olarak kalmasını istiyoruz; onlar geleceğin mirasıdır. Kürtçe sadece bir dil değil, aynı zamanda bir halkın varlığıdır. Bundan dolayı Kürtçe her daim varlığını korumalı, devamlılığını sürdürmelidir” dedi.
Sansür ve asimilasyon
Kürtçeye yönelik baskı ve asimilasyon politikalarına işaret eden Piya Coline, “Şarkımın Veng Radyo’da yayınlanmasını isterdim. Ancak sadece şarkı sözlerinde ‘Kürdistan’ kelimesi geçtiği için sistem izin vermiyor. Ama bütün bu sansüre rağmen sanatımdan vazgeçmeyeceğim. Stranımda geçen sözleri kaldırmayacağım. Maalesef bu sorunlar hâlâ devam ediyor. Sanatımızı yaparken buna benzer sorunlarla da karşı karşıya kalıyoruz. Büyük bir heyecanla stran sözlerini yazdım. Çok keyifli bir çalışmaydı. ‘Dor Bi Dor’ yayınlandıktan sonra halk tarafından da benimsendi. Beni gördüklerinde şarkı sözlerimi söylüyor, beğendiklerini ifade ediyorlar. Evet, asimilasyon ve sansür baskılarına maruz kalıyoruz ancak buna rağmen söylemeye devam edeceğiz. Çünkü kültürümüzü ve sanatımızı yaşatmak bizim elimizde. Kendi kültürümüzü, sanatımızı yaşatacağız” dedi.







