Ortadoğu’daki savaş ve idamlara karşı mesaj: Çözüm barışta

  • 09:05 13 Mayıs 2026
  • Güncel
Melike Aydın
 
İSTANBUL - İran'daki idam politikalarına karşı konuşan kadınlar, Kürt birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. 
 
İran’ın Kürtlere ve muhalif halklara yönelik idam saldırılarına karşı tek çıkış yolu, ulusal birliğin önemi kendini daha fazla hissettiriyor. İran’da yürütülen idam baskıları başta olmak üzere Ortadoğu’da süren savaşlara karşı ise karşılıklı müzakere ve diyalog zemini olduğu tüm kesimler tarafından dile getirilmeye devam ediliyor. Ortadoğu’daki savaş, ve idam başta olmak üzere Kürt sorunun çözümü için mikrofon uzattığımız kadınlar,  tek çözümün birlik olduğunun önemine vurgu yaptı. 
 
‘Büyük bir insanlık suçu’
 
Yaşadığımız yüzyılda hâlâ idamın olmasını, hatta çocuklara uygulanmasını kınadığını söyleyen DEM Partili Gülbahar Karataş, “Bence özellikle Kürtlere yönelik bir politika. Şeriat uygulaması bu ve büyük bir insanlık suçu. Kürtlere yöneliyorlar özellikle. Kürt dediğin zaman öldürmekten başka bir şey bilmiyorlar, korkuyorlar onlardan galiba. Herkesin sokağa dökülmesi gerekiyor” şeklinde dile getirdi.
İdamın insanlıktan çıkma hâli olduğunu belirten insan hakları aktivisti Gülşehri Eniş, İran’ın ABD ile ateşkes ilan etse bile Kürtler ve diğer halklara yönelik savaşa devam ettiğini kaydetti. İran’ın, Kürtlerin güçlü bir muhalefet yarattığının ve örgütlü bir güç olduğunun farkında olduğunu dile getiren Gülşehri Eniş, “Kürtlerin dört parçaya bölünmüş olduğu gerçeğini unutmamak gerekiyor. Kürtlerin irade sahibi olmasını istemediği için Kürtlere daha sert yaklaşıyor. Kısacası İran, şah rejiminin devamıdır ve ulus devlet yaklaşımıyla devam ettiği için Kürtlere karşı çok daha sert bir yöntem uyguluyor” dedi.
 
‘Devletlerin çıkarı vardır, halklar ses çıkarmalı’
 
Dünyada insan hakları adına mücadelenin en az yürütüldüğü bir sürecin içinde olunduğunu dile getiren Gülşehri Eniş, “İran’da her gün insanların katledildiğini, Filistin’de, Sudan’da insan haklarının çiğnendiğini biliyoruz. Afganistan’da kadınların hiçbir hakkının olmadığını biliyoruz. Bunlara karşı mücadelede ciddi eksiklik yaşanıyor. Gerçekten çok şey yapabiliriz. Devletler yapmaz, onların çıkarları vardır ama halklar çok şey yapabilir. Donald Trump, rejimin değişmek zorunda olmadığını dedi. Bugün İran’daki idam, yarın başka bir ülkede örnek alınabilir. Bunun için bizlerin sessiz kalmaması gerekir” şeklinde dile getirdi.
 
‘Kürt Halk Önderi ile diyaloğu sağlayacak koşullar sağlanmalı’
 
Barış Annesi Meliha Gökkuş ise idam cezalarını kınadığını dile getirerek, “İran zaten önceden beri faşist bir devletti. İran’da gençler hem Kürt hem de Sünni olduğu için katlediliyor. Bu Müslümanlık olamaz. Anneler olarak kimsenin katledilmesini istemiyoruz. Çözüm barıştır ve İmralı kapılarının açılarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dışarı çıkarılmasıdır. Her şey diyalogla çözülür. İnsan olmak budur. Dört ülkenin de birbirinden farkı yok. Türkiye’de cezaevlerinde uzun süre tutarak öldürüyor. İran da, Irak da, Suriye de aynıdır. Ancak bizim tek kurtuluşumuz vardır, o da birlik olmaktan geçiyor” şeklinde dile getirdi.
 
‘Tek çözüm Kürtlerin birliği’
 
Kürtlerin dört farklı devlet tarafından zulme maruz bırakıldığını dile getiren DEM Partili Behiye Akyol, “Öfkeleri, tepkileri hep Kürtler üzerine; çünkü onların toprakları üzerine ülkelerini kurmuşlar ve onları yerlerinden etmek istiyorlar. Kürtler de direniş gösteriyor. Ancak onlar da Kürtleri soykırıma maruz bırakmak istiyorlar. Korkuları ise buna rağmen süren direniştir. Ne kadar öldürseler o kadar çoğalıyoruz. Tüm korkuları Kürtlerin cesaretidir. Bu nedenle olması gereken tek çözüm Kürtlerin birliğidir. Haklarımızı savunmazsak, birlik olmazsak yok oluruz; birlik olursak güçlü oluruz” diye konuştu.