‘Kadınların yüzde 66'sı nafakasını alamıyor’
- 09:05 15 Haziran 2026
- Güncel
Rozerin Gültekin
AMED- Rosa Kadın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Esra Çiçek Mercan, ortalama nafakanın bin 700 TL olduğunu, kadınların yüzde 66’sının ise nafakasını alamadığını söyledi.
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM), Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının süresiz olarak bağlanabilmesine ilişkin hükmü iptal etmesi, kadınların ekonomik güvencesine yönelik yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Dokuz ay sonra yürürlüğe girecek kararın, boşanma sonrası yoksullaşma riskiyle karşı karşıya kalan kadınları nasıl etkileyeceği tartışılırken, kadın örgütleri nafaka hakkının hedef alındığına dikkat çekiyor.
Rosa Kadın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Esra Çiçek Mercan, karara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Siyasi bir gündem: Nafaka hakkı
Esra Çiçek Mercan, Nafaka’nın uzun süredir tartışılan bir konu olduğunu kaydetti. Özellikle “Nafaka mağdurları” şeklinde bir sürecin erkekler tarafından örgütlendiğini belirtti. Esra Çiçek Mercan, “Süresiz nafaka diye bir şey yok. Medeni Kanun'un 175. maddesinde, ‘Evlilik birlikteliği son bulduğunda yoksul olan tarafa, hayatını devam ettirmesi için verilen bir meblağ’ deniliyor. Yani süresiz değildir. Kişi evlendiğinde ya da gelir durumu değiştiğinde, çalışmaya başladığında vesaire gibi durumlarda nafaka verilmiyor. Bu siyasi bir gündemdir. Siyasal iktidarın kadınların bütün kazanımlarını geri almak gibi bir hedefi var. Bir grup erkeğin ve siyasal İslamcıların oylarını almak ya da kadınları eve hapsetmek, aile kurumu içerisinde tutmak gibi nedenlerle yapılmış bir politika. Aile yılını güçlendirmek ve bu politikayı canlı tutmak için alınmış bir karar” dedi.
Türkiye ortalaması nafaka tutarı: Bin 700 TL
Nafaka ödemelerinin cüzi miktarlar olduğunu, bunun kadının yoksulluğunu ortadan kaldıracak bir miktar olmadığını dile getiren Esra Çiçek Mercan, “Medeni Kanun'da ‘kadına verilir’ demiyor, ‘yoksul kalan tarafa verilir’ diyor. Yoksul kalan tarafa verilen bu ödeme, baktığınız zaman da çok cüzi; ortalama bin 700 TL gibi bir tutar. Bin 700 TL bir günlük pazar ihtiyacıdır. Kimsenin yoksulluğunu ortadan kaldıran bir meblağ da değil. Televizyonlarda ünlülerin eşine şu kadar nafaka veriliyor deniliyor, bunların gerçek olduğu zannediliyor ama hayatın gerçekliğinde böyle bir şey yok. O para kimseyi rahata, refaha kavuşturan bir para değil. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı olarak kadın genç yaşta evlendirilerek eğitim hakkından vazgeçiriliyor; evlilik içerisinde çocukların, evin ve yaşlının bakımını üstleniyor, evin bütün ihtiyaçlarını karşılıyor. Yani ev içi ücretsiz bir emeği var. Kadın bu emeğine rağmen evlilik birlikteliğini devam ettirmek istemediğinde ‘nafaka alamazsın’ deniliyor. Eğitim almasına, çalışmasına, sosyal hayatın içerisinde var olmasına izin vermiyorsun; bir gün bu evlilik birlikteliği bittiği zaman mağdur olan kadın oluyor. Meslek edinmek, ekonomik olarak geçinebilmek çok kolay olmuyor. Toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklı kadınlar eşitsiz bir hayata başlıyorlar ve bu eşitsizlikler sonucunda da ciddi şekilde mağdur oluyorlar” diye belirtti.
‘Kadınların yüzde 66’sı nafakasını alamıyor’
Sürekli nafaka tutarları tartışılırken nafaka ödemelerinin gerçekleştirilmemesinin göz ardı edilmeye çalışılmasını değerlendiren Esra Çiçek Mercan, “Nafakalar ödenmiyor. Türkiye'deki nafaka ortalaması bin 700 TL gibi bir tutar. Türkiye'deki kadınların yüzde 56'sı da boşanma sürecinde nafaka talebinde bulunmuyor. Talepte bulunanların da yüzde 66'sı zaten bunu alamıyor. Kendini çalıştığı iş yerinde sigortasız göstererek, gelirsiz göstererek, mal varlığını başkasının üzerine yaparak erkeklerin yüzde 66'sı nafakayı vermiyor. Kadınlar o çok cüzi miktarları da almak için bir sürü haciz işlemiyle uğraşmak durumunda kalıyorlar. Erkek egemen devlet, toplumu ve özellikle kadınları, gençleri zapturapt altında tutmak, onları itiraz eden ya da siyaset üreten noktadan koparmak için çok farklı suni gündemler oluşturuyor. İşte bu nafaka gündemi de öyle bir gündem. 2 bin TL lira bugün pazara gidilmeyen rakamlar ama biz bunu konuşuyoruz. Bu yargı paketine girecek mi, gerekçeli kararda ne yazacak, bunları bilmiyoruz. Gerekçeli karar açıklandıktan sonra niyetlerini daha belli etmiş olacaklar” ifadelerini kullandı.
‘Savaşa ayrılan bütçe niye hâlâ devam ediyor?’
Çözümün nafaka mı yoksa eşit ve adil yaşamın inşası mı olduğuna dikkat çeken Esra Çiçek Mercan, “Politik olarak baktığımız zaman insanlar niye nafakaya ihtiyaç duyuyor? Bu koşulların gözden geçirilmesi lazım. Devlet bunları çözmeden kalkıp kadının elindeki nafaka hakkını almaya çalışıyor. Kadın yoksulluğunu, çocuk yoksulluğunu nasıl çözebiliriz diye bir politikası yok. Türkiye, gelirinin büyük bir çoğunluğunu savaş ve savunma sanayisine ayırmış durumda. Şu an Türkiye'de bir savaş yok. Buna rağmen savunma sanayisine aynı bütçeler harcanıyor. Savaş uçakları tepemizden yine her sabah geçiyor. Onlara ayrılan bütçe niye hâlâ devam ediyor? Bu bütçeler kadının yoksulluğunu gidermek için çok rahatlıkla harcanabilir” diye belirtti.
‘Kadınlar itiraz ediyorlar ve sokaktalar’
Son olarak Rosa Kadın Derneği olarak bundan sonraki süreçte kadınların kazanımları ve nafaka hakkı için çalışma yürüteceklerine vurgu yapan Esra Çiçek Mercan, “Kadınlar bu gündemle ilgili mücadeleyi başlattılar, yürütüyorlar. Türkiye'nin birçok yerinde kadınlar hem sokağa çıktı hem de açıklamalar yaptı. Kadınlar bir bütün olarak buna itiraz ediyorlar ve sokaktalar. Bu itirazlar daha çok yükselecek. Kadın kazanımları ciddi saldırı altında. Nafaka hakkı, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması, 6284'ün etkin uygulanmaması, kürtaj hakkının fiiliyatta uygulanmaması gibi kadınların elinden alınmaya çalışılan ya da alınan çok şey var. Kadın kazanımlarından asla vazgeçmeyeceğiz. Bunun mücadelesini sonuna kadar vereceğiz” dedi.







