Sınır kapısında ambargo sürüyor: Devlet politikalarını değiştirmeli
- 09:05 21 Şubat 2026
- Güncel
MERSİN - Sınır kapılarındaki tutumun, sürece ne kadar samimi yaklaşıldığının göstergesi olduğunu belirten DEM Parti Kadın Meclisi üyesi Feride Aslan Bilgiç, “Bir yandan demokratik toplumdan söz edilirken, diğer yandan kardeş halklara ulaştırılacak yardımın engellenmesi samimiyetle bağdaşmaz” dedi.
HTŞ-DAİŞ ve Türkiye destekli çetelerin Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı, Rojava halkı başta olmak üzere halkların günlerce süren direnişiyle anlaşmaya varıldı. 30 Ocak anlaşmasına rağmen Rojava’ya dönük ambargo devam ediyor. Kürdistan’dan gönderilen yardım tırları günlerce sınır kapısında bekletildikten sonra sadece 25 tırın geçişine izin verildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi üyesi Feride Aslan Bilgiç, yaşananlara dair değerlendirmelerde bulundu.
2014’ten sonra Rojava’da DAİŞ çetelerinin yenilgiye uğratılmasının ardından kadınların öncülüğünde demokratik ve eşitlikçi bir yaşamın inşa edildiğini vurgulayan Feride Aslan Bilgiç, “Uzun bir süre bu yaşam biçimi sürdürüldü ve Rojava halkları, kültürel olarak demokratik toplum paradigması perspektifiyle hayatlarını bu doğrultuda devam ettirdi. Bu süreçte kadınların öncülüğü belirleyici oldu. Kadın özgürlüğünü temel alan bu demokratik paradigma, demokratik toplum anlayışının dünyaya tanıtılmasına da katkı sundu. Aslında bu düşüncenin kökleri daha öncesine dayanıyordu; ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sloganı vardı ve bu slogan Rojava’daki çalışmalar ve yaşam üzerinde önemli bir etki yarattı. Bu nedenle orada eşitlikçi bir yaşam örneği ortaya çıktı. Bu model dünyada örnek gösterildi ve birçok halkın ilgisini çekti” diye konuştu.
‘Halklar birlik içinde saldırıları boşa çıkardı’
Rojava’da inşa edilen modelin bazı çevrelerde rahatsızlık yarattığını, buna karşı saldırı girişimlerinin başlatıldığına dikkat çeken Feride Aslan Bilgiç, özellikle kadınlar ve çocuklar üzerinden Rojava’da yaşamını sürdüren halklara yönelik baskıların artırıldığını söyledi. Feride Aslan Bilgiç, “Bu paradigma yalnızca Kürtler değil, diğer halklar tarafından da önemsendi. Bu nedenle bu yaşamı sürdüren topluluklara adeta bir cehennem yaşatılmak istendi. Fakat halklar birlik içinde hareket ederek saldırılara karşı güçlü bir direniş sergilediler, bu planları boşa çıkardılar” şeklinde konuştu.
‘Ambargo ile halkın geri adım atması hedeflendi’
“Rojava’daki bu yaşamı kabul etmeyen bazı çevreler, 2014’te olduğu gibi bölgeyi yeniden ablukaya almayı ve halkı zor durumda bırakmayı hedefledi” diyen Feride Aslan Bilgiç, “Kültürel, inançsal, ekonomik ve toplumsal olarak toplumu baskı altına almayı amaçladılar. Özellikle Kobanê çevresine bir sınır çizildi, ambargolar uygulandı; gıda, su, elektrik, internet ve temel yaşam ihtiyaçlarına erişim kısıtlandı. Bu şekilde halkın geri adım atması ve korkutulması hedeflendi. Ancak bölge halkı buna da direndi ve geri adım atmadı” diye kaydetti.
‘Yardımların engellenmesi insanlık dışıdır’
Rojava halkı için saldırı ve insanlık dışı uygulamalara karşı kampanyalar başlatıldığını söyleyen Feride Aslan Bilgiç, Rojava’ya yardım için halkın güçlü bir dayanışma gösterdiğini dile getirdi. Feride Aslan Bilgiç şöyle devam etti: “Sadece Bakur’da değil, Başûr’da, Rojhilat’ta ve diasporada da insanlar harekete geçti. Yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak istendi; ancak tırlar uzun süre sınır kapılarında bekletildi, bazıları geri çevrildi ve yardımların ulaşmasına izin verilmedi. Bu tırlarda çocuklar için süt, ilaçlar, giysiler, su ve temel ihtiyaç malzemeleri vardı. Olağanüstü koşullar için hazırlanmış insani yardımlardı. Ne yazık ki zamanında izin verilmedi. Oysa acil ihtiyaç vardı. Bu durum kabul edilemez ve insanlık dışıdır. Biz bunu kabul etmedik, etmeyiz. Bu tutum, demokratik topluma karşı bir yaklaşım olarak görülmektedir.”
‘Sınır kapısında gösterilen tutum, sürece samimiyetin göstergesidir’
Rojava’da sağlık alanında büyük ihtiyaçlar olmasına rağmen sınırdan tıbbi yardımların geçişine sınırlı şekilde izin verildiğini ve bunun yeterli olmadığını belirten Feride Aslan Bilgiç, Rojava halkının; özellikle çocukların ve kadınların gıda, sağlık ve giysi gibi temel ihtiyaçlara daha fazla ihtiyacı olduğunu kaydederek, “Hükümete çağrıda bulunuyorum: Sınır kapılarında gösterilen tutum, sürece ne kadar samimi yaklaşıldığının bir göstergesidir. Bir yandan demokratik toplumdan söz ederken, diğer yandan kardeş halklara yardımın ulaşmasını engellemek samimiyetle bağdaşmaz. Bu tutum halkın güvenini zayıflatır” dedi.
‘Barış ve çözüm odaklı adımlar atılmalı’
2014’te Kobanê savaşı başladığında büyük bir dayanışmanın ortaya çıktığını hatırlatan Feride Aslan Bilgiç, bu birlik sayesinde Kobanê’nin ayakta kaldığını ve bugünlere ulaştığını söyledi. Feride Aslan Bilgiç, “Bu birliktelik demokratik toplumu güçlendirdi ve saldırı planlarını boşa çıkardı. Bugün de benzer bir dayanışmaya ihtiyaç vardır. Türkiye hükümetinin de sürece uygun yeni politikalar geliştirmesi önemlidir. Eski yaklaşımlar yerine barış ve çözüm odaklı adımlar atılmalıdır. Bu konuda samimiyet belirleyici olacaktır. Bizim birlikteliğimiz de bu sürece katkı sunacak, daha güzel ve umut verici gelişmelerin önünü açacaktır” şeklinde konuştu.








