BM Raportörü: İnsan hakları krizi derinleşiyor
- 13:57 20 Şubat 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- BM İnsan Hakları Özel Raportörü Mai Sato, İran’da Ocak ayı protestolarının ardından gözaltılar ve güvenlik önlemlerinin devam ettiğini belirterek, artan askeri gerilime rağmen insan hakları ihlallerine dikkat çekilmesi gerektiğini vurguladı.
BM İnsan Hakları Özel Raportörü Mai Sato, İran’da Ocak ayı protestolarının üzerinden 40 günden fazla geçmesine rağmen ülkede gözaltılar, sokaklarda güvenlik güçlerinin varlığı ve vatandaşların telefonlarının incelenmesinin sürdüğünü açıkladı. Mai Sato, protestoların bastırılmasını ölçek ve yaygınlık açısından benzeri görülmemiş olarak nitelendirirken, artan askeri gerilimin insan hakları konusunu gölgede bırakmaması gerektiğini vurguladı.
Mai Sato El País gazetesine verdiği demeçte, son protestoların bastırılmasını “ölçek ve yaygınlık açısından” benzeri görülmemiş olarak nitelendirdi ve “Vatandaşların hükümet tarafından öldürülmesi, keyfi gözaltılar, ailelerin sessiz kalmaya zorlanması, sivil toplumun bastırılması, idamlar ve zorla kaybetmeler daha önce de yaşanmıştı ama bu boyutlarda değildi” dedi.
‘İran’a müdahale sihirli bir çözüm değil’
ABD’nin İran’a olası askeri müdahalesi konusunda ise Mai Sato BM Güvenlik Konseyi onayı olmadan herhangi bir askeri eylemi şiddetle eleştirdi ve diğer ülkelerdeki askeri müdahalelerin açık bir çözüm sunmadığını belirtti. Mai Sato “Askeri müdahale, İran’daki sorunlara sihirli bir çözüm değildir” ifadelerini kullandı. BM yetkilisi, Donald Trump’ın İran’daki protestoculara destek açıklamalarına yanıt olarak, ABD Başkanı’nın odak noktasının insan haklarından nükleer anlaşma konusuna kaydığını söyledi.
‘Askeri gerilim insan hakları konusunu geride bırakmamalı’
Mai Sato, Umman aracılığıyla Cenevre’de gerçekleşen İran-ABD görüşmelerine değinerek, bir anlaşmaya varılsa bile protestolar ve insan hakları konularının ayrı bir mesele olduğunu ve bağımsız şekilde ele alınması gerektiğini belirtti.
ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırmasına ve USS Gerald R. Ford uçak gemisinin USS Abraham Lincoln ve diğer savaş gemilerine katılmak üzere konuşlandırılmasına atıfta bulanan Mai Sato, artan askeri gerilimin İran’daki insan hakları konusunun göz ardı edilmesine yol açmaması gerektiğini vurguladı.
Geniş çaplı gözaltılar, Bahai azınlığına baskı ve “casusluk” tanımını genişleten yeni bir yasa kabul edilmesi hakkında da bilgi veren Mai Sato, ayrıca protestocuları “terörist” veya “isyancı” olarak nitelendirmenin şiddetli baskıyı meşrulaştırmak amacı taşıdığını dile getirdi. Olası savaş suçları konusunda ise Mai Sato, “Bu suçlamalar çok ciddi ve bağımsız bir soruşturma gerektiriyor” dedi. BM İnsan Hakları Konseyi tarafından görevlendirilen hakikat komitesinin protestolarla ilgili ihlalleri incelemekle sorumlu olduğunu belirtti.
‘İnsanlar ifade özgürlüğü hakkını kullandı’
İran hükümeti protestolarda yaşamını yitirenlerin sayısını 3 bin 117 olarak açıklarken, İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) 16 Şubat’a kadar 7 bin 15 ölümün doğrulandığını ve binlerce raporun halen incelendiğini bildirdi. Mai Sato, rakamlar arasındaki farklara işaret ederek, “Bir protestocunun hayatını kaybetmesi bile çok önemlidir; çünkü bu kişiler ifade ve toplanma haklarını kullanıyordu” dedi.
Görevine Ağustos 2024’te başlayan Mai Sato, defalarca İran’ı ziyaret etme talebinde bulunduğunu ve ülkeye doğrudan erişim isteğinin hala karşılıksız kaldığını açıkladı.







