Cezaevi raporu: Tutsaklara işkence edildi
- 14:10 28 Mart 2025
- Güncel
WAN – Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde yaşanan işkence olaylarını raporlaştıran STÖ’ler, tutsaklara işkence edildiğini; buna karşı çıkan ve dilekçe sunan tutsakların sürgün edildiklerine dikkat çekti.
Wan Barosu, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Wan Temsilciliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Wan-Colemêrg Tabip Odası ile Wan Milletvekili Gülderen Varlı, Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutsaklara yönelik işkence ve kötü muameleye ilişkin hazırladıkları raporu paylaştı. Wan Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda düzenlenen basın açıklamasını ÖHD üyesi Avukat Cevat Yılmaz okudu.
‘Tutsaklar yere yatırılarak işkence edildi’
Tutsakların yere yatırılarak darp edildiklerini ifade eden Cevat Yılmaz, “Olay, 9 Mart'ta öğlen saatlerinde yaşandı. Telefon görüş hakkını kullanmaya giden 3 tutsak, telefon görüşünden döndükleri sırada bu olay gerçekleşti. Tutsaklar telefondan dönerken, koğuşların bulunduğu koridorda çokça gardiyan olduğunu görüyorlar ve koğuş aramaları olacağını yüksek sesle söylüyor. Bunu gören gardiyanlar müdahale edip tutsağı yere yatırıyor, ayaklarıyla sırtına basıyorlar. Tutsak, bel fıtığı olduğunu söylemesine rağmen müdahaleden vazgeçilmeyip şiddet artırılarak müdahale gerçekleşiyor. Koridora giren birçok gardiyanla devam eden müdahaleyi gören koridordaki tüm koğuşlar tepki gösterip kapılara vuruyor. Ardından tüm siyasi koğuşlara da müdahale ediliyor” dedi.
‘Koğuşlara baskın düzenlendi’
Yaşanan bu sert ve şiddetli müdahale üzerine, diğer koğuşlarda kalan tutsakların olayı anlamak adına hapishane yetkilileriyle görüşmek istedikleri söyleyen Cevat Yılmaz, ancak bu talebin kabul edilmemesi üzerine tutsakların kapılara vurarak ses çıkarma eylemi yaptığını belirtti. Bunun üzerine C9, C13, C16, C21 ve C33 numaralı koğuşlara baskın düzenlendiğini kaydeden Cevat Yılmaz, “Devamında, hapishane infaz koruma memurlarınca C9, C16, C21 ve C33 numaralı koğuşlara girilerek bu koğuşlarda bulunan temizlik eşyalarının koğuş içine; battaniye ve yastık gibi eşyaların da koridorlara saçılarak dağıtıldığı, bu koğuşlarda kalan mahpusların infaz koruma memurlarınca koridora çıkarılıp kolları ters çevrilmek suretiyle duvara yüzükoyun dayatıldığı, mahpuslarca tarafımıza aktarılmıştır” sözlerini kullandı.
‘Tutsaklar yere yatırılarak işkence edildi’
Daha sonra gardiyanların C13 koğuşuna girerek iki tutsağı darp ettiğini söyleyen Cevat Yılmaz, “Bir tutsağın yere yatırılıp üç memur tarafından sırtına ayaklarıyla basıldığı; başka bir tutsağın ise koğuştan koridora çıkarıldığı esnada başının öne eğdirilmeye çalışıldığı sırada fiziksel ve sözlü şiddete maruz kaldığı, gerçekleştirilen müdahale sonucunda her iki mahpusun yüzlerinde ve vücutlarının muhtelif yerlerinde morarmalar oluştuğu, adı geçen bu iki mahpusun taleplerine rağmen hastane ve revire aynı gün sevk edilmedikleri; olaydan 3-4 gün sonra, vücutlarındaki morluklar geçtikten sonra hastaneye götürüldükleri mahpuslarca tarafımıza aktarılmıştır. Yaşanan tüm bu olaylar neticesinde mahpuslar hakkında idari soruşturma başlatıldığı; bu idari soruşturma kapsamında, 22 Mart tarihinde mahpuslardan sözlü savunmalar alındığı mahpuslarca tarafımıza aktarılmıştır” ifadelerine yer verdi.
Tutsaklara sürgün edilme tehdidi
Tüm tutsakların Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı’na dilekçeyle başvuruda bulunduklarını aktaran Cevat Yılmaz, “Yaşanan bu olay nedeniyle işkence ve kötü muameleye tabi tutulduğunu ileri süren kimi mahpusların, olayı gündemleştirmeleri ve yargı mercilerine taşımaları nedeniyle başka hapishanelere sürgün edildiği; bu sürgünlerin devam edeceğine yönelik kaygılarının bulunduğu, ayrıca mahpusların kaldığı koğuşların taciz boyutuna varacak şekilde çok sık aralıklarla arandığı, mahpuslarca tarafımıza aktarılmıştır” bilgisini paylaştı.
‘Kurumlar harekete geçmeli’
İşkencenin, insanlık dışı ve yasak olduğunun altını çizen Cevat Yılmaz, “Bu yasak yalnızca mahpuslara doğrudan bedensel ya da ruhsal zarar verilmesini yasaklamakla kalmaz. Yine işkence ve kötü muameleye tabi tutulan kimi mahpuslara karşı yapılan eylemlerden sonra, hapishane revirinde muayene edilmemeleri ve hastaneye sevk edilmemeleri; mahpusların kaldığı koğuşların taciz boyutuna varacak şekilde çok sık aralıklarla aranması şeklindeki eylemlerin tamamı işkence ve kötü muamele yasağını ihlal eden uygulamalardır.
Ulusal ve uluslararası mevzuat, evrensel hukuk ilkeleri ile birlikte göz önüne alındığında; kurumların bu işkenceye karşı derhal harekete geçmesi gerekmektedir” diye konuştu.