Cumartesi Anneleri adalet çağrısını yineledi
- 14:13 21 Şubat 2026
- Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, eylemlerinin bin 91’inci haftasında Murat Yıldız’ın kaybedilmesine ilişkin dosyada etkili ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesi talebini yineledi. Eylemde konuşan Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, “31 yıl geçti ama o yarın gelmedi” dedi.
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, eylemlerinin bin 91’incisini gerçekleştirdi. Çok sayıda kişinin katıldığı eylemde kayıpların fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşındı. Bu haftaki eylemde, 31 yıl önce İzmir’de gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Murat Yıldız’ın akıbeti soruldu.
Eylemde, basın metnini gözaltında katledilen Hasan Ocak’ın ablası Maside Ocak okudu.
Kayıp hikayesi
Maside Ocak, Murat Yıldız’ın 19 yaşındayken İzmir’de annesiyle birlikte yaşadığını, bir kafede yaşanan tartışma sonrası havaya ateş etmesi gerekçe gösterilerek polis tarafından aranmaya başlandığını ifade etti. Maside Ocak, polislerin anne Hanife Yıldız’ı karakola götürerek, “Murat teslim olursa ifadesi alınıp serbest bırakılacak” dediğini, bunun üzerine Murat Yıldız’ın 23 Şubat 1995’te avukatı, kuzeni ve annesiyle birlikte İzmir Bornova Özkanlar Asayiş Şubesi’ne giderek teslim olduğunu hatırlattı.
'Murat Yıldız’ın feribottan atladığını gören kimse yok’
Yetkililerin Murat Yıldız’ın akıbetine ilişkin şu iddiada bulunduğunu ifade eden Maside Ocak, “Murat, ifadesinde silahı İstanbul Kartal’da sakladığını söyledi. Bu nedenle polisler nezaretinde İstanbul’a gönderildi. Ailesine ‘yolculuk sırasında feribottan denize atlayarak kaçtı’ denildi” dedi. Maside Ocak, bunun somut delile dayanmadığının altını çizerek, “Murat Yıldız’ın feribottan atladığını gören tek bir tanık bile yok” diye ekledi.
Bağımsız bir soruşturma talebi yinelendi
Yargılama sürecine ilişkin mahkemenin gerçeği ortaya çıkarmak yerine polisin beyanlarını esas aldığını hatırlatan Maside Ocak, “Beş yıl süren yargılamanın sonunda polisler yalnızca ‘görevi ihmal’ suçundan, günümüz karşılığıyla 1 lira 18 kuruş gibi sembolik bir para cezasına mahkûm edildi. Bu karar, adalet duygusunu onarmak bir yana, cezasızlık algısını derinleştirdi” diyerek bağımsız bir soruşturma talebinde bulundu.
‘İki yıl sonra takipsizlikle sonuçlandı’
İHD avukatlarından Gülseren Yoleri’nin, 2015 yılında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak yeniden soruşturma açılmasını talep ettiğini hatırlatan Maside Ocak, başvurunun, iki yıl sonra takipsizlikle sonuçlandığını, sonrasında ise Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldığını paylaştı.
Etkin ve bağımsız bir soruşturma
Maside Ocak, yargı makamlarına etkin ve bağımsız soruşturma yürütmesi çağrısında bulunarak, “Bir kez daha hatırlatıyoruz: Adalet, yalnızca bir hüküm vermek değildir; toplumun vicdanını onaran ve hukuk devletine olan güveni yeniden inşa eden bir süreçtir. Murat Yıldız’ın gözaltında kaybedilmesine ilişkin yürütülen soruşturma ve kovuşturma bu sorumluluğu yerine getirmemiştir” ifadelerini kullandı.
Murat Yıldız’ın gözaltında kaybedilmesinin insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun altını çizen Maside Ocak, “Kaç yıl geçerse geçsin; Murat Yıldız için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten ve devletin evrensel hukuk normlarına uygun davranmak zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” vurgusu yaptı.
‘Kayıtların kaybedilmeye çalışıldığına tanık olduk’
Daha sonra konuşan dosya avukatı Gülseren Yoleri, yeniden yapılan başvurulara rağmen dosyanın sistematik biçimde kapatıldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Tekrar başvuru yaptığımızda savcılık, zaten zaman aşımı olduğunu söyledi. Dosyanın kayıtlarının değiştirildiğini, bu nedenle takibinin neredeyse imkânsız hale geldiğini gördük. O tarihlerde görev yapan memurlara ulaştığımızda, onların verdiği bazı bilgiler üzerinden dosyanın, özellikle memurlar hakkında açılan dosyanın yeni kayıt numaralarına ulaşabildik. Kapatılan savcılık dosyasına ulaşmak istediğimizde önce ‘arşivde’ olduğu söylendi. Yaklaşık bir ay boyunca güya arşivde dosya arandı. Ancak bir ay sonra bize, ‘Yanlış bilgi vermişiz, bu dosya zarar gördüğü için imha edilen dosyalar arasındaymış’ denildi. O tarihte Murat’la ilgili bütün kayıtların kaybedilmeye çalışıldığına tanık olduk.”
Savcılığa yapılan en son başvuruda Murat Yıldız’ın akıbetinin araştırılması talebini yinelediklerini ifade eden Gülseren Yoleri, “İtirazlarımız üzerine iki yıl boyunca göstermelik bir araştırma yürütüldü. Ancak iki yılın sonunda dosya bir kez daha zaman aşımı gerekçesiyle kapatıldı” dedi.
‘31 yıl geçti ama o yarın gelmedi’
Murat Yıldız’ın kaybedilme sürecine ilişkin konuşan annesi Hanife Yıldız, polisler tarafından her seferinde “Yarın oğlunla görüşeceksin” denilerek oyalandığını belirtti. Aradan geçen yıllara dikkat çeken Hanife Yıldız, “31 yıl geçti ama o yarın gelmedi” diye belirtti.
Eylem, kayıplar için Galatasaray Meydanı’nda bırakılan karanfillerin ardından son buldu.







