‘Devlet üzerine düşeni yapmalı’

  • 09:02 8 Mart 2025
  • Güncel
Neslihan Kardaş 
 
QERS/ÎDIR - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısına ilişkin görüşlerini aldığımız kadınlar, "Üzerine sorumluluk düşen mercilerin gerekli adımları atması gerekiyor. Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı bu tarihi çağrıya devletin sımsıkı sarılması şart. Devlet, üzerine düşeni yapmalı" dedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha (Urfa) Milletvekili Ömer Öcalan, 23 Ekim 2024’te İmralı’da tutsak bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüştü. Bu görüşmenin ardından, 28 Aralık’ta DEM Parti milletvekillerinden Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in yer aldığı İmralı heyeti, yıllar sonra ilk kez Abdullah Öcalan’la görüşme gerçekleştirdi. Heyet, 22 Ocak’ta ikinci görüşmeyi yaptıktan sonra çeşitli siyasi temaslarda bulundu.
 
İmralı heyeti, üçüncü görüşmesini 27 Şubat’ta gerçekleştirdi. Bu görüşmede Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in yanı sıra Ahmet Türk, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Cengiz Çiçek ve Faik Özgür Erol da yer aldı. Görüşmenin ardından heyet, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında Abdullah Öcalan’ın "Barış ve Demokratik Toplum" çağrısını kamuoyuyla paylaştı. Çağrı, Kürdistan ve Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde geniş yankı uyandırdı ve büyük destek gördü.
 
Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından PKK’nin ateşkes ilan etmesi üzerine, kadınlara bu süreci nasıl değerlendirdiklerini sorduk.
 
‘Bu toplum artık barış istiyor’
 
İlk olarak mikrofonumuza konuşan DEM Parti Qers İl Eşbaşkanı Arzu Savaş Derman, çağrının yapılacağını duyduğunda büyük bir heyecan hissettiğini ifade etti. Toplumun genelinde de benzer bir coşkunun hâkim olduğunu belirten Arzu Savaş Derman, "Bu toplum artık barış istiyor. Herkes barış için gerekli adımların atılmasını bekliyor. Yapılan çağrının barış sürecinde önemli bir adım olacağını bildiğimiz için büyük bir sevinç ve heyecan yaşadık" dedi.
 
‘Gerekli adımlar atılmalı’
 
Tarihi bir süreçten geçildiğine dikkat çeken Arzu Savaş Derman, "Son 50 yıldır ülkenin tarihine damga vurmuş bir çatışmanın bitmesi an meselesi. Bunun için üzerine sorumluluk düşen mercilerin gerekli adımları atması gerekiyor. En önemli adım ise konunun Meclis’e taşınması ve toplumun da içinde yer aldığı ortak bir uzlaşı zemininin oluşturulmasıdır" diye konuştu.
 
‘Uzanan barış eline devletin sımsıkı sarılmalı’
 
DEM Parti Îdir Merkez İlçe Eşbaşkanı Fatma Kaya, Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrının yıllardır beklenen bir çağrı olduğunu vurgulayarak, "Bu tarihi anı, herkes gibi ben de büyük bir heyecanla bekliyordum. Ancak çağrının yapıldığı gün, kafamda bazı soru işaretleri de oluştu. Çünkü yıllardır beklediğimiz bir çağrıydı. Bu bir barış çağrısıydı ve barış sürecinin başlangıcını temsil ediyordu. Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı bu tarihi çağrıya devletin sımsıkı sarılması gerekiyor. Çünkü bu çağrı, sadece Kürt halkı için değil, bütün Ortadoğu halkları için önemli. Bu yüzden tüm siyasi aktörler barış çağrısına kulak vermeli. Hep birlikte Ortadoğu halklarına barışı inşa etmeliyiz. Çağrının görüntülü olarak yapılmasını çok isterdim" sözlerini kullandı. 
 
‘Barışı getirecek kişi Sayın Abdullah Öcalan’dır’
 
DEM Parti Îdir yöneticisi Nazife Çarklı ise, Abdullah Öcalan’ın en son 2013 yılında bir fotoğrafını gördüğünü belirterek, kendisini bir kez daha görecekleri için büyük bir heyecan içinde olduklarını dile getirdi. Yapılan çağrının tüm Ortadoğu ve Türkiye halkları için bir umut kaynağı olduğunu söyleyen Nazife Çarklı, "Barışı getirecek kişi tabii ki Sayın Abdullah Öcalan’dır. Umudumuz var ve sürecin daha iyiye gideceğine inanıyorum. Bu çağrı sadece bizlere değil, tüm dünyaya da umut oldu. Çağrının yapıldığı gün, televizyon kanallarında ve sosyal medyada bu haber geniş yer buldu. Bu da Sayın Abdullah Öcalan’ın gücünün ve etkisinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor" dedi.
 
‘Devlet üzerine düşeni yapmalı’
 
Nazife Çarklı, tarihte birçok kez benzer diyalog süreçlerinin yaşandığını ancak devletin bu süreçlerde verdiği sözleri tutmadığını hatırlatarak, "Abdullah Öcalan, her zaman söylediklerinin arkasında durdu. O, toplumu düşünen bir lider. Devletin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Cezaevlerinde birçok arkadaşımız var, uzun süredir sürgünde olanlar var. Sayın Abdullah Öcalan ise 26 yıldır tecrit altında ve ailesiyle, avukatlarıyla görüştürülmüyor" ifadelerini kullandı.
 
‘Görüntülü bir mesaj bekliyoruz’
 
İlerleyen süreçte mutlaka görüntülü bir çağrının da gelmesi gerektiğini belirten Nazife Çarklı, "Evet, bir fotoğraf paylaşıldı ama biz bir video da bekliyoruz. Kürt halkı olarak hepimiz bu sürecin daha şeffaf ilerlemesini istiyoruz. Çağrıyı dinlemek için Wan’a gittiğimizde görüntü de olacak diye umut etmiştik. Bu yüzden görüntülü bir mesajın paylaşılmasını bekliyoruz" diye konuştu.