Gimgim ve Kanîreş'te yapılacak ekoloji mitinglerine çağrı
- 21:48 21 Nisan 2026
- Ekoloji
HABER MERKEZİ - Ekoloji örgütleri, "Talana ve zulme karşı her zaman direnen halk, bugün yine bir arada mücadele edecektir" diyerek JES'lere karşı yaşam savunucularını Gimgim ve Kanîreş'te yapılacak ekoloji mitinglerine katılmaya çağırdı.
Varto Ekoloji Platformu ve Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu, Gimgim (Varto) ve Kanîreş'teki (Karlıova) Jeotermal Enerji Santralleri'ni (JES) protesto etmek amacıyla Çiğli Kasaplar Meydanı'nda kitlesel açıklama yaptı. "Havama, suyuma, toprağıma dokunma", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları atıldı. Açıklamaya DEM Parti İzmir Milletvekili Burcu Gül Çubuk da destek verdi. Basın metnini Varto Ekoloji Platformu üyesi Eylem Koşar Bağiç
‘Sondajlar geri dönüşü olmayan bir kirlilik riskidir’
JES projelerinin ekolojik bütünlüğü ve binlerce yıllık kültürel yaşamı hedef alan müdahaleler olduğunu belirten Eylem Koşar Bağiç, bu girişimin sadece teknik bir enerji yatırımı olmadığını bölgenin sosyo-ekonomik dokusunu hedef aldığını dile getirdi. O toprakların evlatları ve yaşam savunucuları olarak sulara, meralara ve geçim kaynaklarına yönelik dayatmayı kabul etmediklerini vurgulayan Eylem Koşar Bağiç, "Tarafımız yaşamdır, mücadelemiz ise bu yaşamın sürdürülebilirliği içindir. Atalarımızdan bin bir emekle devraldığımız bu emaneti, çocuklarımıza çölleşmiş bir coğrafya olarak değil, hayat fışkıran bir yurt olarak devretmekte kararlıyız. Bölgemiz, Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kesişim noktası olan Karlıova, Yedisu, Varto üçgeninde, 1. Derece Deprem Bölgesi’nde yer almaktadır. Jeotermal sondajlar için ruhsat verilen bu saha, diri fay yoğunluğunun en yüksek olduğu, yer kabuğunun en hassas olduğu noktalardan biridir. Jeolojik yapıyı ve yeraltı su dengesini doğrudan etkileyen JES projelerinin, bu denli riskli bir bölgede hayata geçirilmek istenmesi bilimsel bir körlüktür. Geçmiş örnekler açıkça göstermektedir ki; yeraltı sularına karışan ağır metaller ve zehirli gazlar halk sağlığını, tarımsal üretimi ve hayvancılığı bitme noktasına getirmektedir. Sondajlar sırasında açığa çıkacak binlerce tonluk kimyasal çamur ve akışkanlar, bölgenin tek yaşam kaynağı olan su rezervleri için geri dönüşü olmayan bir kirlilik riskidir" dedi.
‘Bu alanlar talan edilemez’
Halkın iradesinin talan projelerinden üstün olduğunu belirten Eylem Koşar Bağiç, Karlıova’ya bağlı Kaynarpınar, Ilıpınar, Kantarkaya, Kargapazarı, Aynik ve Varto’ya bağlı Güzelkent, Teknedüzü, Köprücük, Çallıdere ve Küçüktepe köylerini kapsayan meraların ve özel mülkiyetlerin 'jeotermal maden arama' adı altında tehdit edildiğini aktaran Eylem Koşar Bağiç, “ Oysa 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14. maddesi açıktır: Bu alanlar halkın rızası dışında tahsis amacı değiştirilerek talan edilemez” dedi.
Karlıova'da yapılacak olan ekoloji mitinglerine katılım çağrısında bulunan Eylem Koşar Bağiç, 23 Nisan’da İzmir’den yola çıkacaklarını, duyarlı kesimleri 24 Nisan’da Varto’da, 25 Nisan’da Karlıova’da gerçekleştirecekleri ekoloji mitinglerine katılmaya davet etti.
DEM Parti İzmir Milletvekili Burcu Gül Çubuk ise "Talana ve zulme karşı her zaman direnen halk, bugün yine bir arada mücadele edecektir" şeklinde konuştu.
Açıklama atılan sloganlarla sona erdi.







