Ulamış Köy Tiyatrosu oyuncuları: Kadın mücadelesinin gücünü oyunla aktarıyoruz
- 09:02 16 Nisan 2026
- Kültür Sanat
Nazlıcan Nujin Yıldız
İZMİR - İzmir'de 4'üncüsü düzenlenen Köy Tiyatroları Festivali’nde yer alan Ulamış Köy Tiyatrosu oyuncuları, tiyatro yoluyla kadınların emeğini ve dayanışmasını daha görünür kılmak istediklerini ifade etti.
İzmir'de 4'üncüsü düzenlenen Köy Tiyatroları Festivali bu yıl “Kadın emeği” temasıyla gerçekleşti. Karabağlar ilçesinde bulunan Mustafa Necati Kültür Merkezi'nde düzenlenen festival, dört gün boyunca sürdü. Festivalde, İzmir’de bulunan köylerde kurulan tiyatro topluluklarının gerçekleştirdiği oyunların yanı sıra kısa film gösterimleri ve atölyeler de yer aldı. Çoğunlukla kadın katılımcıların olduğu festivalde, dokuz yıldır köy tiyatrosunda bulunan Ulamış Köy Tiyatrosu oyuncuları da “Yaşamın içinden” oyununu sergiledi.
Ulamış Köy Tiyatrosu’nda bulunan kadınlar, tiyatro deneyimlerini anlattı. Kadınların emeğini ve dayanışmasını görünür kılmak istediklerini belirten kadınlar, “Kadın mücadelesinin gücünü oyunla aktarıyoruz” diyerek kadınların her alanda olması gerektiğini söyledi.
‘Köyde yaşadıklarımızı aktarmaya çalışıyoruz’
Ulamış Köy Tiyatrosu oyuncularından Rukiye Sezen, oyunculuğa dokuz yıl önce başladıklarını ifade ederek, “Çok güzel oyunlar oynadık. Çok güzel turnelere gittik, festivallere katılıyoruz. Bazen sokaklarda oynuyoruz. Çok güzel, çok eğlenceli. Biraz ara vermiştik ama hemen yine başladık. Çünkü bırakamıyoruz. Şimdi yeni oyunumuza hazırlanacağız. Bu oyunu tiyatro festivali için hazırladık. Yeni oyunumuz da var. Yani daha çok köyde yaşadıklarımızı aktarmaya çalışıyoruz. Her şeyi bırakıyorum, geliyorum. Sağlığım yerinde olduğu sürece de buraya gelmeye niyetim var yani. Bırakmak istemiyorum. Ben köyde ilk tiyatro başladığında hep utandım, sıkıldım. Gitmek istemedim. Annem o zamanlar gitmemi istemiyordu. ‘Köy yerinde tiyatro mu olur?’ diyordu. Köylüler buna biraz yanlış bakıyor diye. Ben kimse beni ilgilendirmiyor dedim. Dokuz senedir bu tiyatroyu severek yapıyoruz. Her işe, her yere de yetişiyoruz. Bir hafta boyunca tiyatroya gidilecek denirse biz gidiyoruz. Hiçbir zaman evde işimiz var, bahçede işimiz var demiyoruz. Yani o kadar çok seviyoruz” dedi.
‘Kadın dayanışması ve emeği bir arada’
Bir diğer Ulamış Köy Tiyatro oyuncusu Özlem Çalışır da dokuz yıl önce başladığı oyunculuğa bir süre ara verdiğini paylaşarak, “Eşim izin vermedi ama daha sonra gizli gizli, kaçak kaçak yine tekrar başladım tiyatroya. Üç senedir tekrardan oynuyorum. Çok mutlu oluyorum. Zaten mutlu olduğum için dediğim gibi gizli kaçak geliyorum. Yani arkadaşlarımla birlikte aynı oyunda sahneye çıkıp heyecanı paylaşmak, bana mutluluk veriyor. Çok mutluyum, güzel zaman geçiyor. Oyunlarımız hayatın içinden, hep gerçek şeyler aslında. Yani kendi yaşadıklarımız veya çevremizdeki yaşayan insanların hayatından derlemeler. Kadın dayanışması, kadın emeği hepsi bir arada aslında. Hepimiz birbirimizle destek oluyoruz” şeklinde konuştu.
‘Kadınlar her alanda olmalı’
Sözlerine, “İyi ki tiyatroya girmişim” diyerek başlayan Huriye Delen ise sanatsal yönden beslendiğini ve ufkunun açıldığını dile getirdi. Tiyatronun birçok şeyi değiştirip dönüştürdüğünü söyleyen Huriye Delen, bu durumun topluma, kadınların ayakta durabileceğini gösterdiğini belirtti. Huriye Delen, “Daima kadın dayanışmasına ön ayak oluyoruz. Yani çok güzel bir şey. Ben kırk kuaförlük yaptım. Sonra emekli olunca ulamış köyünde tiyatro var dediler. Koşa koşa gittim. Çocukluğumda da hep tiyatrolara giderdim, o yönden bende bir ukteydi. Çok iyi oldu, mutluyum. Herkesi de davet ediyorum. Kadınların sosyalleşmeleri şart. Ayakları üzerinde durmaları şart. Kadınlar birbirine destek olmalılar. Hele sanatsal yönünden olursa daha iyi. Muhabbetler bile değişti. ‘Sanatı nasıl yaparız? Şu rolü nasıl yaparız?’ diye konuşuyoruz. Diğer yandan zeytine gidiyoruz, mandaline gidiyoruz. Yani gitmediğimiz iş yok. Evimizin bahçesinde kendimize göre ayrı sebze yetiştiriyoruz. Bir de ayrıca zeytin toplamaya gidiyoruz. Yağları çıkartıyoruz. Her şey kendimizin. İyi ki diyorum tiyatroyla uğraşabildik. Sağlığımız elverdiğince bahçe işleriyle de uğraşacağız. Kadınlar her alanda olmalı” diye ifade etti.
Çoğunluğu kadınlardan oluşuyor
Hem öğretmenlik yapan hem de Ulamış Köy Tiyatrosu’nda oyunculuk yapan Hatice Çamtepe de yoğun çalışma hayatına rağmen tiyatroya da zaman ayırdıklarını söyleyerek, “Ben Ulamış’a taşındığımda köyde tiyatro yoktu on yıl önce. Bir yıl sonra köye tiyatro kurulacak dediler. Açıkçası inanmadım. ‘Köy ve tiyatro nasıl olabilir? Mümkün değil. Köydeki kadınlar katılmaz en azından’ dedim. Ama köyümüze tiyatro yapıldı. Seferihisar Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde eğitimlerimiz devam ediyor. Böyle bir köy tiyatrosu biriminin büyükşehirde olması muazzam bir şey. Biz ilk defa başladık. Ulamış Köy Tiyatrosu olarak dokuz yıl önce tektik biz. Şu anda dokuz yıldır köy tiyatroları var ve dokuz tane köy bünyesine katıldı ve çoğunluğu da kadınlardan oluşmakta” diye belirtti.
Amaç, farkındalığı artırmak
Bir yandan da köydeki işlerle uğraştıklarını paylaşan Hatice Çamtepe, “Zeytincilik, hayvancılık, mandalin, karakılçık var bizim köyümüzde. İşini bırakan hafta sonları veyahut da hafta içi akşam üzerleri köy tiyatro çalışmalarına geliyor. Çok güzel bir kadın dayanışması var. Ben, ‘olmaz, sürmez, gitmez bu kadar işin arasında’ dedim ama çoğala çoğala gitti. Bu da işte kadının birlik ve beraberliği, gücü ve birbirine vermiş olduğu enerji aslında. Daha önceden köyümüzün içerisinde, ben geldiğimde kadınlar kahvenin önünden geçemiyorlardı. Bunu her röportajımızda söylüyoruz. Şu anda kahvenin içerisinde, kahvenin önünde biz tiyatromuzu oynuyoruz ve köylümüz de alkışlıyor. Bugünkü oyunumuz da 'Yaşamın İçinden'di. Çok güzel bir oluşumun içerisindeyim, çok memnunum. Kesinlikle sanatla farkındalık oluştu ve kadın problemlerini sahnede oynuyoruz. Bir kara mizah da yapıyoruz. Yani toplumun farkındalığını arttırıyoruz biz sahnede, amacımız bu. O tür oyunları oynadığımızda kendimizi çok daha iyi hissediyoruz. Kadın problemlerini bu şekilde yansıtmak, köy kadının problemi, şehir kadının problemi fark etmiyor. Oynadığımızda çok daha farklı oluyor” sözlerini kullandı.
‘Kadın mücadelesinin gücünü oyunla aktarıyoruz’
Oynadıkları her oyunda kadınların yaşadığı sorunlara değindiklerini dile getiren Hatice Çamtepe, “Kadın mücadelesinin gücünü oyunla aktarıyoruz. Farkındalık yaratıyoruz. Gitgide de ailemiz büyüyor. Başka köyler de bünyemize gelecek. Düşünün dokuz yılda bir köy tiyatrosu varken şimdi dokuz tane köy tiyatrosu var. Zaten kadınlar aslında dayanışma içerisinde ama daha çok birlikte olalım. Daha çok farkındalık yaratalım. Mesajlarımızı vermekten hiçbir zaman çekinmeyelim her ortamda. Sanat aracılığıyla, eğitim aracılığıyla, her yerde biz birbirimize destek olursak bu yaşadığımız problemler azalır diye düşünüyorum. Ben bir eğitimci olarak tiyatronun faydasını kendi eğitim hayatımda da gördüm. Çocuklarla tiyatro yapmaya başladım. Farklı alanda eğittim ve bu aktarımı çocuklara da yansıttım. Özellikle özel gereksinimli çocuklarla tiyatro yapıyorum. Sahnedeki özgüven, onların gelişimine katkıda bulunuyor. Bu alanda da çok memnunum” diye konuştu.







