İHD’den cezaevi raporu: 3 ayda 355 hak ihlali

  • 15:29 4 Ağustos 2026
  • Güncel
İSTANBUL - İHD, Marmara Bölgesi başta olmak üzere cezaevlerinde 3 ayda 355 hak ihlali tespit edildiğini belirtirken, cezaevlerindeki kapasite fazlası 123 bin 247’ye çıkarıldığını kaydetti.  
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Marmara Bölgesi’nde bulunan cezaevlerinde nisan, mayıs ve haziranda yaşanan ihlallere dair raporunu Beyoğlu’nda bulunan dernek binalarında basın toplantısı yoluyla açıkladı. Basın metnini Şube Hapishane Komisyonundan Meral Şahin okurken, İHD İstanbul Şube Yönetiminden Gülseren Yoleri de söz aldı. 
 
Raporda cezaevlerinde kadın tutsak sayısının 20 bin 803’e, çocuk tutsak sayısının 4 bin 563’e yükseldiğini belirterek yaşanan hak ihlallerinin iktidarın yürüttüğü cezaevi politikalarından kaynaklandığını vurguladı. Tespit edilen 355 ihlalin yanı sıra ağır hasta tutsakların tedavi haklarının engellenerek adeta ölüm cezasına çarptırıldığına dikkat çekilirken, devletin cezaevlerindeki yaşam hakkını ve temel hakları koruma sorumluluğunu acilen yerine getirmesi gerektiği hatırlatıldı. 
 
Başvurular 
 
Raporda Marmara-Silivri Kampüs (Ceza İnfaz Kurumu) CİK, Marmara Kadın Kapalı CİK, Tekirdağ 1 ve 2 nolu F Tipi CİK, Bakırköy Kadın Kapalı CİK, Maltepe 1 Nolu L Tipi CİK, Ümraniye E Tipi CİK, Kandıra 1 ve 2 Nolu F Tipi CİK, Kocaeli Kandıra Açık CİK, Sakarya Açık CİK, Düzce T Tipi CİK yanı sıra Marmara dışında Sincan F Tipi CİK, Burdur Yüksek Güvenlikli CİK, Diyarbakır Kadın Kapalı CİK, Samsun Kavak S Tipi CİK, Adana Kürkçüler F Tipi CİK.’dan da başvurular ayrıca yer aldı. 
 
Sağlık hakkı ihlalleri ve hastane sevklerindeki engelleyici muamele
 
Cezaevlerinde en sık karşılaşılan sorunların başında sağlık hakkına erişim engelleri olduğunu ifade eden Meral Şahin, sağlık alanında yaşanan ihlallerini sıraladı. Meral Şahin, "Hastaneye götürmeme, hastane sevklerinin geç yapılması, diş doktoruna yıla varan gecikmelerle götürme, mahpusun ilaçlarının verilmemesi, hastane sevklerinde pis ve havasız hücrede bekletme en belirgin sorunlar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra kelepçe ile muayene dayatması, doktorun kelepçeli ve askerli muayeneye itiraz etmemesi, doktorun hasta mahpusa sözlü şiddet uygulaması, ayrımcı yaklaşımı ve ilgilenmemesi gibi durumlar yaşanıyor. Asker odadayken muayene yapılması, odadan çıkmayan askerlerin yakasında kamera bulunması, asker odadayken muayene olmak istemeyen mahpuslara sözlü ve fiziki şiddet uygulanması ve akli dengesi yerinde olmayan mahpusun hastaneye götürülmemesi gibi durumlar sağlık hakkı ihlalleri kapsamında öne çıkmaktadır” dedi. 
 
İhlaller 
 
İşkence, darp, kötü muamele ve onur kırıcı davranış başlığı altında 103 ihlal kayıt altına alındığını ifade eden Meral Şahin, cezaevi idarelerinin ve personelin tutsaklara kötü muamelede bulunduğunu ifade etti. 
 
*Fiziki ve psikolojik baskı: Psikolojik baskı, dayak, fiziki saldırılar ve kameraların önü kapatılarak uygulanan işkence yöntemleri.
 
*Hücre ve tehdit uygulamaları: Asılsız tutanaklar tutarak mahpusu kapalı cezaevine göndermekle tehdit etme, mahpusu süngerli hücreye koyma, taciz amaçlı hücre kapısına vurma ve mahpusun oda kapısının önünde gürültü çıkarma.
 
*Kışkırtma ve güvenlik riski: Politik mahpusların adli mahpusların bulunduğu koridorda tutulması ve cezaevi idaresinin adli mahpusları politik mahpuslara karşı kışkırtması.
 
*Aramalar ve eşyalara el konması: Baskın hücre aramaları yapılması, aramalarda eşyalara zarar verilmesi, el konulan eşyalara tutanak tutulmaması ve aramalarda tacize varan provokatif davranışlar sergilenmesi.
 
*Sosyal ve idari engeller: Sevk taleplerinin karşılanmaması, cezaevinde yaşanan hak ihlallerini kamuoyuna açıklayacağını söyleyen mahpus yakınlarına görüş yasağı tehdidinde bulunulması ve mahpusun parası olduğu halde kantinden istediklerini alamaması.
 
İletişim, sosyal hak ihlalleri ve muhatapsızlık
 
Tutsakların sosyal ilişki kurma, haber alma ve idare ile iletişim kurma haklarının engellendiğini dile getiren Meral Şahin, bu alanda toplam 71 ihlali tespit edildiğini aktardı. Meral Şahin, "Sohbet, spor ve ortak kullanım alanlarının kullandırılmaması, 10 saat olan spor hakkının yalnızca 1 veya 2 saat olarak uygulanması, atölye ve kurs faaliyetlerinden yararlandırılmama gibi kısıtlamalar uygulanıyor. Ayrıca 2 ay boyunca görüş yaptırmama, telefon görüşü yaptırmama, mahpusun görüşünün keyfi olarak iptal edilmesi, açık cezaevinde bulunan mahpusun izne gönderilmemesi, gazetelerin verilmemesi ve yetkililerin mahpuslarla muhatap olmaması yani genel bir muhatapsızlık durumu söz konusudur” diye belirtti. 
 
Adalete erişim hakkı ihlalleri
 
Tutsakların, hukuki yollara başvurma ve hak arama hürriyetlerinin kısıtlandığını ifade eden Meral Şahin, bu başlık altında 6 ihlali belirlendiğini ifade etti. Meral Şahin, cezaevi idarelerine verilen dilekçelerin yanıtsız bırakıldığını, şikayetlerin dikkate alınmadığını ve disiplin cezalarına yapılan itirazlardan hiçbir sonuç alınamadığını da ekledi.
 
Adil yargılanma hakkı 
 
İnfaz yakmalar, keyfi disiplin soruşturmaları ve tahliyelerin ertelenmesi gibi uygulamalara değinen Meral Şahin, 22 başvuru aldıklarını ifade etti. Öne çıkan ihlal gerekçeleri şu şekilde:
 
*Haksız tutukluluk iddiaları.
 
*Gazeteci Hüseyin Aykol ile mektuplaştığı gerekçesiyle mahpusa ‘iyi halli değil’ raporu düzenlenmesi.
 
*"Kamu malına zarar verdin" iddiasıyla ‘iyi halli değil’ raporu verilmesi.
 
*’Hücrendeki kapı boyası dökülmüş’ gerekçesiyle ‘iyi halli değil’ raporu düzenlenmesi.
 
*’Temiz değilsin’ denilerek mahpusa disiplin soruşturması açılması.
 
*İnfaz yakma uygulamaları ve tahliyelerin 6 ay süreyle ertelenmesi.
 
Açlık grevleri ve toplam ihlal sayısı
 
Cezaevlerindeki hak ihlallerine ve ağır tecrit koşullarına karşı başlatılan eylemlere de değinen Meral Şahin, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinden 27 ve Diyarbakır Kadın Cezaevinden bölgesinden 1 olmak üzere toplam 28 açlık grevi eyleminin sürdüğünü kaydetti. Meral Şahin, Marmara Bölgesi ve Marmara dışındaki cezaevlerinden derneğe ulaşan başvurular ile basından taranan veriler doğrultusunda toplam 355 hak ihlali tespit edildiğini vurguladı.  
 
‘Mahpus sayısı ile birlikte hak ihlalleri de arttı’
 
Rapora dair söz alan Gülseren Yoleri basın taraması ve derneğe yapılan başvurular neticesinde Marmara Bölgesi ve Marmara dışındaki cezaevlerinde toplam 355 hak ihlali tespit edildiğini belirtti. Gülseren Yoleri, rapor sunumunda hemen her raporda tutsak sayısı ile birlikte hak ihlallerinin de arttığına dikkat çekerek "Sorunların farkında olan yetkililerce aslında basit önlemlerle çözülebilecek sorunların dahi çözümsüzlüğe sürüklendiği, sorunun asıl kaynağının dolayısıyla hükümetin hapishane politikası olduğu, temelde insan hakları ve özelde mahpus hakları ihlallerine yol açan politikalardaki ısrarın bugün cezaevlerinde yaşanan sorunların kaynağını oluşturduğunu ifade edebilmek mümkün. Dolayısıyla sorunların çözümü konusunda yine bu rapor döneminde bir kere daha mücadelenin önemine dikkat çekiyoruz. Resmi verilerle açıklanan mahpus ve cezaevi sayılarının teknik bir ayrıntı olmadığını da yine raporumuzun ayrıntıları bize söylüyor. Özellikle ihlal tablomuzu incelediğimizde bunların teknik bir ayrıntı değil ama mahpusların 24 saatini neredeyse işkenceye çeviren uygulamalar olduğunu görmek mümkün" dedi.