Yıldız Çetin: 8 Mart’tan Newroz’a kadınlar sürecin öncüsü olacak
- 09:01 14 Mart 2026
- Güncel
WAN - TJA aktivisti Yıldız Çetin, “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin asıl öncü ve öznesinin kadınlar olduğunu belirterek, umut hakkının tanınması ve sürece dair somut adımların atılması gerektiğini söyledi. Yıldız Çetin, “Demokratik topluma ulaşmanın temel koşulu kadın ile kurulan demokratik, eşit ve özgür bir ilişkidir. 8 Mart’ı taçlandırdığımız gibi Newroz’u da taçlandıracağız” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta başlattığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı bir yılı geride bırakırken, iktidarın sürece dair henüz somut bir adım atmaması ve umut hakkının tanınmaması kamuoyu tarafından eleştiri konusu oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Abdullah Öcalan hakkında verdiği “Umut Hakkı” kararının uygulanması yönündeki çağrılar sürerken, süreci en güçlü sahiplenen kesim ise kadınlar oldu. Kadınlar, “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin öznesi ve öncüsü olarak görülürken, kadın örgütleri bu anlamda çalışmalarını sürdürüyor.
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Yıldız Çetin, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta başlattığı “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinde gelinen aşama ile kadınların rol ve misyonunu değerlendirdi.
‘Sürecin öncüsü ve öznesi biz kadınlarız’
Sürecin halk tarafından büyük bir inanç, beklenti ve umutla karşılandığını söyleyen Yıldız Çetin, “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının en çok kadınlar tarafından sahiplendiğini vurguladı. Yıldız Çetin, kadınların yıllardır ötekileştirilen, sömürülen ve erkek egemen zihniyetin hâkim olduğu yaşam alanlarında mücadele ettiklerini dile getirerek, “Kadın özgürlük paradigması çerçevesinde eşit bir yaşamı inşa etmek için yıllardır mücadele yürütüyoruz. Bu sürecin öncüsü ve öznesi biz kadınlarız. Barış sürecini yine sahiplenen biz kadınlar olduk. Bu süreçte biz kadınların beklentileri oldukça yüksektir” dedi.
‘Umut hakkı tanınsın’
Kürt halkının yıllardır barış mücadelesi verdiğini belirten Yıldız Çetin, sürecin bir an önce sonuçlanması ve somut adımların atılması gerektiğini kaydetti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik AİHM kararının uygulanarak “Umut Hakkı”nın tanınması gerektiğini dile getiren Yıldız Çetin, “Sürecin muhatabı Sayın Öcalan ise ‘umut hakkı’nı tanımaları gerekiyor. Çalışmaların sağlıklı ilerlemesi için üzerlerine düşeni yapmaları gerekiyor. Biz, üzerimize düşen her şeyi yaptık. Özgürlük Hareketi, silah bıraktı ve silahlarını yaktı. Bu coğrafyalardan çekildi. Birçok somut adım atıldı. Biz bunları yaptık, somut adım atma sırası onlarda. Adım atmamalarının engeli nedir? Sayın Öcalan üzerine düşen her şeyi yaptı. Artık bunun ‘Umut Hakkı’ ile sonuçlanması ve anayasanın inşa edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘Demokratik toplum kadın gücüyle inşa edilecek’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 8 Mart’ta kadınlara sunduğu “Özgür Kadın Bildirisi”ne değinen Yıldız Çetin, “Sayın Öcalan’ın 8 Mart'ta kadınlara bir mesajı vardı. ‘Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez.’ Demokratik topluma ulaşmanın temel koşulu, kadın ile kurulan demokratik, eşit ve özgür bir ilişkidir. Her gün kadın cinayetlerinin olduğu bu ülkede, kadınlar özgür, demokratik ve eşit olamıyor. Toplumda herkes silaha sarılmış, öfkesini ölümle sonuçlandırıyor. Kadınların her gün öldürüldüğü bir coğrafyada eşitlik ve özgürlükten bahsetmek doğru değil. Demokratik toplum, kadın gücüyle inşa edilecek” şeklinde konuştu.
‘Barış, özgürlük ve eşit bir yaşam için Newroz alanlarını dolduralım’
Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde Newroz hazırlıklarının başladığını aktaran Yıldız Çetin, "Özgürlük ve Demokrasi Newrozu”nda kadınların, barışı, demokrasiyi ve eşit bir yaşamı haykırarak alanlarda olması gerektiğini dile getirdi. Yıldız Çetin, “Biz kadınlar, barışın asıl öncüleriyiz” diyerek, Newroz’da demokratik toplumun inşasını kadınların öreceğini ifade etti. Yıldız Çetin, “Sürecin sonuçlanmasını isteyen ve özgür bir ortamın açığa çıkması için mücadeleyi içeren bir mesaj vereceğiz. Biz, her yerde sesimizi çıkarabiliriz. Biz güçlüyüz ve yaşamın her alanında yer alabiliriz. Bu defa Newroz’da sesimizi yükselteceğiz ve güçlü bir mesaj vereceğiz. Barış içerisinde, özgür ve eşit bir yaşam için Newroz alanlarını dolduralım. Biz kadınlar, sürecin öncüleri olarak çalışmalarımızı yürüteceğiz. Büyük bir ruhla ve coşkuyla 8 Mart’ı taçlandırdığımız gibi Newroz’u da taçlandıracağız” dedi.







