Amed mitingine çağrı: Önderliğin özgürlüğü halkların özgürlüğüdür
- 09:06 1 Ocak 2026
- Güncel
AMED - Amed İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilecek “Umut ve özgürlük” mitingi öncesi çalışmalar aralıksız sürerken, konuya ilişkin konuşan DEM Parti PM üyesi Hülya Ateşkoç, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasının demokratik çözümün anahtarı olduğunu vurguladı.
Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP), öncülüğünde 4 Ocak’ta “Umut ve özgürlük” mitingi düzenlenecek. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması talebiyle gerçekleştirilecek miting, Amed’in Yenişehir ilçesinde bulunan İstasyon Meydanı’nda saat 13.00’da başlayacak. Birçok siyasi parti, kurum ve kuruluş, mitinge katılım çağrısı için soğuk havaya rağmen kapı kapı gezerek, halkı mitinge davet ediyor.
DEM Parti PM üyesi Hülya Ateşkoç, mitingin önemine işaret ederek, Barış ve Demokratik Toplum Sürecin'nin ana muhatabının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’nın olduğunu ancak sürece rağmen tecrit koşullarının sürdüğünü söyledi.
'Süreç özgür ve eşit koşullarda yürütülmeli'
Tecrit devam ettikçe süreci sağlıklı yürütülmesinin mümkün olmadığını söyleyen Hülya Ateşkoç, “Bir yandan baş müzakereci diyeceksiniz, bir yandan da tecriti iliklerine kadar devam ettireceksiniz. Böyle olmaz. Bütün Orta Doğu'yu ilgilendiren, dünyanın gözü kulağının olduğu bir süreçten bahsediyoruz. Sürecin bu şekilde çözüm getirmesi mümkün değil. Şu an önümüzde ‘Umut hakkı’ hedefi var. Önderliğinin bir an önce özgürlüğüne kavuşarak, süreci özgür, eşit koşullarda yürütmesi gerekiyor" dedi.
'Abdullah Öcalan'a güveniyoruz'
Hülya Ateşkoç, süreç boyunca tek taraflı adımların atıldığına dikkati çekerek, "Sayın Abdullah Öcalan bu sürecin al ver süreci olmadığını çok net söylüyor. Bunu bu kadar küçük, dar kalıplara sığdıramayacağımız büyük bir çözümen bahsediyor. Onun için biz Sayın Abdullah Öcalan'a inanıyor ve güveniyoruz. Onun söylediği şeyleri esas alıyoruz. O, her zaman sürecin iyiye gitmesi için öneriler sundu, adımlar atıldı. İktidarın siyasi tutsakları yasal olarak bırakması gerekir. Bunlar hukuken olması gereken şeyler. Öte yandan manifesto, bütün dünyaya yeni bir rejim, sistem ve yeni bir öğretiyle gerçekten muhteşem bir şey sunmuştur” diye belirtti.
‘Önderliğin özgürlüğü halkların özgürlüğüdür’
Barış ve Demokratik Toplum çağırısından sonra tarihi ve büyük önem taşıyan gelişmelerin yaşandığını söyleyen Hülya Ateşkoç, “Ne zaman ki Önderliğin çağrısı oldu, işte o zaman halklar meydanları doldurmaya başladı. Halklar Önderliğin çağrısını sahiplendi. Bu süreç, herkesi ilgilendiriyor ve etkiliyor. Önderliğin özgürlüğü, bütün halkların özgürlüğüdür. Bu yüzdendir ki her birimiz kendi özgürlüğümüz için alanlara gidiyoruz. Bu yüzden herkesi alanlara çağırıyoruz” diye konuştu.







