AİHM, Ayla Akat Ata kararında Türkiye’yi mahkûm etti
- 09:38 13 Mayıs 2026
- Hukuk
HABER MERKEZİ - AİHM, Ayla Akat Ata’nın 2016 yılında siyasi faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanmasının hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Mahkeme, Ayla Akat Ata hakkında “makul şüphe” bulunmadığını belirterek Türkiye’yi kişi özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü ihlal etmekten mahkûm etti.
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Ayla Akat Ata, 2016 yılında siyasi faaliyetleri nedeniyle tutuklandıktan sonra 2017’de tahliye oldu. Ayla Akat Ata, ardından davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. AİHM, Türkiye’yi mahkûm etti.
AİHM, Ayla Akat Ata hakkında verdiği kararda, 2016 yılında “örgütü kurma veya yönetme” iddiasıyla tutuklanmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Mahkeme, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5’inci ve 10’uncu maddelerini ihlal ettiğine karar verdi.
Siyasi faaliyetler suç delili sayıldı
AİHM kararında, Ayla Akat Ata’ya yöneltilen suçlamaların temelini Demokratik Toplum Kongresi (DTK) içindeki siyasi faaliyetleri, katıldığı toplantılar, yaptığı konuşmalar ve dijital medya paylaşımlarının oluşturduğu belirtildi. Mahkeme, bu faaliyetlerin büyük ölçüde siyasi nitelikte olduğuna dikkat çekerek, şiddet çağrısı içermeyen konuşmaların ve demokratik faaliyetlerin “örgüt yöneticiliği” iddiasına dayanak yapılamayacağını vurguladı.
‘Makul şüphe yok’
AİHM, Ayla Akat Ata’nın tutuklanması için gerekli olan “makul şüphe” koşulunun somut delillerle ortaya konulamadığını belirtti. Kararda, yerel mahkemelerin Ayla Akat Ata’nın sözleri ile isnat edilen suç arasında açık bir bağ kuramadığı, sadece siyasi açıklamalarını ve toplantılara katılımını sıralamakla yetindiği ifade edildi. Bu nedenle Mahkeme, AİHS’in özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5/1 maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.
Tutukluluğun devamı da gerekçesiz bulundu
Mahkeme, Ayla Akat Ata’nın yaklaşık altı ay süren tutukluluğunun devamına ilişkin kararların da ilgili ve yeterli gerekçeler içermediğini belirtti. AİHM’e göre kaçma veya delilleri karartma riski ortaya konulmadığı gibi, adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kalacağı da açıklanmadı. Bu nedenle AİHS’in 5/3 maddesinin de ihlal edildiği sonucuna varıldı.
İfade özgürlüğü ihlali
AİHM, Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasının siyasi konuşmaları ve açıklamaları nedeniyle gerçekleştiğine dikkat çekerek, bunun ifade özgürlüğüne müdahale oluşturduğunu belirtti. Mahkeme, hukuka aykırı bir tutuklamanın ifade özgürlüğüne getirilen meşru bir sınırlama olarak kabul edilemeyeceğini kaydetti ve AİHS’in 10’uncu maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.
9 bin Euro tazminat
AİHM, Türkiye’nin Ayla Akat Ata’ya 8 bin Euro manevi tazminat ve bin Euro yargılama gideri olmak üzere toplam 9 bin Euro ödeme yapmasına karar verdi.
Karar ne anlama geliyor?
AİHM’nin kararı, siyasetçilerin yaptıkları konuşmalar, katıldıkları toplantılar ve dijital medya paylaşımlarının, somut şiddet bağlantısı ortaya konulmadan “örgüt” iddiasına dayanak yapılamayacağını bir kez daha ortaya koydu. Mahkeme, Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasının demokratik siyaset faaliyetleri nedeniyle gerçekleştiğini tespit ederek, Türkiye’nin hem kişi özgürlüğü hakkını hem de ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini hüküm altına aldı.
Ne olmuştu?
Kürt siyasetçi ve HDP eski Êlih Milletvekili Ayla Akat Ata, 26 Ekim 2016’da Amed Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan bir basın açıklaması sırasında gözaltına alındı.
Ayla Akat Ata hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “örgüt kurma veya yönetme” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Savcılık, Ayla Akat Ata’nın DTK içindeki faaliyetlerini, katıldığı toplantı ve gösterileri, yaptığı konuşmaları ve dijital medya paylaşımlarını suçlama konusu yaptı.
Soruşturma kapsamında Ayla Akat Ata’nın söz konusu edilen tüm siyasi faaliyetleri dosyada suç gerekçesi olarak gösterilirken, iddianamede de delil olarak yer aldı.
Ayrıca Ayla Akat Ata’nın, kapatılan Kongera Jinên Azad’ın (KJA) yöneticisi olduğu ve “örgüt propagandası” yaptığı iddia edildi. 30 Ekim 2016’da Diyarbakır 1’inci Sulh Ceza Hakimliği, Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasına karar verdi. Ayla Akat Ata, yaklaşık altı ay tutuklu kaldıktan sonra 4 Mayıs 2017’de tahliye edildi.
Ayla Akat Ata, tutuklanmasının hukuka aykırı olduğu ve siyasi faaliyetleri nedeniyle hedef alındığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. AİHM, 12 Mayıs 2026 tarihli kararında, Ayla Akat Ata’nın tutuklanması için yeterli somut delil bulunmadığına ve ifade özgürlüğü ile kişi özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine hükmetti.







