Ayfer Düzdaş: Sanatçılar barışın inşasında yer almalı

  • 09:05 12 Ağustos 2026
  • Kültür Sanat
BEDLÎS - Tetwan Festivali’nde yer alan sanatçı Ayfer Düzdaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin herkesi kapsadığını belirterek, sanatçıların da özgür bir sanat için toplumsal barışın inşasında yer alması gerektiğini söyledi. 
 
Kürdistan'ın birçok kentinde kültür, doğa ve inanç festivalleri düzenleniyor. Festivallerde dil, kültür ve sanatın yanı sıra toplumsal barış ve Kürt sorununun demokratik çözümü öne çıkıyor. Bu yıl Tetwan'da (Tatvan) 58'incisi düzenlenen "Tetwan Kültür ve Sanat Festivali"nde de kültürel mirasın korunması ve barışın tesisi edilmesi öne çıkan başlıklardan biri oldu. 
 
Festival kapsamındaki programlarda yer alan sanatçı Ayfer Düzdaş, yürüttüğü derleme çalışmaları, kültürel hafızanın korunması ve demokratik barış sürecine dair konuştu. 
 
Uzun yıllardır Kürt Alevi müziği alanında çalışmalar yürüttüğünü belirten Ayfer Düzdaş, ağırlıklı olarak derleme faaliyetlerine odaklandığını ve yüzlerce köyü ziyaret ederek, kayıt altına alınmamış ezgileri gün yüzüne çıkarmaya çalıştığını söyledi. Ayfer Düzdaş, “Yaklaşık 30 yıldır Kürt Alevi müziği üzerine çalışmalar yapıyorum. Daha çok yorumculuktan ziyade bu işin mutfağında yer aldım. Uzun yıllardır köylerde derleme çalışmaları yürütüyorum. Çorum’dan Cizre’ye kadar birçok bölgeyi, yüzlerce köyü ziyaret ettim. Bilinmeyen, daha önce kimsenin kayıt altına almadığı ezgileri derleyerek arşivledim ve bunları kendi çalışmalarım aracılığıyla somut ürünlere dönüştürdüm. Köy kültürü ve köy yaşamı bizim için son derece kıymetli. Özellikle müzikle, tiyatroyla ya da sinemayla uğraşan sanatçılar açısından köyler önemli bir beslenme kaynağıdır. Köylerde yaşayan büyüklerimiz, dedelerimiz ve taşıdıkları kültürel miras benim için çok değerli. Müzikal anlamda da en önemli ilham ve birikimi oralardan aldım” dedi.
 
‘Değerlere sahip çıkmak gerekir'
 
Kürt müziğinin uzun yıllar boyunca asimilasyon politikalarına maruz kaldığını ifade eden Ayfer Düzdaş, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için derleme çalışmalarının büyük önem taşıdığını belirtti. Ayfer Düzdaş, “Şunu da özellikle belirtmek gerekiyor ki Kürt müziği yıllarca asimilasyon politikalarına maruz kaldı. Kürt kimliği yok sayıldı, Kürt kültürü yok sayıldı. Ben bir Kürt Alevi müzisyeni olarak bunu katmerli bir şekilde yaşadım. Hem kimliğim hem de inancım nedeniyle yok sayıldım. Bu nedenle köylerde yaşatılan ezgiler, stranlar ve sözlü kültür ürünleri benim için son derece kıymetli. Çünkü bunlar kültürümüzün özünü oluşturuyor. Bu değerlere sahip çıkılması gerektiğine inanıyorum. Buradan Kürt müziği yapan, Kürt sanatıyla ilgilenen sanatçılara da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Herkes kendi bölgesine gidip derleme çalışmaları yaparsa, bulunduğu coğrafyanın kültürel zenginliğini kayıt altına alırsa, Kürt sanatı, Kürt müziği ve Kürt toplumu adına gelecek kuşaklara çok önemli bir miras bırakmış oluruz. Ben de kendi imkânlarım ölçüsünde bunu yapmaya çalışıyorum” diye belirtti. 
 
'Toplumsal barış herkesi etkileyecek'
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne de dikkat çeken Ayfer Düzdaş, toplumsal barışın toplumun tüm kesimlerini olumlu yönde etkileyeceğini belirterek, sürece destek verdiğini söyledi. Ayfer Düzdaş, “Son dönemlerde demokratik toplum ve barışın inşasına yönelik tartışmaların daha fazla gündeme geldiğini görüyoruz. Bugün içinde bulunduğumuz süreç, bakkalından manavına, sanatçısından müzisyenine, tiyatrocusundan siyasetçisine kadar toplumun bütün kesimlerini etkileyen bir süreçtir. Ben bu süreci son derece kıymetli buluyorum. Toplumsal barışın sağlanması hâlinde bunun etkileri yalnızca siyasi alanda değil, günlük yaşamın her alanında hissedilecektir. Esnafı da, sanatçıyı da, emekçiyi de doğrudan etkileyecek bir dönüşümden söz ediyoruz. Toplumun barışa ihtiyaç duyduğu bir dönemdeyiz. Bu nedenle biz sanatçılar ve müzisyenler süreci desteklemeliyiz. Kendi adıma geleceğe dair umut taşıyorum. Daha güzel günlerin bizi beklediğine inanıyorum. Sanatımızı ve şarkılarımızı daha özgür bir ortamda icra edebilmek, üretkenliğimizi ve yaratıcılığımızı da olumlu yönde etkileyecektir. Bu nedenle umutlu ve sevinçliyim. Toplumsal barışın bir an önce sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Umarım bu süreç en kısa zamanda olumlu sonuçlara ulaşır” diye konuştu.
 
'Barışın inşasında rol almalıyız'
 
Toplumsal barışın inşasında sanatçın rol alması ve dayanışma içerisinde olması gerektiğini söyleyen Ayfer Düzdaş, “Toplumsal barışın inşasında ve yaşanan sorunların çözümünde sanatçı dayanışmasına büyük ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle buradan sanatçı arkadaşlarıma ve sanat camiasına da bir çağrı yapmak istiyorum. Karşı karşıya olduğumuz sıkıntılar ve sorunlar ne olursa olsun, bunları birlikte çözebileceğimize inanıyorum. Toplumsal alanda yaşanan problemlerin aşılmasında da sanatın ve sanatçıların önemli bir sorumluluğu vardır. Birbirini iten, uzaklaştıran, yargılayan ve ötekileştiren bir anlayış yerine, tam tersine birbirini kucaklayan ve dayanışmayı büyüten bir yaklaşımın hâkim olması gerekiyor. Nasıl ki toplumsal barış için farklı kesimlerin bir araya gelmesi ve ortak bir zeminde buluşması gerekiyorsa, sanat camiasında da her türlü soruna karşı benzer bir kucaklaşmanın gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyorum” diye belirtti.