'Rêber Apo’nun özgürlüğünü içermeyen bir yasa sorunu çözmez'
- 09:13 20 Temmuz 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - "Kök Yasa"ya dair açıkama yapan Hareket Yönetimi, "Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmeyen yasa olur. Açıkça sürecin sabote edilmesi anlamına gelir. Bu açıdan Rêber Apo’nun özgür koşullara kavuşmasının bir yasayla sağlanması gerekir" dedi.
Hareket Yönetimi, "Kök yasa"ya dair açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Rêber Apo ile 2 aydır görüşme yaptırılmıyor. Kürt sorununun çözümüyle ilgili barış ve demokratik toplum süreci sürerken Kürt halkının baş müzakerecisiyle görüşme yaptırılmaması izahı zor bir durumdur. DEM Parti heyeti AKP heyeti ve Devlet Bahçeli ile görüşme yaptıktan sonra çerçeve yasanın Temmuz’da çıkması konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. İki üç gün sonra da DEM Parti heyetinin 23 Temmuz’da Rêber Apo ile görüşeceği belirtildi. Cumhurbaşkanı ve bazı AKP yetkilileri defalarca bu sürecin çok önemli olduğunu vurguladılar. Böyle bir konuda birinci dereceden muhatapla 2 ay görüşme yaptırılmaması söylemle pratiğin uygun olmadığının ifadesidir. Çözüm için gerekli bir çerçeve yasa çıkarılacaksa bu tek taraflı irade ve dayatmayla olmaz. Mutabakat karşılıklı görüşlerin uzlaşmasıyla sağlanır. Dolayısıyla Rêber Apo’nun önerdiği taslak ve düşüncelerinin dikkate alınması gerekir.
Önder Apo'nun özgürüğü yasayla sağlanmalı
Biz Hareket olarak düşüncelerimizi daha önce kamuoyuna sunmuştuk. Bu açıdan yeni bir açıklama yapmak istemiyorduk. Ancak DEM Parti ile AKP görüşmesinden sonra yine çerçeve yasa konusunda kabul edilmeyecek bazı değerlendirmeler yapıldı. AKP’ye yakın olan bazıları bu çerçeve yasada Rêber Apo ile ilgili bir maddenin olmayacağı, yönetici kadroların da bu yasa dışında tutulacağı yönlü ifadelerde bulundular. Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmeyen yasa olur. Açıkça sürecin sabote edilmesi anlamına gelir. Bu açıdan Rêber Apo’nun özgür koşullara kavuşmasının bir yasayla sağlanması gerekir. Ancak bir çerçeve yasa bunu sağlatırsa tartışılan konularda gelişme yaratabilir.
Barış ve demokratik toplum sürecinin ilerlemesini isteyen her kesimin Rêber Apo’nun bu sürecin temel aktörü olduğunu açıkça kabul etmesi gerekir; bu da ancak yasayla olur. Sadece iktidarın değil, tüm muhalif siyasi güçler ve sivil toplum örgütlerinin de sürecin başarısı için Rêber Apo’nun muhataplığı konusunda olumlu bir tutum ortaya koymaları çok önemlidir. Çünkü sorunlar ancak hukuki ve yasal hale geldiğinde bir çözümden söz edilebilir.
Eğer 50 yıldır süren çatışmalı durum hukuki ve siyasi zemine çekilerek çözülecekse Özgürlük Hareketinin yönetim kadrosunu özgürce demokratik siyasetin yapılacağı siyasi ortamdan uzak tutmak bir çözüm ortaya çıkarmaz. Bu açıdan Önderliğinden savaşçısına kadar örgütlenme ve düşünce özgürlüğünün tam olduğu demokratik siyasete katılımını sağlayacak bir yasanın çıkarılması çözmek istenilen sorunun doğası gereğidir.
Çözümün yasası olacak
Kuşkusuz sorunların çözümsüz kalmaması için adımların zamanında atılması gerekir. Ancak bütünlüklü olmayan, çözüm konusunda boşluklar bırakan bir yasa istenmeyen sonuçlar doğurur. Bu açıdan Rêber Apo ile tartışılarak varılacak mutabakatın boşluk bırakmayan bir yasa ortaya çıkarması gerekir. Çünkü bu yasa yalnızca Özgürlük Hareketimizi değil, tüm Kürt halkını ve Türkiye’nin demokrasi güçlerini de ilgilendirmektedir. Her yasa gerekli desteği alırsa başarılı olur. Artık ne Türkiye ne de tüm halklarımız bir başarısızlığı kaldırabilir. Türkiye’nin iç ve dış sorunlarını çözmesi açısından Kürt sorununun çözümünün kök yasası olacak bu yasanın olgun çıkması önemli olmaktadır. Sorunu sadece silahların bırakılmasına indirgeyen bir anlayışın bu süreci başarıya götürmesi beklenemez.
Tek çözüm demokratikleşmedir
Çatışmasızlık sürecinin tümden sonlanması ve Kürt sorununun çözümü de esas olarak bir demokratikleşme konusudur. Eğer çatışma, şiddet ve savaşta ısrar edilmeyecekse sorunların tek çözüm yolu demokratikleşmedir. Demokratikleşmeyi öncelemeyen her politika çatışma ve savaşta ısrar etmektir. Bu nedenle Rêber Apo onlarca yıl süren çatışmalı süreci sonlandırmak için barış ve demokratik toplum çözümünde ısrar etmektedir. Özgürlük Hareketimiz de yegane çözümün bu olduğuna inanmakta ve bu anlayışını ortaya koyduğu tutumla açıkça göstermektedir.
Sürece sahip çıkma çağrısı
Demokratikleşme sadece örgütlerin ve devletin tutumlarına bırakılamaz. Demokratikleşme açısından toplumun demokratik kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin aktif devreye girmesi gerekir. Devlet ne adım atacak diye beklemek demokratikleşme mücadelesi ve tarihini anlamamak olur. Demokratikleşme mücadele ve devletle yaşanan gerilimler sonucu gerçekleşir. Bu açıdan Barış ve demokratik toplum sürecinde devlet ne adım atıyor beklentisi içine girmeden örgütlenmek, toplumsal inşayı gerçekleştirerek mücadele etmek olmazsa olmaz kabilindedir. Bu açıdan tüm Türkiye halkları ve demokrasi güçleri barış ve demokratik toplum sürecine sahip çıkmalı ve demokrasi mücadelesini yükseltmelidirler.”







