Çerme’de JES’e karşı yaşam savunması
- 20:39 4 Temmuz 2026
- Ekoloji
ÇEWLÎG - Kanîreş’e bağlı Çerme köyünde, Gimgim-Kanîreş hattındaki 16 köyü etkileyecek JES projesine karşı yapılan açıklamada, “Yaşam alanlarımız satılık değildir” denildi.
Çewlîg’in Kanîreş (Karlıova) ilçesine bağlı Çerme köyünde, Gimgim-Kanîreş hattındaki 16 köyü doğrudan etkileyecek Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı kitlesel basın açıklaması yapıldı. Çerme Ekoloji ve Doğa Platformu öncülüğünde yapılan açıklamaya, çok sayıda yöre ve çevre derneğinin yanı sıra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çewlîg Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Mûş Milletvekili Sümeyye Boz ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Açıklamada, “Yaşam alanlarımız satılık değildir” ve “Çerme’nin sesi doğanın nefesiyiz” dövizleri taşındı.
‘Projeler halkın rızası yok sayılarak dayatılıyor’
Platformlar adına ortak açıklamayı Mehmet Dinler okudu. Çewlîg ve Şerafettin dağlarında doğan su kaynaklarının halihazırda HES’lerle kuşatıldığı ifade edilen açıklamada,Kargapazar ve Gimgim hattında toplam 17 noktada JES projelerinin planlandığına dikkat çekildi.
Projelerin halkın iradesi ve rızası yok sayılarak dayatıldığı vurgulanan açıklamada, JES’lerin bölge için kalkınma değil, ağır metaller ve gazlar nedeniyle tarım, arıcılık ve hayvancılık açısından geri dönülmez bir yıkım tehdidi olduğunu söylenerek, “Bugün yükselen ses sadece Çerme’nin değil; Akbelen’de direnen Esra’nın, Varto’da çadır direnişindeki halkın, Karadeniz ve Ege’de yükselen kadınların, ekmeği için direnen madencilerin, barışın ve doğanın sesidir. Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz” denildi.
‘Onlar rant, biz yaşam görüyoruz’
Basın açıklamasının ardından konuşan Ömer Faruk Hülakü, “24 yıldır iktidarda olanlar Çerme’yi, Karlıova’yı bilmezler; Varto’nun doğasını, suyunu bilmezler. Ama rantı, hangi parçayı hangi yandaşa vereceklerini çok iyi bilirler. Bu toprakları görmeden, harita üzerinde pay etmişler. İşte bunun adı sömürgeciliktir. Onlar bu doğaya baktıklarında rant görüyorlar; biz ise yaşam görüyoruz. Doğamıza, toprağımızın tek bir parçasına bile dokundurtmadık, dokundurtmayacağız. Geleceğimize bu mirası olduğu gibi devredeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘Topraklarımızdan vazgeçmeyeceğiz’
Son olarak söz alan Sümeyye Boz, eril zihniyetin doğa ve kadınlar üzerinde benzer bir tahakküm kurmaya çalıştığının altını çizdi. Doğa talanına karşı verilen mücadelenin onurlu bir direniş olduğunu söyleyen Sümeyye Boz, “Sonuna kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Varto’da da, Kanîreş’te de, coğrafyamızın hiçbir toprağından da asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.







