4 kentte kayıp eylemi: Adalet istiyoruz

  • 13:59 18 Nisan 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - İHD ve kayıp yakınları 4 kentte gerçekleştirdiği “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminde adalet talebini yineledi.
 
“Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” sloganıyla Amed, Êlih, Riha ve Gever’de bir araya gelen kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD), bu hafta da eylemlerini sürdürdü. Açıklamalarda, kayıpların akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması istendi.
 
Riha
 
Riha’daki kayıp yakınları ve İHD, eylemlerinin 72’nci haftasında faili meçhul bir şekilde katledilen Kazım Ekinci'nin akıbetini sordu. İnsan Hakları Derneği (İHD) Riha Şubesi, düzenlediği eylemin 72’nci haftasında Novada Park AVM önünde bir araya geldi. Açıklamaya katılanlar, kaybettirilenlerin fotoğraflarını taşıdı.
 
Basın metnini kitle adına İHD Riha Şube Yönetim Kurulu üyesi Serdıl İzol okudu.
 
Kazım Ekinci’ye ne oldu?
 
32 yıl önce katledilen ve failleri yargılanmayan Kazım Ekinci için toplandıklarını söyleyen Serdıl İzol, “Kazım Ekinci, hayatı ve insanları seven, hümanist bir kişiliğe sahipti. Zorla gözaltında kaybedilmelerin, faili meçhullerin, kaçırılmaların ve korkunun hakim olduğu 1990’lı yıllarda belediye başkanlığına aday olur. Viranşehir halkı tarafından sevilen bir kişiliğe sahip olan Kazım Ekinci, 7 Nisan 1994 günü arkadaşı Fahri İnan’la birlikte Viranşehir Öğretmenevi çıkışında beyaz Renault marka bir araçtan üzerlerine ateş açılması sonucu, arkadaşı Fahri İnan’la birlikte orada yaşamını yitirir” dedi.
 
‘Mücadelemizi sürdüreceğiz’
 
Failler yakalanana kadar mücadelelerine devam edeceklerini belirten Serdıl İzol, “Bizler insan hakları savunucuları ve kayıp yakınları olarak, kayıplarımızın akıbetleri ortaya çıkana kadar ve failleri yargılanmayanların failleri yargılanana kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi buradan bir kez daha yüksek sesle dile getiriyoruz” şeklinde konuştu.
 
Açıklama, oturma eylemiyle son buldu.
 
Amed
 
İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınlarının 897'nci haftaya giren eylemi, Rêzan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı’ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde devam etti. Eyleme katılanlar, kayıpların fotoğraflarını taşıdı. Bu haftaki eylemde Şirnex’in Basa (Güçlükonak) ilçesine bağlı Hetma köyünde 1994 yılı Nisan ayında gözaltına alınan Fettah Erden’in akıbeti soruldu.  
 
İHD Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, Gulistan Doku’nun zorla kaybedilmesinde kurulan organizasyonun rol modelinin 90’lı yıllardaki zorla kaybetmeler olduğunu belirterek, isim vermeden Vali Tuncay Sonel’in kamu gücünü elinde bulundurarak, yakın çevresinin işlediği suçun faillerinin ortaya çıkmaması için gösterdiği çabaya değindi. Adalet Bakanı’nın Rabia Naz, Rojin Kabaiş ile ilgili açıklamalarını olumlu bulduklarını söyleyen Ercan Yılmaz, “Kayıp yakınlarımızda Adalet Bakanlığı’ndan, siyasi iktidardan benzer iradeyi, benzer soruşturma sürecini bekliyor. Ancak bu şekilde geçmişle yüzleşmeyi sağlayabiliriz” dedi. 
 
Ardından konuşan İHD Amed Şube üyesi Berfin Elçi, kayıp hikayesini şöyle okudu: "Taybet Erden, eşi Fettah Erden’in zorla kaybedilmesiyle ilgili, 24 Mart 2009’da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçede ki ifadesine göre; Fettah Erden, evli ve on çocuk babasıydı, çiftçilikle uğraşıyordu. 1994 yılı Nisan ayında bir gün, ikamet etmekte olduğu Şirnex’in Basa ilçesine bağlı Hetma köyüne baskın düzenleyen Güçlükonak Jandarma Komutanlığı'na bağlı 50-60 asker tarafından gözaltına alındı. Daha sonra Erden ailesinden iki kişi, Fettah Erden’i sormak için gittikleri Jandarma Komutanlığı'nda Fettah Erden’i Mehmet Karabela ve Ertaç Önadlı iki teğmenin yanında gördüler. O günden sonra Fettah Erden’den bir daha haber alamadılar. Erden ailesi, 2009 yılına kadar söz konusu olaydan dolayı tehdit edildikleri için herhangi bir yasal takipte bulunmadılar. Karakolda bulunan Mehmet ve Ertaç isimli subayların aileyi ölümle tehdit etmesinin ardından Erden Ailesi Hezex’e (İdil) taşınmak zorunda kaldı. Ailesi, olaydan 15 yıl sonra Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na Erden’in akıbetinin araştırılması ve sorumluların yargılanması için başvurdu. ‘Erden’i Güçlükonak Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerlerin gözaltına aldığına dair tanıklar olduğunu, bu tanıklar esas alınarak soruşturmanın derinleştirilmesini ve suçluların tespit edilerek yargı süreci başlatılmasını isteyen Fettah Erden’in eşi Taybet Erden’in tüm girişimlerinden bir sonuç alamadı. O tarihten beri Fettah Erden’den bir daha haber alınmaz.”
 
Açıklama oturma eylemi ile son buldu. 
 
Êlih 
 
Êlih'te de, kayıp eylemi 733’üncü haftasında Gülistan Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde sürdü. Bu haftaki eylemde, 14 Nisan 1994'te Wan’da gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kadir Keremoğlu’nun akıbeti soruldu.
 
Kadir Keremoğlu’nun kaybedilme hikâyesini okuyan İHD yöneticisi Sedat Yıldırım şunları belirtti: “Kadir Keremoğlu'nun gözaltında kaybediliş hikâyesi ile ailenin verdiği hukuk mücadelesine kulak verelim; Geverli olan Keremoğlu ailesi Wan’da yaşıyordu. Varlıklı olan aileyi tehdit eden JİTEM bağlantılı kişiler, ‘ölüm listesinde adınız var’ diyerek haraç istiyordu. Aile haraç vermeyi reddedince hedef haline geldi. 75 yaşındaki iş insanı Kadir Keremoğlu 14 Nisan 1995 tarihinde Wan merkezde bulunan Keremoğlu Cami’sinden çıktığında 01 EA 600 plakalı Beyaz Toros ve ona eşlik eden 65 ER 279 plakalı Doğan, 06 FH 600 plakalı Broadway ve 34 ALL 82 plakalı otomobildeki kişiler tarafından kaçırıldı.
 
Aile yaptığı araştırma sonucunda; Keremoğlu’nu kaçıranların onu Yeşil kod isimli Mahmut Yıldırım’a teslim ettiğini, ardından önce Van JİTEM merkezine, daha sonra da Van Jandarma Alay Komutanlığı’na götürüldüğünü öğrendi. Aile ayrıca kaçırma olayına karışan JİTEM’le ilişkili şahısların kimlik bilgilerine de ulaştı.
 
Van Emniyet Müdürü, Van Valisi ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ile görüşen aile bu bilgileri paylaşarak babalarının bulunmasını istedi. Değişik tarihlerde aile ile iletişim kuran ve kendilerini özel harp dairesi ve istihbarat mensubu olarak tanıtan kişiler ile Yarbay rütbeli bir subay, babalarını teslim etmek için onlardan fidye istedi. Olay, Aktüel Dergisi’nin 285 ve 286 sayılı nüshalarında detaylarıyla yer aldı. Keremoğlu Ailesi 13 Ocak 1997 tarihinde meclis Susurluk Araştırma Komisyonu’na verdiği ifade de yaşananları anlattı ve zanlıların isimlerini açıkladı. Ailenin Amed, Colêmerg ve Wan adliyeleri arasında gidip gelen dosyada Kadir Keremoğlu’nun akıbetinin açığa çıkartılması ve sorumlu olanların cezalandırılmasını sağlayacak nitelikte bir yargılama faaliyeti yürütülmesi girişimleri sonuçsuz kaldı.  Dava 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. AYM’de başvuruyu reddederek iç hukuk yollarını tamamen kapattı ve aile davayı AİHM’e taşıdı.” 
 
Açıklama, oturma eylemiyle son buldu.
 
Colemêrg
 
İHD Colemêrg Şubesi eylemlerinin 223'üncü haftasında 22 Nisan 1995'te kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kadir Keremoğlu’nun akıbetini sordu. Gever (Yüksekova) ilçesinde bulunan Sanat Sokağı’nda yapılan basın açıklamasında, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" pankartı ile kaybettirilenlerin fotoğrafları taşındı. Basın metnini okuyan İHD Colemêrg Şubesi Üyesi Eren Baskın, failler ve sorumlular buluna dek mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. 
 
Ardından konuşan Kadir Keremoğlu’nun torunu Karatajdin Keremoğlu, dedesinin 14 Nisan 1995’te Wan’da camiden çıktıktan sonra JİTEM’le bağlantılı Şehmus Durak tarafından beyaz Toros ile kaçırıldığını belirterek, “31 yıldır dedeme ait bir mezar yeri arıyoruz. Sorumluların adları ve konumları bellidir. Dosyaların kapatılması yerine faillerin yargılanmasını istiyoruz. Herkes gibi etrafını çiçeklerle donatacağımız bir mezar yeri talep ediyoruz” diye konuştu.