Felem Aker’in ailesi: Tedavisi tamamlanmadan cezaevine götürüldü

  • 09:08 25 Şubat 2026
  • Güncel
WAN - Hasta tutsak Felem Aker’in sağlık durumuna dikkat çeken ailesi, “Kızım ameliyat sürecinde yanında olmasaydı, eşimin bir daha sesini duymayabilirdik” diyerek hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat’ta başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum” süreci bir yılı geride bırakırken, gözler bir kez daha cezaevi koşullarına çevrildi. Sürece rağmen cezaevlerinde ciddi hak ihlalleri yaşanmaya devam ederken, özellikle hasta tutsakların durumuna dikkat çekiliyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre, cezaevlerinde 161'i kadın olmak üzere bin 412 hasta tutsak bulunuyor. Cezaevinde bulunan hasta tutsaklardan biri de Van T Tipi Kapalı Cezaevinde tutulan 52 yaşındaki Felem Aker.
 
İki defa tutuklandı 
 
Felem Aker, Colemêrg'in (Hakkari) Şemzînan (Şemdinli) ilçesinde 14 Ağustos 2020'de, "örgüt üyesi olmak" iddiasıyla gözaltına alınarak tutuklandı. 6 aylık tutukluluk süresi ardından, tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Felem Aker, tahliyesinden yaklaşık iki yıl sonra, verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının onanması üzerine tekrar tutuklanarak Van T Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. 
 
Birçok rahatsızlık yaşıyor 
 
Astım gibi kronik rahatsızlığın yanı sıra, guatr, safra kesesi rahatsızlığı gibi birçok rahatsızlığı bulunan Felem Aker’in ailesi yaşadığı sağlık sorunlarını anlattı. Guatrdaki nodülün büyümesi nedeniyle ameliyat olması gerektiğini belirten ailesi, daha önce safra kesesi ameliyatı geçirdiğini ve sağlıklı bir tedavi koşulu yaratılmadığından enfeksiyon kaptığını aktardı. Bu nedenle cezaevi koşullarında guatr ameliyatı olmak istemediği belirtilen Felem Aker, uygun tedavi koşullarının sağlanmasını bekliyor.
 
Tedavisi tamamlanmadan cezaevine geri gönderilmiş 
 
Eşi Eşref Aker, Felem Aker’in, Aralık 2024'te, Van Yüzüncü Yıl Üniversite Hastanesi'nde safra kesesinden ameliyat geçirdiğini ve tedavisi tamamlanmadan cezaevine sevk edildiğini söyledi. Düzenli sağlık kontrollerinin yapılmadığını, gerekli raporların verilmediğini ve cezaevi koşullarının enfeksiyon riskini artırdığını dile getiren ailesi, hem karantina sürecinin hem de sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan aksaklıkların kaygı yarattığını vurguladı. 
 
Cezaevi tedavi sürecini zorlaştırıyor: İlaçlarla ayakta 
 
Sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığını ve gerekli raporların verilmediğini aktaran ailesi, tedavinin aksatıldığını ve yetkililerin yeterli ilgiyi göstermediğini belirtti. Felem Aker’in sağlık sorunlarına dikkat çeken ailesi, “Safra kesesinden ameliyat oldu, fakat hastanede 12 gün kaldıktan sonra tedavisi tamamlanmadan cezaevine götürüldü. Felem’in astımı olduğu için oksijen seviyesi yetersiz. Doktorlar, Felem’in enfeksiyon sonucu Nodülü 4 santim büyüdüğünü ve yüzde 45 riskli bir ameliyat olacağını aktardı. Eğer ameliyat olmazsa daha kötü sonuçların doğurabileceğini söyledi. Ameliyat riski olduğundan ameliyatı yapmak konusunda endişelerim var. Felem, İstanbul Adli Tıp’a tedavi için götürüldü fakat ilgilenilmedi ve herhangi bir rapor verilmedi. Eşimin tedavisi aksatılıyor. Biz, korkuyoruz ve endişelerimiz var. Ameliyat olursa bile cezaevi koşullarını hepimiz biliyoruz, tedavisi tamamlanmadan götürülecek. Felem ise cezaevi koşullarından, enfeksiyon riskinden ameliyat olmak istemiyor. Eşim şu an ilaçlarla ayakta kalıyor. İlaçlar olmasaydı astım krizleri daha çok artacaktı. Felem, ilaçlarını tüketmediği zaman büyük bir sıkıntı yaşıyor” şeklinde ifade etti. 
 
‘Eşimin bir daha sesini duymayabilirdik’
 
Felem Aker’in safra kesesinden ameliyat olma sürecine değinen ailesi, “Kızım ameliyat sürecinde yanında olmasaydı, eşimin bir daha sesini duymayabilirdik” sözlerine yer verdi. Felem Aker’in ameliyat olduktan sonra hastanede tutsaklar için hazırlanan bir odada tutulduğunu kaydeden ailesi, bu odanın hijyen şartlarına uygun olmadığına dikkat çekti. Süreci anlatan ailesi, “Eşimin durumu hiç iyi değildi, ağır hastaların kalabileceği bir oda değil. Kızım annesinin yanında kalmak için refakatçı olarak savcılıktan izin aldı. Eğer kızım izin almasaydı eşim ameliyat olmayacaktı. Cezaevindeki şartlar da eşim yüzde 150 enfeksiyonu vardı. Eşimin tedavisi bitmeden cezaevine sevk edildi” ifadelerine yer verdi. 
 
‘Felem dışında daha ağır tutsaklar var’
 
Felem Aker’in ameliyat sonrası 3 ay boyunca koğuş arkadaşlarının desteği ile temel ihtiyaçlarını karşıladığını söyleyen ailesi, cezaevinde eşinden daha ağır durumda olan tutsakların bulunduğunu dile getirdi. Ailesi, “Felem, tek başına ihtiyaçlarını gideremiyor. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan kadın arkadaşlar var. Felem, kendi durumundan ziyade daha çok diğer ağır hasta tutsak arkadaşlarını düşünüyor” diye aktardı. 
 
10 dakika telefon görüşü: Nasılsın ile bitiyor
 
Cezaevinde bir verem şüphesi yaşandığını ve Felem Aker’in verem testinin negatif çıkmasına rağmen arkadaşları ile karantinada tutulmaya devam ettiğini belirten ailesi, sağlık durumunun giderek şiddetlendiğine dikkat çekti. Kararların aileye resmi olarak bildirilmediğini ve Felem Aker’in durumunu yalnızca sınırlı olan haftada 10 dakikalık telefon görüşmeleri aracılığıyla öğrendiklerini belirten ailesi, “Eşimin sağlık durumu bizi çok endişelendiriyor. Yapılan telefon görüşmesi sadece ‘nasılsın’ ile bitiyor” dedi. 
 
Koğuş karantinada
 
Ailesi, Şırnak’tan 3 ay önce Felem Aker’in kaldığı koğuşa yeni bir tutsak kadının götürüldüğünü ve tutsağa verem şüphesi konduğunu kaydederek, “Test yapılmış, olumsuz çıkmış ancak tekrardan test yapılacak. Bundan ötürü Felem’in bulunduğu koğuşu karantinaya almışlar. Ancak cezaevi yönetimi bize bu konuda hiçbir bilgi vermedi. Felem ve arkadaşlarına verem testi yapıldı, test sonucu negatif çıktı. Eşimin kaldığı koğuş karantinaya alınırken, verem şüphesi olan kadın arkadaşı ise hücreye alıyorlar. Felem, karantinada olduğu için görüşemiyoruz. Çok kısıtlı bir zaman aralığında sadece telefonda 10 dakika konuşabiliyoruz. Eğer telefonda 10 dakika görüşemezsek hiçbir bilgimiz olmuyor” şeklinde konuştu. 
 
Tutsakların uzak cezaevlerinde olması aileleri etkiliyor 
 
Cezaevi koşullarının zorluğuna değinen ailesi, Felem Aker’in farklı kentte cezaevinde bulunmasının aileyi de zorladığını dile getirdi. Colemêrg’te bulunan ailesi her hafta Felem Aker’i görmek için 200 kilometre yol gittiklerini belirterek, maddi ve manevi zorlanmalara dikkat çekti.   
 
‘Hak, hukuk ve adalet sağlansaydı hasta tutsaklar içerde olmazdı’
 
Hasta tutsaklara yönelik düzenlemeleri içeren 10’uncu yargı paketinin uygulanmasını talep eden ailesi, hasta tutsaklar için adaletin sağlanmadığını vurguladı. Felem Aker’in tedavi koşullarının sağlanmasını isteyen ailesi, “Bize bir fırsat verilirse kendi imkanlarımızla ameliyat edeceğiz.  Çok zor durumdayız. Bu ülkede hak, hukuk ve adalet sağlansaydı hasta tutsakların bir tanesi bile içerde olmazdı. Kendimiz tedavi etmek istiyoruz fakat onu da bırakmıyorlar. Ameliyat olsa bile bir iki gün hastanede kalıyor tedavisi bitmeden cezaevine götürüyorlar. Aynı durumu eşim safra kesesinden ameliyat olurken gördük. Hastalığıyla ilgili herhangi bir sorun yaşadığı zaman revire götürüp bir iğne ya da serum takıp geri getiriyorlar, bu tedavi değil! Hasta tutsaklara yönelik düzenlemelerin uygulanmasını talep ediyorum” ifadelerini kullandı.