Riha Emek ve Demokrasi Platformu: Çözüm üretmeye devam edeceğiz

  • 18:50 13 Şubat 2026
  • Güncel
RIHA - Riha Emek ve Demokrasi Platformu düzenlediği çalıştayın raporunu paylaştı. Açıklamada, “Toplumsal barışı mümkün kılacak olan; adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi temelinde kararlı bir toplumsal iradenin büyütülmelidir” denildi.
 
Riha Emek ve Demokrasi Platformu, 10–11 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen “Kendimizi ve Kentimizi Yönetmek: Kentte Demokrasi ve Toplumsal Barış” başlıklı çalıştayın raporunu açıkladı. Riha Barosunda yapılan basın açıklamasına platform bileşenleri ile çok sayıda kişi katıldı.
 
Açıklamada konuşan Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Riha Baro Başkanı Abdullah Öncel, “Türkiye’de halkların içinden geçtiği dönem, yalnızca siyasal tartışmaların yoğunlaştığı bir dönem değildir; aynı zamanda toplumun gündelik hayatını doğrudan etkileyen derin bir demokrasi, adalet ve barış krizinin yaşandığı bir dönemdir. Savaş ve güvenlikçi politikaların uzun yıllar boyunca ürettiği tahribat; hukukun aşınması, temel hakların gerilemesi, yoksullaşma, kutuplaşma ve birlikte yaşam zeminlerinin zayıflaması olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.
 
‘Rojava Türkiye’nin barışını doğrudan etkiler’
 
Rojava’da son süreçte yaşanan gelişmelere dikkat çeken Abdullah Öncel, “Rojava’da Kürt halkının kendi iradesiyle geliştirdiği demokratik kazanımlar, sınırın öte yanında yaşanan harici bir gelişme değil; Türkiye’de barışın, eşit yurttaşlığın ve birlikte yaşamın geleceğini doğrudan etkileyen bir gerçekliktir. Bu nedenle Kürt halkının Rojava’da elde ettiği kazanımların korunması ve güvence altına alınması, başta Türkiye’nin sorumluluğundadır. Bu mesele dar anlamda bir dış politika başlığı olarak değil; Türkiye’nin iç barışını, demokratik düzenini ve toplumsal bütünlüğünü ilgilendiren temel bir iç politika sorunu olarak ele alınmalıdır. Hükümetin, Rojava’ya yönelik yaklaşımını güvenlikçi refleksler yerine tarihsel, toplumsal ve siyasal gerçekliği esas alan bir bilinçle ele alması gerekir. Bu yaklaşım hem bölgesel istikrar hem de Türkiye’nin demokratik geleceği açısından zorunlu ve kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.
 
‘Uzun yıllar süren sorunlar demokrasi sorunudur’
 
Çalıştayın bir diğer ana ekseninin de Riha’daki çok yönlü çıkmazlar olduğunu vurgulayan  Abdullah Öncel, “Riha, tarihsel zenginliğine, toplumsal çeşitliliğine ve emek gücüne rağmen, uzun yıllardır yoksulluk, işsizlik, güvencesiz çalışma, zorunlu göç, mevsimlik tarım işçiliği, ayrımcılık ve kamu hizmetlerine erişimde eşitsizlik gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Kentin sorunları yalnızca ekonomik değildir; aynı zamanda yönetim ve demokrasi sorunudur. Kentin planlanması, kaynakların kullanımı ve kamusal hizmetlerin örgütlenmesi süreçlerinde halkın söz ve karar hakkının zayıflaması; yerel demokrasinin işlevsizleşmesi, katılım kanallarının kapanması, toplumsal barışın da zedelenmesi anlamına gelmektedir. Kadınların, gençlerin, emekçilerin ve yoksulların kent yaşamına eşit katılımının önündeki engeller; barışın ‘gündelik hayatın içinde’ kurulamamasının somut göstergeleridir” şeklinde konuştu.
 
Umut hakkına dikkat çekildi
 
Umut hakkının evrensel bir hukuk ilkesi olduğunu ve ayırım gözetilmeksiniz uygulanması gerektiğini ifade eden Abdullah Öncel, “Bu kapsamda başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere tüm ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olan hükümlüler bakımından, cezanın belirli bir sürece sonunda gözden geçirilmesini sağlayan bir mekanizmanının oluşturulmasının hukuk devleti ve insan onuru ilkelerinin gereği olduğu vurgulanmıştır. AİHM içtihatları doğrultusunda, ağırlaştırılmış müebbet cezalarının fiilen ömür boyu infaz sonucunun doğurmaması gerektiği belirtilmiş, bu konuda ilkesel bir değerlendirme sürecinin oluşturulması gerektiğini belirtilmiştir” dedi.
 
‘İradeyi büyütmeye, çözüm üretmeye devam edeceğiz’
 
Emek ve Demokrasi Platformu olarak kamuoyuna çağrıda bulunduklarını dile getiren Abdullah Öncel, “Rojava’ya dönük baskı ve savaş politikaları son bulmalı; bölgesel barışı sabote eden müdahaleci anlayış terk edilmelidir. Riha başta olmak üzere tüm kentlerde yerel demokrasi güçlendirilmeli; halkın söz ve karar hakkı yeniden tesis edilmeli; kadınların eşit ve özgür katılımının önü açılmalı; emek, sosyal haklar ve kamusal hizmetlere erişimde eşitsizlikleri derinleştiren politikalara son verilmelidir. Toplumsal barışı mümkün kılacak olan; adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi temelinde kararlı bir toplumsal iradenin büyütülmesidir. Biz bu iradeyi büyütmeye, sorunları görünür kılmaya ve çözüm üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
 
Yapılan açıklamanın ardından oluşturulan 94 sayfalık rapor, basın mensuplarıyla paylaşıldı.