Avrupa’da üç partiden Rojava ve İran için deklarasyon

  • 16:24 21 Ocak 2026
  • Güncel
ANKARA - Sosyal Demokratlar, Yeşiller ve BastA! partileri Rojava ve İran’a ilişkin ortak bir deklarasyon yayınlayarak, “Yerimiz direnişin ve baskı altındaki halkların yanıdır” dedi. 
 
Sosyal Demokratlar, Yeşiller ve BastA! partilerinin milletvekilleri Rojava’ya ilişkin Basel’de parlamento binasında ortak bir deklarasyon yayınladı. “İran’daki İslami rejimin zulmünü ve Ahmed el-Şaraa’nın başkanlığındaki Suriye Geçici Hükümeti’nin sorumluluğunda olan Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları kınıyoruz” diyen partilerin yöneticileri ve yerel milletvekilleri, saldırıların son bulmasını talep etti. Deklarasyonda, “Saldırıların son bulmasını ve potansiyel insan hakları ihlalleriyle ilgili bağımsız uluslararası soruşturmalar yapılmasını, ayrıca sorumluların tutarlı bir şekilde yargılanmasını talep ediyoruz” denildi. 
 
‘Çeşitlilik tehdit altındadır'
 
Suriye’nin büyük etnik ve dini çeşitliliğe sahip olduğunun ifade edildiği metnin devamında şunlar belirtildi: “Büyük etnik ve dini çeşitliliğe sahip bir ülkedir. Kürtler, Araplar, Dürziler, Hristiyanlar, Aleviler ve diğer topluluklar, toplumunu şekillendirir. Bu çeşitlilik, şiddetle bir kez daha tehdit altına girmektedir. İslamcı milislerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları, ciddi insan hakları ihlallerine ve büyük bir yerinden edilme sürecine yol açmaktadır. Şu an itibariyle binden fazla insan bölgeden göç etmek zorunda kalmıştır. Rojava, demokratik öz-yönetimi, cinsiyet eşitliğini ve azınlıkların korunmasını savunmaktadır. Bu politik proje, barışçıl ve çoğulcu bir Suriye’nin mümkün olduğunu göstermektedir. Kalıcı barış yalnızca demokrasi ve sosyal adalet temelli olabilir.
 
İnsan haklarını savunun
 
İran’da, totaliter rejimin şiddeti, sistematik olarak protestoculara ve sivil topluma karşı yöneltilmektedir. İslami Devrim Muhafızları, baskıcı mekanizmanın çekirdek rolünü oynamaktadır. Şiddeti organize eder, cezaevlerini kontrol eder ve halkına karşı korku salar. İnsan haklarını ciddiye alan herkes, bu sorumluluğu küçümseyemez.
 
Direnişin yanındayız
 
Bu şiddet, bir izolasyon olayı değildir, aksine zulmün normalleşmesini amaçlayan bir politikanın ifadesidir. Ancak umut söndürülemez. Hayat için direniş devam etmektedir; cesaret, dayanışma ve tüm insan hakları için güçlü bir inançla sürdürülen bir direniştir. Bizim yerimiz, baskı altındaki insanların yanındadır, suskunluğa, adaletsizliğin normalleşmesine karşıdır. Jin  Jiyan  Azadî.”