‘Biz Kobanê'yi mücadelemizle özgürleştirdik’
- 09:07 20 Temmuz 2026
- Güncel
Jiyan Gencan
KOBANÊ – 19 Temmuz Devrimi gazilerinden Helîme Osman, verdikleri mücadeleyle başarıya ulaştıklarını belirterek, “Canımdan bir parça vermiş olmama rağmen hâlâ Önderlik ve şehitler karşısında hiçbir şey yapmadığımı düşünüyorum. Ben onlara borçluyum” dedi.
Rojava Devrimi'nin simge kentlerinden Kobanê, yalnızca DAİŞ'e karşı verilen tarihi direnişin değil, kadınların ve halkların özgürlük mücadelesinin de en güçlü sembollerinden biri oldu. Bu direnişte yer alan binlerce kişiden biri olan 19 Temmuz Devrimi gazisi Helîme Osman, hem Kobanê'nin özgürleşmesine tanıklık etti hem de bedel ödedi. Türkiye’nin 2024 yılında düzenlediği saldırıda bir elini ve bir bacağını kaybetmesine rağmen mücadeleden vazgeçmeyen Helîme Osman, devrimin yarattığı direniş ruhunu anlattı.
Konuşmasının başında 5 çocuk annesi olduğunu belirten Helîme Osman, Kobanê'nin her alanda direniş gösterdiğini belirterek, “Kentin savunulması için herkes savaşın içerisinde yer aldı. Kadınlar savaşçılar için yemek hazırlayıp cepheye gönderiyordu. YPJ ve YPG ön cephelerde savaşıyordu. Kobanê köy köy özgürleştirildi. Kobanê'nin çocukları büyük bir direniş sergiledi” dedi.
‘Bir Kürt kadını olarak devrimde yerimi aldım’
Kobanê savaşında aktif rol aldığını dile getiren Helîme Osman, “Rojava Devrimi başladığında ben de mücadelede ve çalışmalarda yerimi aldım. Hayalim bir gün silahı elime alıp düşmana karşı savaşmaktı. Kendi toprağıma, dilime ve haklarıma sahip çıkmak istiyordum. Bir Kürt kadını olarak devrimde yerimi aldım. Kobanê savaşının da içerisinde yer aldım. İlk olarak Baas rejimi Kobanê'den çıkarıldı. 19 Temmuz'da rejim Kobanê'den tamamen temizlendi. 20 Temmuz'da çalışmalarımıza başladık. İlk savaş Girê Spî'de El Nusra Cephesi'ne karşı yaşandı. O dönem savaş tecrübemiz çok azdı. İlk kez kent savaşının içinde yer alıyorduk. Askeri ve toplumsal örgütlenmemizi kurduk. Ardından Kobanê'ye vahşi saldırılar başladı. Elimizde ağır silahlar yoktu, yalnızca kalaşnikoflarımız vardı ve onlarla direndik. Kobanê'de savaş her geçen gün ağırlaşıyordu.”
'Kobanê her alanda direndi'
Kobanê savaşında aktif rol aldığını dile getiren Helîme Osman, “Rojava Devrimi başladığında ben de mücadelede ve çalışmalarda yerimi aldım. Hayalim bir gün silahı elime alıp düşmana karşı savaşmaktı. Kendi toprağıma, dilime ve haklarıma sahip çıkmak istiyordum. Bir Kürt kadını olarak devrimde yerimi aldım. Kobanê savaşının da içerisinde yer aldım. İlk olarak Baas rejimi Kobanê'den çıkarıldı. 19 Temmuz'da rejim Kobanê'den tamamen temizlendi. 20 Temmuz'da çalışmalarımıza başladık. İlk savaş Girê Spî'de El Nusra Cephesi'ne karşı yaşandı. O dönem savaş tecrübemiz çok azdı. İlk kez kent savaşının içinde yer alıyorduk. Askeri ve toplumsal örgütlenmemizi kurduk. Ardından Kobanê'ye vahşi saldırılar başladı. Elimizde ağır silahlar yoktu, yalnızca kalaşnikoflarımız vardı ve onlarla direndik. Kobanê'de savaş her geçen gün ağırlaşıyordu.”
'DAİŞ'e karşı verilen savaş çok ağırdı'
2014 yılında DAİŞ'in Kobanê'ye yönelik saldırılarının çok ağır koşullarda gerçekleştiğini ifade eden Helîme Osman, “2014 yılında DAİŞ çeteleri Kobanê'ye saldırdı. O dönemde Kobanê ile Cizîrê bölgesi arasındaki yol kapatıldı. Kobanê dört bir yandan kuşatıldı ve çember içerisinde kaldı. Kobanê adeta düşmanların ortasında bir halka gibiydi. DAİŞ çeteleri tank ve toplar gibi ağır silahlarla saldırdı. Çok ağır bir savaş yürütüldü. Elimizde yeterli imkân olmamasına rağmen direndik. Uluslararası DAİŞ karşıtı koalisyon da o dönemde hava saldırıları gerçekleştireceğini açıkladı ancak ciddi bir müdahalede bulunmadı. DAİŞ her geçen gün saldırılarını artırırken Kobanê'de büyük bir direniş ortaya konuldu” diye belirtti.
'Türkiye DAİŞ'e destek verdi'
Türkiye’nin DAİŞ'in destekçisi olduğunu ifade eden Helîme Osman, Kobanê savaşında da çetelere destek sunulduğunu belirterek, “Arîn Mîrkan ve Rêvan gibi fedai eylemler gerçekleştiren arkadaşlarımız, 'Çetelerin Kobanê'ye girmesine izin vermeyeceğiz. Kobanê Kürdistan'ın kalbidir ve asla teslim olmayacağız' diyordu. O dönemde savaş çok ağırdı. Türk devleti DAİŞ çetelerinin ortağıydı ve onlara destek veriyordu. Türkiye sınır kapılarından ve Kobanê'nin köylerinden çetelerin geçişine izin veriliyordu. Kobanê'nin dört bir yanında savaş vardı. YPG ve YPJ yalnızca DAİŞ'e karşı değil, NATO güçlerine karşı da savaşıyordu. Çünkü birçok devlet bu savaşın içerisindeydi. Savaş ağırlaştığında uluslararası koalisyon hava saldırıları düzenledi ancak bu saldırılar oldukça sınırlı kaldı. YPG ve YPJ'nin direnişi sayesinde Kobanê DAİŞ'ten kurtarıldı. Kadınlar kararlılıklarıyla düşmanı yenilgiye uğrattı. DAİŞ çeteleri kadınlardan korkuyordu. Savaş sırasında 'Kadınların elinde ölürsek cennete gidemeyiz' diyorlardı. YPG ve YPJ'nin gücüyle çeteler yenildi. Biz kalaşnikoflarımızla savaştık ve Kobanê'yi özgürleştirdik. Erdoğan ise her gün çıkıp 'Kobanê düştü, düşüyor' diyordu. Ancak Kobanê direndi ve kazandı” dedi.
'Şehitlere borçluyum'
Konuşmasının sonunda gazi olmasına rağmen mücadelesini sürdürdüğünü vurgulayan Helîme Osman, sözlerini şöyle tamamladı: “Savaşın bütün cephelerinde yer aldım ve Kobanê'de savaştım. Her zaman kanımın son damlasına kadar mücadele edeceğimi söyledim. Dilime, kültürüme ve haklarıma sahip çıkacağımı ifade ettim. 2024 yılında Türk devletine ait keşif uçağının saldırısı sonucu bir bacağımı ve bir elimi kaybettim. Canımdan bir parça vermiş olmama rağmen hâlâ Önderlik ve şehitler karşısında hiçbir şey yapmadığımı düşünüyorum. Ne kadar mücadele edersem edeyim şehitlere ve Önderlik'e borçluyum. Hâlâ savaşabilir, mücadele edebilir ve direniş gösterebilirim. Toprağımı ve ülkemi savunmaya devam edeceğim.”
bu haber sabah girmiş yenileyebilirmisin







