Çiğdem Kılıçgün Uçar: Bu resim Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün resmi
- 18:09 28 Haziran 2026
- Güncel
AMED - Binlerin katıldığı Özgürlük Mitingi'nde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın görmek istediği emeğinize kurban. Bu resim barışın resmi, bu resim Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün resmi. Bundan daha iyi bir mesaj yok” dedi.
Tevgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından Amed’de İstasyon Meydanı’nda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle “Özgürlük Mitingi” düzenleniyor. “Özgür Önderlikle Demokratik Topluma” şiarıyla gerçekleştirilen mitinge, Amed’in yanı sıra çevre kentlerden binlerce kişi katıldı. Üç koldan girişlerin yapıldığı miting alanına, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafı asıldı. Mitinge binlerce kişi katılırken, Kürt siyasetçi Leyla Zana da halkın arasında yerini aldı.
Gençler ve kadınlar, ulusal kıyafetleri ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla giriş noktasında uzun süre bekledikten sonra alkış, zılgıt ve sloganlarla alana girdi. “Mazlum yoldaşın ruhuyla Önderliğin özgürlüğü için buradayız” pankartı açan gençler, alana girdikten sonra sık sık “Bê Serok jiyan nabe” ve “Bijî Serok Apo” sloganları ile kendi seslendirdikleri Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekti.
Miting, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.
Mitingde ilk olarak tertip komitesi adına DBP Amed İl Eşbaşkanı Ruçem Vefa Elyakut, “Bugün Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için buradayız. Halkımızın bu sahiplenmesini selamlıyoruz. Buradan İmralı’ya sıcak selamlarımızı gönderiyoruz. Özgür önderlikle özgür bir yaşam istiyoruz” dedi.
Sonrasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaşamını yitiren oyuncu Kadir İnanır için gönderdiği başsağlığı mesajı okundu.
‘Bundan daha iyi bir mesaj yok’
Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, alana işaret ederek, “Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın görmek istediği emeğinize kurban. Bu resim barışın resmi, bu resim Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün resmi. Bundan daha iyi bir mesaj yok” dedi.
Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bin bir emekle, mücadeleyle, ağır bedellerle oluşan bir Kürt halkı var” diyerek konuşmasının devamında, “Bu Kürt halkı onlarca yıldır bu ülkeyi demokrasiye zorluyor. Bu ülkede barışın kurucusu olmak için zemin sürüyor. Yıllardır bu ülkede halkların, emekçilerin, kadınların özgürlüğü için uğraşıyor. İstiyoruz ki yıllardır süren bu mücadele Türkiye halklarıyla buluşsun. İstiyoruz ki çocuklarının yüzünü göremeyen Barış Anneleri’nin sözü yerde kalmasın. Tıpkı Barış Annesi Behiye Sevim gibi. Saygı ve minnetle anıyoruz. Kürt halkının onurlu mücadelesini bin bir emekle, bin bir baskıya rağmen özgür basın geleneğini taşıyan, sürgünde yaşamını yitiren ve vatanından uzak olan Bayrama Balcı’ya söz veriyoruz. Bu ülkeye barışı getireceğiz. Hep birlikte barışı inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.
27 Şubat çağrısına değinildi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrıya işaret eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, “27 Şubat çağrısının içinde sadece Kürtler yok, Türkiye halkları var. 27 Şubat çağrısında bu ülkenin ortak yaşamı var, bu ülkenin ortak geleceği, herkesin kimliğiyle var olabilmesi var. 27 Şubat çağrısında Kürt karşıtlığıyla inşa edilmeye çalışılan ama başarılamayan inkârın yerine demokratik birliği birlikte inşa etme çağrısı var. 27 Şubat çağrısında devletin demokrasiyi esas alarak dönüşümü çağrısı var. Bu çağrı büyük Türkiye çağrısı, bu çağrı aynı zamanda bir mücadele çağrısı. Ortak geleceği birlikte inşa etmek, çocukların katledildiği bir sistem değil, özgürlüğüyle yaşadığı bir sistemi inşa etmek, bütün haksızlığa karşı ortak mücadeleyi birlikte inşa etmek çağrısı bu çağrı. Bu ülkenin hukukunda olmadığı için 30 yıldan fazla cezaevinde tutulan Kürt halkının evlatlarının özgürlüğü için, rehin tutulan bütün siyasetçilerimiz için, geleceğin gençlerle, kadınlarla daha güçlü olması için bir çağrı. Bu çağrı niye yankı bulmuyor? Bu çağrı halklarla niye buluşmuyor? İktidar niye buna izin vermiyor? Binlerce yıl bir arada yaşamış Kürt ve Türk onurunu ve gururunu karşı karşıya getirmeye değil, ortaklaşmaya ihtiyaç var. Bu yarış değil, kimsenin karşı karşıya getirilmesi değil, geleceği birlikte kurma iradesidir” sözlerine yer verdi.
‘Kim yasayı Meclis'e getirecek’
Yapılması beklenen yasal düzenlemelere dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, konuşmasına şöyle devam etti: “Bir yasal çerçeve var. Tartışmalar devam ediyor ama biz açıyoruz televizyonları, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, ‘Yasal çerçeve bir an önce Meclis'e gelsin’ diyor. Amed’den soruyoruz; kim getirecek Meclis'e? Barışın muhatabı, o masada oturan kim? Sayın Öcalan’ın müzakere masasındaki adı konulmalı. Kürt halkı, Ortadoğu halkları nezdinde baş müzakereci, baş aktör olan Sayın Öcalan’ın hukuku nedir, devlet karar vermeli. Bu hukukun adı özgürlük olmalı. Bunun önündeki engel nedir? Devlet ve iktidar nezdinde silahların bırakılması Kürt sorununun çözümü. Öyle değil, Sayın Öcalan diyor ki, ‘Silahlar bırakıldıktan sonra bir daha hiç kimsenin silaha başvurmayacağı hukuki bir zeminin artık ortaya çıkması gerekir.’ Kürtler bu ülkenin hukukunda olmadığı için tutuklanıyor, demokratik siyasette cezalandırılıyor, 30 yıl cezaevinde kalıyor, belediyelere kayyım atanıyor, en yaşamsal hakkı olan dil hakkı cezalandırılıyor. Biz cezalandırılmayı değil, Türkiye’nin yeni yüzyılında Türk ve Kürt halkının birbirinin güvencesi olduğu bir dönemi inşa ediyoruz. Bu tarih, devletin ayağına gelmiş tarihi bir fırsattır. O zaman yasal düzenlemeyi bu kadar bekletmenin adını koysunlar.”
‘Engel nedir?’
Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Silah bırakan irade bu ülkede demokratik siyaset yapmak istiyor. Yasal çerçeve, cezaevinde ölümle karşı karşıya bırakılan tutsakların evine gitmesini istiyor. Nedir bunun önündeki engel? Demokratik siyasetin güçlendirilmesini istiyor bu yasal düzenleme. Nedir bunun önündeki engel? Hiçbir iktidar bir halkın özgürlük mücadelesinden büyük değildir. Devlet, bu cesaretli adımlar karşısında yapacağı tek şeyin barışa ve çözüme dört elle sarılması olduğunu bilmeli. Bu ülkede siyasetsizlik var. Sayın Öcalan’ın paradigmasıyla birlikte bu ülkede demokratik siyaseti bayrak yapmaya var mısınız? Sayın Öcalan’ın özgürlüğü için birlikte yürümeye, barışı birlikte örmeye var mısınız? Bijî azadî” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın konuşması sırasında sık sık slogan atan kitle, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü haykırdı.
Miting, sanatçı Pınar Aydınlar’ın seslendirdiği şarkılarla devam ediyor.








