‘Türkiye çocukların satıldığı iddialarına sessiz kalamaz’
- 13:49 11 Şubat 2026
- Güncel
MERSİN - Emek ve Demokrasi Platformu, Epstein dosyasında Türkiye bağlantılarına dair iddiaların açığa çıkarılması çağrısında bulunarak, “Türkiye, çocuklarının satıldığı iddiaları karşısında sessiz kalamaz” dedi.
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Jeffrey Epstein dosyalarında ortaya çıkan çocuk tecavüzü ve insan ticaretine dikkat çekmek amacıyla Akdeniz ilçesine bağlı Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya çok sayıda Sivil Toplum Örgütleri’n (STÖ) katıldığı açıklamada basın metnini Platform Dönem Sözcüsü İsmail Oğuz okudu.
Çocuk istismarı ve insan ticareti şebekesi
Dünya gündeminde olan Amerika Birleşik Devletleri’nde görülen ve Jeffrey Epstein ile Ghislaine Maxwell’in merkezinde olduğu dava dosyalarının gizliliğinin kaldırılmasıyla birlikte, suç ağının açığa çıktığına dikkat çekilen açıklamada, “Biriyle karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. ‘Epstein Dosyaları’ olarak bilinen bu belgeler, yalnızca bir şahsın sapkınlıklarını değil; Paranın, gücün ve nüfuzun arkasına saklanarak işletilen küresel bir çocuk istismarı ve insan ticareti şebekesini ifşa etmektedir. Bu küresel ağın uzantılarının ülkemiz sınırlarına, yani Türkiye’ye kadar uzandığına dair dosyalarda yer alan vahim iddialardır” denildi.
Kayıp çocuklarla ilişkilendirilebilecek bir süreç
Epstein dosyasında kamuoyuna yansıyan ve mahkeme tutanaklarına giren belgelerde, Türkiye’nin adının geçtiğine vurgu yapılan açıklamada, belgelerdeki ifadeler ve iddialar doğrultusunda Türkiye’nin sadece bir lokasyon olarak değil, çocuk kaçakçılığı ve insan ticareti ağının bir parçasını oluşturabilecek potansiyel bir kaynak veya geçiş ülkesi olarak geçtiği belirtildi. Dosyalarda yer alan tanık ifadelerinde ve uçuş kayıtlarında; Türkiye’den kaçırılan, yurt dışına götürülen veya bu ağın bir parçası haline getirilen çocuklardan ve genç kadınlardan bahsedildiği belirtilen açıklamada, “İddialar arasında, 1999 Marmara Depremi sonrası kaybolan çocuklarımızla ilişkilendirilebilecek süreçlerden, Türkiye kökenli isimlerin bu ağdaki rollerine kadar son derece ciddi ve mutlaka aydınlatılması gereken hususlar bulunmaktadır” diye kaydedildi.
‘İddialar görmezden gelinemeyecek kadar somuttur’
Bir pilotun ifadesinde “Türkiye'den çocukların alındığına” dair beyanlarının bulunmasıyla dosyanın bir komplo teorisi olmaktan çıkıp, somut bir adli soruşturma konusu olması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu iddialar, ‘birkaç dedikodu’ olarak geçiştirilemeyecek kadar somut, görmezden gelinemeyecek kadar ağırdır. Bu noktada durup, olayın vahametini kavramak zorundayız. Söz konusu olan; savunmasız çocukların, henüz hayatlarının baharındaki gençlerin, uluslararası bir suç örgütü tarafından birer ‘meta’ gibi alınıp satılması, cinsel köleliğe zorlanması ve hayatlarının karartılmasıdır. Eğer Epstein dosyalarında geçen Türkiye iddiaları doğruysa; Bu çocuklar ülkemizden nasıl çıkarılmıştır? Hangi gümrük kapıları, hangi havaalanları kullanılmıştır? Bu transferlere içeriden kimler, hangi yetkililer veya hangi nüfuzlu kişiler göz yummuş ya da yardım etmiştir? Bu soruların cevapsız kaldığı her gün, toplum vicdanında açılan yara derinleşmektedir. Çocuk kaçırmaları ve çocuk ticareti, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve bu suçta zaman aşımı, ‘bizden değil’ ayrımı veya siyasi koruma kalkanı olamaz. Bu iddiaların araştırılmaması, sadece mağdurlara değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve hukuk devleti ilkesine de yapılmış bir saldırıdır.”
Açıklamada iddiaların açığa çıkarılması için şu talepler sıralandı:
“*Meclis Araştırma Komisyonu Kurulmalıdır: Türkiye Büyük Millet Meclisi, derhal partiler üstü bir anlayışla hareket ederek, Epstein dosyalarındaki Türkiye bağlantılarını araştırmak üzere özel yetkili bir komisyon kurmalıdır. Bu komisyonun çalışmaları halka açık ve şeffaf yürütülmelidir.
*Cumhuriyet Savcıları Harekete Geçmelidir: Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcıları, ABD makamları ile ivedilikle temasa geçmeli, dosyanın Türkiye’yi ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerini talep etmeli ve resen soruşturma başlatmalıdır. İddialarda adı geçen kişi veya kurumlar kim olursa olsun, yargı önünde hesap vermelidir.
*Kayıp Çocuklar Dosyaları Yeniden Açılmalıdır: Özellikle deprem bölgeleri başta olmak üzere, geçmişten günümüze ‘kayıp’ olarak kayıtlara geçen çocuk dosyaları, Epstein davasındaki tarihler ve yöntemler ışığında yeniden incelenmelidir.
*Bu küresel ağın Türkiye ayağındaki finansörleri, toplayıcıları ve lojistik sağlayıcıları deşifre edilmelidir.”
‘Çocukların satıldığı iddiaları karşısında sessiz kalınamaz’
Sürecin takipçisi olacaklarının vurgusu yapılan açıklamada, “Çocuklarını koruyamayan bir toplumun geleceği olamaz. Türkiye, çocuklarının satıldığı iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Gerçekler ne kadar acı olursa olsun ortaya çıkarılmalı, sorumlular en ağır şekilde cezalandırılmalıdır” denildi.







