Metsamor Nükleer Santrali İdîr’de tartışıldı
- 20:27 11 Temmuz 2026
- Ekoloji
IDÎR - Ermenistan sınırında bulunan Metsamor Nükleer Santrali’nin bölge halkı, tarım, hayvancılık ve çevre açısından oluşturduğu riskler İdîr’de düzenlenen panelde ele alındı. Sabahat Aslan, nükleer santrallerin savaş sanayisiyle bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, “Barış savunucuları nükleer santrallere her zaman karşı olmalıdır” dedi.
Ermenistan sınırında bulunan ve İdîr ile bölge halkı açısından tehdit oluşturmaya devam eden Metsamor Nükleer Santrali, düzenlenen panelde ele alındı.
İdîr Üniversitesi 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Uluslararası Nükleer Tehlike: Metsamor” başlıklı panel; İdîr Barosu, Ağrı-Kars-Ardahan-İdîr Tabip Odası, Mersin Çevre ve Doğa Derneği ile Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) tarafından düzenlendi.
Çok sayıda yurttaşın katıldığı panelde, nükleer santralin çevre, tarım, hayvancılık ve halk sağlığı üzerinde oluşturduğu riskler değerlendirildi.
‘Barış savunucuları nükleer santrallere karşı olmalı’
Panelde konuşan Sabahat Aslan, nükleer santrallerin yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığını, savaş sanayisiyle de bağlantılı olduğunu belirtti.
Nükleer enerjinin barış perspektifiyle ele alınması gerektiğini vurgulayan Sabahat Aslan, “Mermiden tanklara kadar birçok askeri ekipmanın üretiminde nükleer malzemeler kullanılmaktadır. Barışı savunan insanlar olarak, her şeyden önce savaşta kullanılacak bu tür malzemelere karşı olmamız gerekiyor. Barış savunucuları nükleer santrallere her zaman karşı olmalıdır” dedi.
Dünyadaki ilk nükleer santrallerin, nükleer silah üretimi sırasında ortaya çıkan enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürmek amacıyla kurulduğunu belirten Sabahat Aslan, uzun yıllar nükleer enerjinin sınırsız bir kaynak olarak görüldüğünü söyledi.
Çernobil faciasının ardından nükleer santrallerin taşıdığı risklerin daha görünür hale geldiğini ifade eden Sabahat Aslan, “Çernobil kazasının ardından ülkeleri yönetenler, nükleer santrallerin son derece tehlikeli enerji üretim tesisleri olduğu gerçeğiyle yüzleşti” dedi..
‘Radyasyonun yayılması tamamen engellenemez’
Çernobil’den önce de kamuoyuna yansımayan ciddi nükleer kazaların yaşandığını belirten Sabahat Aslan, nükleer santrallerin çalıştıkları sürece çevreye radyasyon yaydığını ifade etti.
Sabahat Aslan, “Radyasyonun yayılmasını tamamen engellemek mümkün değildir. Bu durum hem insan sağlığını hem de çevre sağlığını olumsuz etkiliyor. Oysa farklı enerji modelleri mümkündür” ifadelerini kullandı.
Almanya’nın nükleer santrallerini kapattığını, Japonya’nın ise yaşadığı nükleer felaketin sonuçlarını hâlâ ortadan kaldıramadığını hatırlatan Sabahat Aslan, “Dünyanın en ileri teknolojisine sahip ülkelerinden biri olmasına rağmen Japonya, ne kaza riskini ortadan kaldırabildi ne de kazanın ardından ortaya çıkan kayıpları telafi edebildi” diye konuştu..







