Darfur’da sistematik tecavüz: MSF 3 bin 396 vakayı belgeledi
- 16:14 31 Mart 2026
- Dünya
HABER MERKEZİ - Sınır Tanımayan Doktorlar, Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri ve müttefiklerinin taciz ve tecavüzü sistematik biçimde kullandığını, 2024–2025’te çoğu kadın ve çocuk 3 bin 396 kişinin tedavi edildiğini açıkladı.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Sudan’ın Darfur bölgesinde Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) ve müttefik grupların, sistematik olarak taciz ve tecavüz suçlarını işlediğini belirtti. Kuruluş, bu ihlallerin uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı.
MSF’nin yayımladığı rapora göre, yaklaşık üç yıldır süren Sudan savaşında taciz ve tecavüz “çatışmanın temel özelliklerinden biri” haline geldi. Raporda, bu yöntemlerin yerel halkı boyun eğdirmek ve belirli etnik grupları hedef almak amacıyla kullanıldığı belirtildi.
Kuruluş, 2024 ve 2025 yıllarında çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 3 bin 396 kişinin taciz ve tecavüze maruz bırakılmaları nedeniyle kendi sağlık merkezlerinde tedavi edildiğini açıkladı. Ancak bu rakamların gerçek tabloyu yansıtmadığı, taciz ve tecavüze maruz bırakılan kişilere ulaşmadaki zorluklar ve ihbar korkusu nedeniyle ihlallerin çok daha yaygın olduğu ifade edildi.
Soykırım düzeyine ulaşan eylemler
Raporda ayrıca, RSF’nin 2025 yılında Zamzam Yerinden Edilmişler Kampı’na düzenlediği saldırı sırasında geniş çaplı taciz ve tecavüz vakalarının belgelendiği aktarıldı. El Faşer kentinin düşmesinin ardından yaşanan ihlallerin ise bir BM misyonu tarafından “soykırım” düzeyine ulaşan eylemler olarak değerlendirildiği kaydedildi.
MSF, birden fazla kez tecavüze maruz bırakılan kadınların tanıklıklarına da yer vererek, saldırıların belirli etnik grupları hedef aldığını ve cinsel şiddetin etnik temizlik aracı olarak kullanıldığına dair suçları güçlendirdiğini belirtti.
Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında yaklaşık üç yıldır süren çatışmalarda ateşkese dair bir işaret bulunmazken, savaş on binlerce kişinin katledilmesine ve yaklaşık 11 milyon kişinin ülke içinde ve dışında yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Sudan’daki kriz, dünyanın en ağır insani felaketlerinden biri olarak değerlendiriliyor.







