Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi: Sürece sahip çıkacağız, barışı inşa edeceğiz
- 09:03 8 Ocak 2026
- Güncel
Nazlıcan Nujin Yıldız
İZMİR - Sürece dair değerlendirmelerde bulunan İzmir Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi üyesi Hacer Yeşilçay, devletin yapıcı bir dili inşa etmesi gerektiğini ve meseleyi yalnızca 'terörsüz Türkiye'ye sıkıştırmaması gerektiğini hatırlatarak, buna karşı mücadele edip, barışı inşa edeceklerini söyledi.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, tüm siyasi partilerin süreç raporlarını teslim etmesinin ardından nihai rapor yazımını bitirmek için çalışmalarını iki ay daha uzattı. Sürece dair gelişmeler ağır-aksak ilerken kadınlar, barış ve çözüm taleplerini her alanda dillendiriyor.
İzmir Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi üyesi Hacer Yeşilçay, iktidarın sürece dair daha yapıcı bir dil ve diyalog inşa etmesi üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Süreci ve beraberinde yaşanan olumlu gelişmeleri çok önemli bulduğunu aktaran Hacer Yeşilçay, ancak devletin başından beri süreci "terörsüz Türkiye" hedefi ile sürdürmesini eleştirdi.
Süreci demokratik bir sürece evirecek olanın halklar olduğunu söyleyen Hacer Yeşilçay, "Devlet tarafından meseleye 'terörsüz Türkiye', PKK güçlerinin silahsızlanması çerçevesinde bakılıyor. Milyonlarca insan çözüm sürecini, barış ve demokrasinin gelişeceği kanalların inşa edileceği bir süreç olarak düşünürken,
iktidarın sürekli olarak yeni çözüm süreci ile demokratikleşme arasına Çin seddi örmeye çalışması sorunludur. Bu durum, süreç hakkında genel olumsuz kanaatlerin şekillenmesine ve şüphe tohumunun ortaya atılmasına neden oluyor. İktidar bloğunun daha yapıcı bir dil, daha düzgün kurulan diyaloglar inşa etmesi önemlidir" dedi.
'Süreç sokakta anlatılmalı'
Sürecin en büyük handikabının sokakta anlatılmaması olduğunu vurgulayan Hacer Yeşilçay, "Bunun birden çok nedeni var. Bir yandan otoriterleşmeyle çözüm sürecinin aynı anda ilerliyor olması, bir yandan da bu otoriterleşmenin sürecin kendisini de zehirleyen bir yapıya sahip olması ve insanların sürekli olarak şüphe duymalarıdır. O açıdan en başından beri yapılması gereken şey çok açıktı. Meclisteki bu komisyonun değerine sahip çıkıp onu güçlendirecek komisyonun, raporlama süreçlerinin barışçıl ve demokratik bir zeminin inşası açısından çok önemli bir kaldıraç olmasını sağlayacak şey; bu süreci sahiplenen kitle hareketinin ve barışı savunan yaygın bir mücadelenin inşa edilmesiydir” diye belirtti.
‘Süreci sahiplenenler, barış ağları oluşturmalı’
Suriye'de yaşananlarla birlikte yapılan yorumların ve değerlendirmelerin sürece zarar verdiğine dikkat çeken Hacer Yeşilçay, "Televizyonda savaşçı yorumlar, haritalar üzerinden hangi Türkiye tankı nereden girecek? Kaç dakika sürer? gibi militarist söylemlerde bulunmaya başladılar. Sürecin her yavaşladığı, frenine basıldığı dönemde sürecin bitmesini isteyenler ve sürekli olarak bu süreç hakkında şüphe yaratanlar devreye giriyorlar. Ellerini ovuşturup kenarda bekleyen ırkçı, milliyetçi, derin odakların olduğunu, süreçten memnun olmayan ve sürecin bozulmasını isteyen odaklar bulunduğunu anlamamız lazım. Bu açıdan, bir yandan sürecin sağlam bir şekilde yürümesi, tarafların süreçten vazgeçmeyi akılların ucundan bile geçirmemesi gerekiyor. Ama daha da önemlisi ezilenlerin topyekûn çıkarları açısından bu sürecin, barışı ve demokrasiyi aynı anda tesis etmesi için barış ağları oluşturup toplumun tüm ezilenlerinin barışın kaybedeni olmaz perspektifiyle mücadele etmesini sağlamak" diye aktardı.
'Sürece sahip çıkacağız, barışı inşa edeceğiz'
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni sahiplenenlerin, süreç hakkında şüphe yaratan bütün odaklara karşı mücadele etmesi gerektiğinin altını çizen Hacer Yeşilçay, “Hem mücadele edeceğiz, hem de sürece sahip çıkacağız. Barışı inşa edeceğiz" diye konuştu.







