Dêrsim Tertelesi’nin 89’uncu yılında: Yüzleşilsin

  • 18:18 4 Mayıs 2026
  • Güncel
AMED - Demokratik inanç kurumları, Dersim Tertelesi’nin yıl dönümünde gerçekleştirdiği açıklamada yüzleşme çağrısı yaparak “Kayıp çocukların akıbeti ortaya çıkarılmalı, sürgün edilenlerin torunları için iade-i itibar ve tazminat süreçleri başlatılmalıdır. Katliamın planlayıcı ve uygulayıcıları tarih önünde, ilahi ve insani adalet karşısında yargılanmalıdır” dedi. 
 
Demokratik inanç kurumları, Dersim Tertelesi’nin yıl dönümü dolayısıyla Şêx Saîd Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, inanç kurumları ve yurttaşlar katıldı. Açıklamada “Dersim tertelesini  unutmadık unutturmayacağız” pankartı açılarak kırmızı güller bırakıldı. Basın açıklamasını Demokratik Halklar ve inançlar komisyonu Başkanı Abdullah Sağar, okudu. 
 
‘Bize düşen barış için mücadele etmek’
 
Açıklama öncesinde konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi Ebaşkanı Ayfer Artan, “Dersim’de ki insanlık suçu hafızalarda derin yara bıraktı ama gerçeklerle yüzleşilmemiş, devlet aklı samimi hesaplaşma yaşamamıştır. Geçmişle yüzleşmeden toplumsal barışın kurulması mümkün değildir. Dersim bir direniştir sadece coğrafya değildir. Bizlere düşen katledilen canlarının anısını yaşatmak ve kalıcı barış için mücadeleyi sürdürmektir. Yaşasın halkların kardeşliği” dedi. 
 
‘Askeri operasyon değil halk yönelik planlı saldırı’
 
Ardından açıklama okundu. “Dersim Tertelesi’ni unutmuyoruz, unutturmayacağız! Hakikat, adalet, barış ve demokratik toplum İçin yüzleşme zamanı” diyen Abdullah Sağar, 89 yıl önce, Dersim’de sistematik imha ve sürgün operasyonun gerçekleştirildiğini ifade etti. Abdullah Sağar, “On binlerce Kürt Alevi insan; kadın, çocuk, yaşlı demeden katledildi. Yüzlerce köy yakılıp yıkıldı, binlercesi zorla sürgün edildi. Binlerce çocuk, özellikle kız çocukları ailelerinden koparılarak ‘evlatlık’ adı altında asimile edilmeye çalışıldı. Dersim Tertelesi, sadece bir askeri operasyon değil; bir halkın kimliğine, inancına (Kızılbaş/Rêya Heq), kültürüne ve varlığına yönelik planlı bir saldırıdır. Bu operasyon, aynı zamanda İslam’ın adalet ve merhamet ilkelerine ağır bir darbe niteliğindedir. Bu tarihsel gerçek, hâlâ tam olarak aydınlatılmamış, resmî olarak kabul edilmemiş ve yüzleşilmemiştir. Demokratik İslam anlayışı, tam da bu noktada hakikati gizlemenin, zulmü örtbas etmenin ve mazlumlara karşı adaletsizliğin karşısında durur. Gerçek İslam, istişareye, adalete, çoğulculuğa ve barışa dayanır; hiçbir zaman zulüm araçsallaştırılamaz” dedi. 
 
Talepler: Yüzleşilsin 
 
Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenleri saygı ile andıklarını söyleyen Abdullah Sağar, talep ve çağrılarını dile getirdi. Abdullah Sağar, talepleri şöyle sıraladı: 
 
*”Dersim Tertelesi’yle gerçek bir yüzleşme, bu topraklarda kalıcı barış, kardeşlik ve demokratik İslam temelinde bir toplumsal uzlaşmanın ön koşuludur. Bu nedenle:
 
TBMM bünyesinde Dersim Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulmalı, arşivler derhal açılmalıdır.
 
*Devlet, Dersim Tertelesi’ni resmen tanımalı, özür dilemeli ve onarıcı adalet adımlarını atmalıdır.
 
*Dersim ismi iade edilmeli, tarihi ve kültürel mirası korunmalıdır.
 
*Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalı, toplu mezarların tespiti ve açılması sağlanmalıdır.
 
*Kayıp çocukların akıbeti ortaya çıkarılmalı, sürgün edilenlerin torunları için iade-i itibar ve tazminat süreçleri başlatılmalıdır.
 
*Katliamın planlayıcı ve uygulayıcıları tarih önünde, ilahi ve insani adalet karşısında yargılanmalıdır.
 
*Dersim Tertelesi’ni unutturmayacağız. Çünkü unutanlar, aynı acıları tekrar yaşamaya mahkûmdur. Hakikat ortaya çıkmadan, adalet yerini bulmadan ve hayata geçmeden bu topraklarda gerçek kardeşlik ve barış mümkün değildir.
 
*Tüm demokratik kamuoyunu, insan hakları örgütlerini, siyasi partileri, duyarlı yurttaşları ve özellikle İslam’ın adalet çağrısına kulak veren müminleri, 89. yıl anma etkinliklerimize katılmaya, zulme karşı ortak ses yükseltmeye davet ediyoruz.”
 
Mersin
 
Mersin Dersimliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, dernek binalarında anma gerçekleştirdi. Yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmada çerağ yakıldı. Anmada konuşan Mersin Dersimliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, 4 Mayıs'ı "kara gün" olarak nitelendirdi. Devleti katliam ile yüzleşmeye çağıran Nurşen Çığlık, "Bu vesile ile; bizler kırım ve katliamlara uğrayan bir halkın evlatları olarak yıllardır her yerde seslendiğimiz gibi bir kez daha taleplerimizi haykırıyoruz. Hak, adalet ve yüzleşme çağrımızı yineliyor ve diyoruz ki; arşivler açılsın. Dêrsim ismi iade edilsin. Dêrsim halkından özür dilensin. Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi açıklansın. Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın, cenazeleri ailelerine teslim edilerek, Dêrsim’e nakillerine engel olunmamalıdır. Dillerimize ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük tanınsın. Dêrsim'deki doğayı talan projeleri iptal edilsin Dersimlilerin kültürel, inançsal mirasları koruma ve yok olma tehdidi altındaki anadilimizle ilgili acil önlemler alınsın” dedi.
 
Anma lokma dağıtımı ile son buldu.
 
Adana
 
Adana Dersimliler Derneği de kendi binalarında “Hiçbir şeyi unutmadık, hiçbir şeyi affetmedik” temasıyla anma gerçekleştirdi. Anmada konuşan katılımcılar, tarihsel yüzleşme, adalet ve eşitlik talebini vurguladı.