Gençliğin yaşayan dinamizmi: Leyla Şaylemez

  • 09:02 7 Ocak 2026
  • Portre
Semra Turan 
 
HABER MERKEZİ - Paris'te katledilen 3 Kürt kadından biri olan Leyla Şaylemez, mücadelesi, direnişi ve öncülük misyonu ile Kürt gençliğin yaşayan dinamizmi olarak hafızalarda yer alıyor.
 
Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013'te PKK'nin kurucu kadrolarından olan Sakine Cansız (Sara), Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Paris Temsilcisi Fidan Doğan (Rojbîn) ile Kürt Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez (Ronahî), tetikçi Ömer Güney tarafından suikast sonucu katledildi.
 
Katliamın üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen Fransa hükümeti, suikastın perde arkasını aydınlatmadı, dosyayı cezasızlık politikası ile kapattı. Tetikçi Ömer Güney’in itirafları ise belgelerle olayın MİT tarafından organize edildiğini ortaya koydu.
 
13 yıl geçti: Gerçek failler açığa çıkarılmadı
 
Kadın mücadelesinin öncü isimleri olan 3 Kürt kadın, aradan geçen 13 yılda dünya kadınları tarafından unutulmadı. Direnişi ve mücadelesi ile hafızalara kazınan 3 Kürt kadın, bu yılda Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede düzenlenen etkinliklerle anılacak. Katliamın perde arkasının aydınlatılması, gerçek faillerin yargılanmasını isteyecek.
 
Katledilişlerinin yıl dönümünde mücadelesi ve direnişlerini konu aldığımız 3 Kürt kadından biri olan Leyla Şaylemez'in hikâyesini derledik.
 
Adını Leyla Qasım'dan aldı
 
Amed'in Licê ilçesinden olan Leyla Şaylemez'in ailesi, devletin baskıcı politikaları sonucu 1987'de Mersin'e göç etmek zorunda kaldı. 1 Ocak 1988’de Mersin’de dünyaya gelen Leyla Şaylemez, adını da Kürt kadın mücadelesinin öncü isimlerinden olan Leyla Qasım’dan aldı.
 
Gözlerini devletin zulmü ile açan Leyla Şaylemez, henüz 2 yaşındayken babası Cumali Şaylemez, siyasi faaliyetleri nedeniyle devletin baskısı sonucu Almanya'ya göç etmek zorunda kaldı. Çocukluğu Mersin'de geçen Leyla Şaylemez, 1994 yılında ailesiyle birlikte babasının yanına gitti.
 
Kültür, gençlik ve kadın mücadelesinde yer aldı
 
Ailesi ile birlikte burada da Kürt kimliği nedeniyle zorlu yaşam mücadelesi veren Leyla Şaylemez'in hayatı henüz çocukken sürgün, göç ve mücadele ile şekillendi. Alman okullarında eğitim alan Leyla Şaylemez'in ailesi, çocuklarını kendi kültürleriyle büyütmek için Kürt derneklerine götürerek, folklor ekibine yazdırdı. Leyla Şaylemez, burada Kürt hareketini yakından tanıyarak aktif bir şekilde çalışmalarda bulundu. Aynı zamanda gençlik çalışmalarında da aktif yer alan Leyla Şaylemez, kadın komisyonu sözcüsü oldu. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde kültür, gençlik ve kadın mücadelesini paralel bir şekilde yürüttü.
 
En büyük amacına ulaştı
 
2008’de hayalini kurduğu ve ”en büyük amacım” dediği PKK'ye katıldı. Leyla Şaylemez, PKK'ye katıldığından babasına yazdığı bir notta; ”En büyük amacım özgürlük dağlarına gitmekti, amacıma ulaştım” diye hayalini yazdı.
 
Sağlık sorunlarına rağmen mücadeleyi büyüttü
 
 
Leyla Şaylemez, "özgürlük alanları" diye tanımladığı dağ koşullarında sağlık sorunları nedeniyle kalamadı. 2 yıl sonra tedavi için ailesinin yanına Almanya’ya döndü. 2010 yılında Almanya’ya dönen Leyla Şaylemez, yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen mücadelesini gençlik çalışmalarında büyüttü. Ancak burada yaptığı etkili çalışmalar sonucu Alman polisleri tarafından sıklıkla takip edilerek, baskı altına alınmaya çalışıldı. Baskılar nedeniyle Leyla Şaylemez, faaliyetlerini yürütmek için Paris’e gitti. Burada Sakine Cansız ve Fidan Doğan ile birlikte katledildi.
 
Gençliğin yaşayan dinamizmi
 
En büyük özlemi Amed’i görmek ve Newroz'a katılmak olan Leyla Şaylemez'in bu hayali ise her yıl Newroz'a katılan milyonlarca kişinin ruhunda yaşıyor. Kürt gençliğin öncüsü olan Leyla Şaylemez, zorlu yaşam mücadelesi, direnişi ve yarattığı etki ile yalnızca Kürt gençlerinin değil, dünya enternasyonalist gençliğin de öncüsü oldu.