Perperok Kreşi’nin Kürtçe adının değiştirilmesine tepki
- 18:13 6 Ocak 2026
- Güncel
WAN - Wan Büyükşehir Belediyesi'ne atanan kayyımın Perperok Çocuk Kreşi'nin Kürtçe adını değiştirmesine karşı KURDÎGEH öncülüğünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, Kürtçeye yönelik inkâr ve baskı politikalarına son verilmesi çağrısı yapıldı.
Wan Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Perperok Çocuk Kreşi’nin, açıldığı günden bu yana kayyım yönetimleri döneminde üç kez isminin değiştirilmesine karşı KURDÎGEH tarafından Wan’daki Sanat Sokağında basın açıklaması yapıldı. “Zımanê Kurdî xeta me ya sor e” pankartının açıldığı açıklamaya Barış Anneleri, Tevgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe örgütleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Wan ve Amed milletvekilleri, DEM Parti il ve ilçe örgütleri, yerine kayyım atanan Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Basın metnini KURDÎGEH Yöneticisi Ali Ataman okudu.
'Devletin politikaları Kürt çocuklarını Türkleştirmeyi hedefliyor'
Açıklamada Kürtçenin anlam ve önemine dikkat çekilerek, Kürtçenin ortadan kaldırılmasının bir halkın varlığının ortadan kaldırılması anlamına geldiği vurgulandı. Kürtçeye yönelik inkâr ve baskıların insanlık suçu olduğu belirtilen açıklamada, “Kürtçeye yönelik tüm inkâr ve baskılar insanlık suçudur. Yüz yılı aşkın süredir Kürt halkına karşı sistematik bir suç işlenmektedir. Amaç Kürtçeyi ortadan kaldırmaktır. Wan Büyükşehir Belediyesi’nin kayyım tarafından gasp edilmesinin ardından Kürtçeye yönelik birçok inkâr politikası hayata geçirilmiştir. DEM Parti belediyesi döneminde Perperok adı verilen kreşin tabelası, kayyım tarafından üçüncü kez değiştirilmiştir. Bu uygulamalar Kürt çocuklarını Türkleştirmeyi hedeflemektedir” denildi.
'Ana dil barışın temelidir'
Kayyım yönetimlerinin Kürt ve Kürtçe karşıtı politikalar izlediği vurgulanan açıklamada, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekilerek şöyle denildi: “Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nden söz edilirken Kürtçeye yönelik bu politikalar kabul edilemez. Sayın Abdullah Öcalan ana dili ekmek ve sudan daha önemli görmektedir. Gerçek barış; dillerin, halkların ve tarihsel değerlerin eşitliğiyle mümkündür.”
'Kürtçe statü kazanmadıkça barış mümkün değil'
Kürtçenin Kürt halkı için vazgeçilmez olduğu ifade edilen açıklamada şu talepler sıralandı: “Kürtçe hukuki ve siyasi statüye kavuşmadıkça, eğitim dili olmadıkça, Kürtçenin önündeki tüm yasal ve fiili engeller kaldırılmadıkça ve Kürtçe yer adları iade edilmedikçe gerçek bir barış ve demokratik toplum mümkün değildir.”
Kürtçeyi sahiplenme çağrısı
Açıklamada, tüm kurumlara ve topluma Kürtçeyi sahiplenme çağrısı yapılarak, “Kürtçenin korunması ve geliştirilmesi için mücadele büyütülmeli; her yer Kürtçe evlere, atölyelere, okullara ve üniversitelere dönüştürülmelidir” diye belirtildi.
'Kürtçe için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz'
Ardından konuşan yerine kayyım atanan Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal, dilin bir halkın onuru olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Anadilde eğitim en temel insan hakkıdır. Perperok Kreşi anadilde eğitim talebiyle açılmıştı. 15 Şubat’ta belediyeye kayyım atanmasının ardından Kürtçe eğitim veren eğitmenler sürgün edildi, öğrenciler uzaklaştırıldı. Kürtçe için verdiğimiz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.”
Neslihan Şedal, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de işaret ederek, “Bir halkın varlığı diliyle mümkündür. Dil gelişirse yaşam da gelişir” dedi.
“Dil üzerindeki engeller kaldırılmalı”
Konuşmasının devamında devlete çağrıda bulunan Neslihan Şedal, “Barıştan söz ediliyorsa dilin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Kürtçenin onuruna sahip çıkılmalı, Kürt halkının iradesini yok sayan politikalara son verilmelidir” ifadelerini kullandı.







