Pervin Buldan: Demokratik entegrasyonda en büyük yük kadınlarda
- 12:34 8 Mart 2026
- Güncel
WAN - TJA'nın düzenlediği 8 Mart şöleninde konuşan DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, “Demokratik entegrasyon sürecine girdik. Demokratik entegrasyon sürecinde kadınların omzuna büyük bir yük düşüyor. Kadının olmadığı bir yerde barıştan, demokrasiden söz edilemez” dedi.
Tevgera Jinên Azad (TJA), “Direnişle Özgürleşiyor Demokratik Toplumu Örüyoruz” şiarıyla Wan’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla miting düzenledi. Olumsuz hava koşulları nedeniyle Musa Anter Parkında yapılacak miting Wan merkezinde bulunan Villa Park Düğün Salonu'nda gerçekleşti. Barış Anneleri Meclisi, Wan Kadın Platformu, Star Kadın Derneği, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) Wan Şubesi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Wan Şubesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) Wan Şubesi, Şanowan, Aryen Kültür Sanat ve Araştırma Derneği, Xeta Jinê, Rojin Kabaiş için Adalet İnisiyatifi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Wan milletvekilleri, siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin kadın üye ve temsilcileri katıldı.
“Yek gotin yek çalaki” ve “Jin jiyan azadî” yazılı pankartların açıldığı şölende,“Şimdi kadın zamanı”, “Adını değil kadını yaşat”, “Şoreşa jinê şoreşa civakê ye” “Jin jiyan azadî ile kadın yüzyılına özgürlük” yazılı dövizler taşındı. Kadınlar ellerinde üzerinde “jin, jiyan, azadî” yazılı mor, sarı, kırmızı ve yeşil bayrakları taşıdı. Kadınlar sık sık “Jin, jiyan, azadî” ve “Bîjî Serok Apo” sloganları attı. Wan Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsünde kaybolmasının ardından katledilmiş halde bulunan Rojin Kabaiş’in fotoğraflarının yer aldığı dövizler taşınarak, Rojin Kabaiş’e adalet talep edildi.
Yeşil sarı kırmızılı ulusal birlik mesajı
7’den 70’e yüzlerce kadının katıldığı şölende, kadınlar ulusal kıyafetlerle katıldı. Renkli görüntülere sahne olan şölende, Barış Anneleri yeşil sarı kırmızı renklerle ulusal birlik mesajı verdi.
Saygı duruşuyla başladı
Şölende, demokrasi ve özgürlük mücadelesi başta olmak üzere yaşamını yitiren kadınlar anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Kadınlar saygı duruşunda ulusal marş okudu.
Barış Anneleri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü haykırdı
Barış Anneleri Meclisi’nin mesajı okundu. Mesajda “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine değinen Barış Anneleri, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve barış için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
‘Rojhilatlı kadınları selamlıyoruz’
Ardından TJA aktivisti Zeynep Sipçik konuştu. Dünyanın dört bir yanında kadınların geleceği için mücadele ettiğini kaydeden Zeynep Sipçik, “8 Mart bizim için sadece bir kutlama günü değildir, bizim için aynı zamanda bir direniş günüdür” diyerek 8 Mart’ın tarihsel önemine işaret etti. Özel savaş politikalarına değinen Zeynep Sipçik, “Rojava’da kadınları hedef alan bu zihniyet kadın devrimini hedef aldı. Ancak hiçbir kadın buna boyun eğmedi. Kadınlar sadece kendini değil halkını ve toprağını da savunacak kalkan edasıyla direndi. Bugün yine İran ve Rojhilat’ta kadınlara aynı şey dayatılıyor. Buradan Rojava kadın kazanımlarını ve Rojhilatlı kadınları selamlıyoruz” dedi.
‘Öcalan’ın felsefesi ile Ortadoğu’da halklara umut kapısı aralandı’
“Barış ve Demokratik Toplum" sürecine değinen Zeynep Sipçik, bu sürecin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatıldığını ifade etti. Bu çağrının kanın durması çağrısı olduğunu kaydeden Zeynep Sipçik, “Özgürlük Hareketi, Sayın Öcalan’ın çağrısıyla çok büyük ve önemli adımlar atıldı. Devlet de birtakım adımlar attı. Ancak biz kadınlar olarak somut adımların takipçisi olacağız. Bu sürecin amaca ulaşmasının takipçisi olacağız. Kadınlar olarak taleplerimizin de takipçisi olacağız. Bu sürece en çok kadınların dahil olması gerekiyor. Çünkü barışı kadınlar inşa edecek ve savaşın en ağır bedellerini kadınlar ödüyor. O nedenle bu sürecin en önemli aktörlerinden biri de Kürt kadınlardır. Bu çerçevede, kadına yönelik katliam, şiddet ve tecavüz politikalarının bir an önce durması gerekiyor. İstanbul Sözleşmesinin bir an önce yeniden yürürlüğe girmesi gerekiyor. Sayın Abdullah Öcalan’ın felsefesi ile Ortadoğu’da halklara umut kapısı aralandı. Rojava’da kadın örgüsüyle örülen özgür yaşamı her yerde inşa edeceğiz” sözlerine yer verdi.
Konuşmanın ardından Rojin Kabaiş için Adalet İnisiyatifi’nin mesajı okundu.
‘Sayın Öcalan’a teşekkür ediyorum’
Mesajın ardından İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan söz aldı. Kadınların gününü kutlayarak sözlerine başlayan Pervin Buldan, “Onurluyuz, gururluyuz çünkü biz bir mücadele sonrasında binlerle bugün bir araya geliyoruz. Ama öncesinde ‘jin jiyan, azadî’ felsefesini dünyaya yayan İmralı Cezaevine Sayın Öcalan’a teşekkür ediyorum. Biz direnişimizi, mücadelemizi büyütmek için buradayız. Direnişin ve mücadelenin en büyük örneğini siz Wanlı kadınlar en büyük şekilde sergiliyorsunuz. Daha kat edecek çok yolumuz var. Çünkü biliyoruz ki kadın katliamları, kadına yönelik şiddet ve kadınların özgürlük talebi devam ediyor. O yüzden mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz. Ta ki kadınlar bu coğrafyada eşit özgür ve kendi sözleri ve renkleriyle kabul edilene kadar. Cezaevinde bulunan tüm kadın arkadaşlarımıza selam ve sevgilerimizi gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
‘Demokratik entegrasyon sürecine girdik’
Pervin Buldan, “Bu coğrafya büyük acılar ve bedeller ödedi. Şimdi de bir süreç var ve hepimizin bu sürece destek olup büyütmesi gerekiyor. Şimdi süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Demokratik entegrasyon sürecine girdik. Demokratik entegrasyon sürecinde kadınların omzuna büyük bir yük düşüyor. Kadının olmadığı bir yerde barıştan, demokrasiden söz edilemez, hak, hukuk elde edilemez. O yüzden hep birlikte barışı bu topraklara getirelim. Kadınlar şimdiye kadar hep bedel ödeyerek bugünlere geldi” diyerek kayyım politikalarına değindi.
‘Ne savaşa ne de diktatörlere onay veriyoruz’
Pervin Buldan sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bu sürecin gerçek bir barışa evrilmesini istiyorsanız, kayyımları alacak ve Neslihan Şedal ile Abdullah Zeydan’ı yerine göndereceksiniz. Tüm belediye eşbaşkanları görevlerine geri dönmeleridir. Belediye eşbaşkanlarının görevlerine geri dönmeleri, sürece ivme kazandırır, kayyımların geri alınması barışa büyük katkı sağlar. Biz savaşları değil barışı örgütlüyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun savaşa karşı çıkıyoruz. Savaş hiçbir şeye çare değil, hiçbir yaraya merhem değil. Ne savaşa ne de diktatörlere onay veriyoruz. Zorba rejimler Kürt halkına uzun yıllar zorbalık yaptılar. Özellikle İran’da halklara yıllarca zorbalık ettiler. Ancak çözümün savaşla değil diyalogla olması gerektiğini yaşanan saldırılarda, Rojava’da gördük. Her sorun masa başında çözülebilir. Her sorun müzakere ve diyalogla çözülebilir. O yüzden İran’a yönelik savaşın da bir an önce durması ve halkların orada özgürlüğe kavuşması gerekiyor. Kürt halkının dilinin, kimliğinin, kültürünün garanti altına alındığı, eşit yurttaş talebinin mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizmek istiyoruz. Kürtler, kendi dil ve kültürleri ile yaşamak istiyor. Savaşlar bitsin, barış gelsin. Barış Ortadoğu’ya, Kürtlere, mazlum ve ezilen tüm halklara ve tabi ki kadınlara gelsin diyorum. 8 Mart’ınızı en içten duygularımla kutluyorum. Jin, jiyan, azadî.”
Pervin Buldan’ın konuşmasının ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 8 Mart dolayısıyla kadınlara gönderdiği mesajı Kürtçe ve Türkçe olarak okundu. Mesaj esnası ve sonrasında kadınlar “Bîjî Serok Apo” sloganları attı.
Mesajdan sonra Koma Sorjiyan sahne aldı.
Şölen halaylar ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları ile son buldu.









