‘Rojava kadınlar için umut, bütün dünya kadınları birleşmeli’ 2026-02-01 09:02:31   Melike Aydın   İSTANBUL - Halkların Karavanı’nda yer alan Friederike Schneider ve Daphne Bauer, Rojava’daki kadın özgürlük mücadelesinin erkek egemenliğini korkuttuğunu ifade ederek, “Kadın katliamı nerede olursa olsun tüm kadınları etkilemeli. Erkek egemenliğine karşı sınırları aşan kadın birliği şart” mesajı verdi.   HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çetelerin 6 Ocak’tan bu yana sürdürdüğü saldırılara karşı dünyanın farklı yerlerinden devrimciler Halkların Karavanı’nı oluşturdu. Rojava Devrimi’yle dayanışmak için İstanbul’a gelen Halkların Karavanı’nda yer alan kadınlar, cihadist saldırıların ve erkek egemen sistemin küresel bir tehdit olduğuna dikkat çekti.   ‘Cihadizm tehdidi daha çok vurgulanmalı’   Erkek egemen sistemin sadece Orta Doğu’da değil Almanya’da da görüldüğünü hatta güçlenerek iktidara geldiğini dile getiren Halkların Karavanı’nda yer alan kadınlardan Friederike Schneider, kadına yönelik şiddet ve katliamın arttığını tüm dünyada erkek egemenliğinin daha da güçlendiğini ifade etti. Friederike Schneider, “Rojava’daki bu cihadist güçler vurgusunu daha çok yapmalıyız. Oradaki kadın hareketi ve demokratik konfederalizm inşası erkek egemenliğini korkutuyor. Bu nedenle bu kadar şiddetle ona karşı geliniyor ama bu bizi de güçlendiriyor. Oradaki kadın hareketinin demokratik konfederalizmin inşasını görebiliyoruz ve bu bize güç veriyor” dedi.   ‘DAİŞ Avrupa’ya yansıyacak diye değil, kendimizi tüm kadınlarla bir görüyoruz’   DAİŞ’in Orta Doğu’da güçlendiğini ve bunun Avrupa için de tehdit olduğunu, ancak Halkların Karavanı’nda yer alma motivasyonunun buradan kaynaklanmadığını kaydeden Friederike Schneider, “Rojava’daki kadınlar bu tehdit altındaysa ben de kendimi tehdit altında hissederim. Ancak bu DAİŞ Avrupa’ya yansıyacak diye değil, kendimi onlarla bir gördüğüm için. Aslında erkek egemenliği neredeyse oradaki kadınlarla bir hissetmeliyiz. Zaten sınırları çizen erkek egemenliği. Aynı zamanda DAİŞ zihniyeti büyüyor ve Avrupa da bunu hissediyor. Asıl skandal olan şey ucu Avrupa’ya dokunduğu sürece ses çıkarılması. Bize dokunmadığı sürece umursamıyoruz. Oysa onlar bize dokunmadan haberdar olmalıyız ve bertaraf etmeliyiz” şeklinde konuştu.     ‘Rojava umut veriyor’   Avrupa’da umutsuzluğu da yaşadıklarını ve Rojava’nın umut verdiğini dile getiren Friederike Schneider, “Oradaki komünleşmeyi kilit noktası olarak görüyoruz. Avrupa’daki umutsuzluk bizim eksikliğimiz ama Rojava bize umut veriyor. Birbirimize yabancılaşmış gibiyiz ama orada birlik var” sözlerine yer verdi.   ‘Avrupa’da kendini özgür gösteren ancak özgür olmayan kadın gerçekliği’   Kadınların her yerde erkek egemen saldırılara karşı olduğunu ancak hala bir birlik sağlayamadığını söyleyen Daphne Bauer ise dünyada kadınlar güçlense de hala erkek egemenliğinin kadınlara karşı güç oluşturduğunu belirtti. Daphne Bauer, “Daha fazla organize olmak güçlenmek gerekiyor. Örneğin Avrupa’da gizli bir erkek egemenliği var. Aslında kadınların kendini özgür gösterdiği, kendini özgür zannettiği ama hiç özgür olmadıkları bir durum var. Bu devletin ideolojisiyle de ilgili. Devletler bize hep erkek egemenliğini dayattı. Biz özgür zannetsek de aslında bunun böyle olmadığını görüyoruz” dedi.   ‘Avrupa kökenliler de DAİŞ’e katıldı’   Rojava’nın Avrupa’da yakından takip edildiğini, “Kimsenin gücü yetmiyor” gibi hissettirildiğini kaydeden Daphne Bauer, Avrupa vatandaşı veya Avrupa kökenli milletlerin de DAİŞ’e katıldığına işaret ederek, “Sadece oradan gelenler değil, Orta Avrupa’dan gelenler de katıldı ki biz bu zihniyete karşı olmalıyız. Erkek egemen zihniyeti her yerde kaldırmak lazım. Bunu durdurmak toplumu da buna dair bilinçlendirmek gerekir” diye belirtti.   ‘Kadın katliamı nerede olursa olsun tüm kadınları etkilemeli’   Daphne Bauer, Rojava’da kadın özgürlük modelleri ve özsavunma inşa edildiği, kadın özgürlüğü ve fikri geliştiği için kilit noktası olduğuna vurgu yaptı, Avrupa’nın da bunu örnek aldığını kaydetti. Kadınlar olarak örgütlenmenin, kadın olmanın anlamının ve güçlenmenin önemine dikkat çeken Daphne Bauer, “Avrupa’da kadınlar katledildiğinde, tecavüze uğradığında aynı yerden besleniyor. Rojava’da bir kadın katledildiğinde de aynı etki altında kalıyoruz. Kadın katliamı nerede olursa olsun bütün kadınları etkilemeli ve ona karşı kadınlar olarak organize olmalıyız” vurgusu yaptı.   ‘Türkiye’nin HTŞ’ye desteğini bekliyorduk, saldırılar siyasi temelli’   HTŞ tarafından yapılan saldırıyı Türkiye’nin desteklemesinin zaten beklendiğini ancak yine de şoke edici olduğunun altını çizen Daphne Bauer, “Karavanla da Kürt derneklerine gittik ve büyük bir dayanışma oldu. Bir birlik sağlandı. Özgür kadınlar olarak bu kadın dayanışmasını nereye gidersek gidelim büyütmeliyiz. Saldırıları gördük siyasi bir düşüncenin yansıması. Orada kadınlar öncülük etti. Cihadist erkek egemenliğine siyasi ve ideolojik boyutta da karşı gelmeliyiz. Bizi orada ne olursa olsun yenemezler” diye belirtti.   ‘Bütün dünya kadınları birleşmeli’   Bütün dünyada erkek egemenliği büyürken kadınların da birleşmesi gerektiğini kaydeden Daphne Bauer, “Sorunumuz özgürleşmek, birbirimizi sevmeli ve desteklemeliyiz. Zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz yok” mesajını verdi.