Fatma İnce: Yasa yapım sürecinde masada olmalıyız 2026-08-07 09:02:28   Rojin Abay   İSTANBUL - SODAP Kadın Meclisi İl Eş Sözcüsü Fatma İnce, kalıcı barışın hukuki güvence ve kadınların kurucu özne olarak sürece katılımıyla mümkün olacağını belirterek, kadınların Anayasa ve yasa yapım süreçlerinde kurucu özne olarak yer almaları gerektiğini ifade etti.   Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında beklenen “Çerçeve Yasa” taslağı, Meclis Başkanlığı’na sunuldu. 12 maddeden oluşan taslak, Cuma günü Adalet Komisyonu’nda, Pazar günü de Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek. Daha sonra ise sürecin yasalaşması için çalışmalar yoğunlaşacak.    "Kök Yasa" tartışma ve çalışmaları sürerken, kadınlarda sürece dair taleplerini açıklayarak, kurucu özne olacaklarını belirtiyor.    Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Kadın Meclisi İl Eş Sözcüsü Fatma İnce, "Kök Yasa" ve sonrasında yapılması gerekenler hakkında konuştu.    'Kadınlar özne olmalı'   Kadın hareketinin yıllardır eşit, özgür ve şiddetsiz yaşam mücadelesi yürüttüğünü söyleyen Fatma İnce, "Bizler açısından eşit, özgür, güvenli ve şiddetsiz bir yaşam programımız belli. Kadınlar demokratikleşme ve anayasa yapım sürecinde etkin bir özne olursa bununla ilgili tarihsel birikim ve somut talepler de hayata geçebilir"   'Demokratikleşme eşitlik ile olur'   Kadınların eşit yurttaşlık mücadelesi ile barışın kalıcılığı arasında doğrudan bağ bulunduğunu dile getiren Fatma İnce, kadın örgütlerinin dile getirdiği taleplerin demokratikleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Mevcut süreçte kadınların ortaklaştığı somut talepler bulunduğunu kaydeden Fatma İnce, bu taleplerin hayata geçirilmesinin kalıcı barış açısından önemli olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:     Talepler    "Siyasi tutsakların serbest bırakılması, kayyumların geri çekilmesi, anadilde eğitim ve kamusal hizmet önündeki engellerin kaldırılması, cinsel şiddet faili üniformalı erkeklerin yargılanması ve İmralı'daki tecridin kaldırılarak, kadınların barışın konuşulduğu tüm masalarda sözünü söylemesi bugün için somut taleplerimizdir."   Kadın kazanımları   Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin kadınların haklarını güçlendirecek adımlarla ilerlemesi gerektiğini belirten Fatma İnce, kadın hareketinin bu alanlardaki mücadelesini sürdürdüğünü ifade ederek, "İstanbul Sözleşmesi'ne ve kadınların kazanımlarına yönelik çok yoğun bir saldırı var. 11'inci ve 12'nci Yargı paketleriyle Nafaka Hakkı başta olmak üzere kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılar gündeme geldi. Biz bunlara karşı aktif mücadele yürütüyor, kadınların haklarını geriletecek düzenlemelere karşı mücadelemizi büyütüyoruz" ifadelerini kullandı.    'Yasa yapım süreçlerinde olmalıyız'   Kadınların yalnızca barış müzakere süreçlerinde değil, anayasa ve yasa yapım süreçlerinde de doğrudan söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Fatma İnce, Meclis'te oluşturulacak komisyonlarda kadınların ve kadın örgütlerinin etkin biçimde temsil edilmesi gerektiğinin altını çizdi.    'Masada yer almalıyız'   Fatma İnce, "Kadın hareketi bu sürecin kurucu inşasında aktif rol alıyor. Ancak görüyoruz ki hazırlanan raporlarda ve sonraki süreçlerde kadınların talepleri yeterince yer bulmadı. Bu, kadınların bu sürecin öznesi olmadığı anlamına gelmez. Kadınlar kurucu aktör olarak masada yer almalıdır" ifadelerini kullandı.   Bese Hozat'ın öncülüğü   11 Temmuz 2025'te 30 gerillanın silah yakma törenini hatırlatan Fatma İnce, "Silah yakma töreni ve mücadelenin demokratik, hukuki alana taşınması kararı, Bese Hozat öncülüğünde, bir kadın liderliği ve iradesiyle hayata geçmiştir. Kadınların bu süreçteki öncü rolü, mücadelenin karakterini de belirlemiştir. Dolayısıyla kadınlar bu barışın sadece izleyicisi değil, asli kurucu aktörüdür. Masa kurulacaksa da komisyonlar işleyecekse de kadınların kendi rengi ve özgürlük talepleriyle orada yer alması şarttır."   'Barış mücadelesi toplumsallaştırılmalı'   Fatma İnce demokratikleşme sürecinin hukuki güvenceye kavuşturulmasının önemine işaret ederek kadın hareketinin mücadeleyi tabana yayması gerektiğini belirterek kolektif mücadele çağrısında bulundu: "Kadınlarla bağ kurmamız, mücadeleyi yerelleştirmemiz gerekiyor. Değişim ve dönüşüm ancak kadınlarla birlikte özneleşerek mümkün olabilir. Meclis'te temsil edilen tüm demokratik güçlerin iktidarın bölme politikalarına karşı birlikte hareket ederek, onurlu barışı ve demokratik toplumu birlikte inşa etmesi gerekiyor."