Süreçte hangi aşamalara gelindi: Taslak İmralı’ya götürülecek mi? 2026-07-17 18:00:10   Melek Avcı    ANKARA - DEM Parti, "kök yasa" hazırlıklarında sona yaklaşıldığını belirterek yaklaşık 10-12 maddelik düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşmasını beklediklerini açıkladı. Taslağın 23 Temmuz'daki İmralı görüşmesinde Abdullah Öcalan'a götürülmesinin planlandığı ancak henüz kesinleşmediği belirtildi.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Basın Sorumlusu Tayip Temel ve milletvekili Saruhan Oluç, muhalif basın kuruluşlarının temsilcileriyle düzenlenen kapalı basın toplantısında bir araya gelerek,  "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"nde gelinen aşama ve yürütülen çalışmalara ilişkin bilgilendirmede bulundu. Toplantıda gazetecilerin sürece ilişkin soruları da yanıtlandı.   Meclis ara vermeden yasanın gelecek   Toplantıda, AKP, MHP ve DEM Parti arasında, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın "kök yasa" olarak tanımladığı çerçeve yasanın Meclis tatile girmeden hazırlanması konusunda karşılıklı bir fikir birliği bulunduğu belirtildi. AKP ve MHP ile yürütülen görüşmelerde ise yasanın içeriğine ilişkin tartışmaların sürdüğü, DEM Parti'nin kişi ya da grupları kategorize eden ve kendi fesheden PKK’nin lider kadrolarını kapsam dışında bırakan bir düzenleme yerine, ayrım gözetmeyen ve kapsayıcı bir yasal çerçeve talebinin iktidara iletildiği aktarıldı.   İmralı görüşmelerin kesintiye uğramasından rahatsızlık duyuluyor   Ayşegül Doğan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerin düzenli ve sürekli hale getirilememesine ilişkin eleştiri ve önerilerini de AKP yetkililerine ilettiklerini söyledi. Görüşmelerin kesintiye uğramaması için sürecin belirli bir rutine bağlanması ve İmralı'ya ziyaret sıklığının artırılması gerektiğini belirten Ayşegül Doğan, bu konuda çözüm üretilmesini talep ettiklerini ifade etti.   AKP-MHP temasları   Toplantıda, AKP ve MHP ile yapılan görüşmelerin genel olarak olumlu geçtiği değerlendirilirken, İmralı Heyeti ile bugüne kadar herhangi bir yazılı taslağın paylaşılmadığı sadece sözlü aktarımların yapıldığı bir kez daha teyit edildi. Yazılı taslağın ise siyasi partilerle yürütülen temasların tamamlanmasının ardından paylaşılmasının beklendiği ifade edildi.   ‘Bu görüşmede birçok konu netleşecek’   Toplantıda sürecin sahadaki işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tayip Temel, 23 Temmuz'da gerçekleştirilecek görüşmenin kritik önemde olduğunu belirterek, "23'teki görüşmede Sayın Öcalan'ın neye evet dediğini, neye hayır dediğini öğreneceğiz. Bu görüşmede birçok konu netleşecek" dedi.   Saha pratiği yasanın çıkmasına bakıyor   Sürecin başlangıcından bu yana kendini fesheden PKK'nin çeşitli adımlar attığını hatırlatan Tayip Temel, TSK’nın da sahada süreç hassasiyetini gözeterek ateşkese uygun davrandığını söyledi. PKK'nin silah yakma eylemini kararlılığını göstermek amacıyla gerçekleştirdiğini ifade eden Tayip Temel, bunun "en geri dönülmez yolun tercih edilmesi" anlamına geldiğini söyledi. Ardından sahadaki durum için bir izleme mekanizmasının olduğunu belirten Tayip Temel, çatışma riski taşıyan tüm alanların bu mekanizma tarafından değerlendirildiğini, PKK'nin de provokasyon ve çatışma ihtimali bulunan bölgelerden çekildiğini ifade etti. Kış aylarına kadar geri çekilmenin sistematik biçimde sürdüğünü kaydeden Tayip Temel, “DEM Parti’nin buradaki rolü, bu mekanizmalara ilişkin Öcalan’ı bilgilendirmek ve raporlamakla yükümlüydü. Heyet bunları iletti ve raporladı. Devlet yetkilileri de bu konuda olumlu raporlar tuttu. Ki bunun sonucunda komisyon kuruldu.  Güney’in de bu sürece katkısı belli, hem Erbil hem Süleymaniye’nin pozitif destekleri oldu. Bütün bu öykünün sonu, yasal çerçevenin doğru ve bütün bu tarihsel adımlara uygun bir nitelikte çıkmasına dayanmış durumda” dedi.    ‘Barış yasasını özgürlük yasaları takip etmeli’   “Eğer sorunu ortaya koyacak, Kürt-Türk kardeşliğini oluşturacak bir yasa ile bu tarihsel tartışmalar ve adımlar taçlandırılmazsa bu, yalnızca çatışmayı önleyici bir yasa olur. Siyasi ve sosyal yaşama katılım yasası bir adımdır ama bununla bitmez” diye devam eden Tayip Temel,  “Çünkü Türkiye'de hâlâ Kürtlerin Türk olarak tanımlanması sorunu var. Kürtçenin önünde engeller var. Belediyelere el koymayı mümkün kılan yasalar hâlâ yürürlükte, siyasetçiler hâlâ cezaevinde. Tüm bunları ortadan kaldıracak bir yasal düzenlemeler silsilesi başlamalıdır. Buna biz barış yasası diyoruz, sonrası ise özgürlük yasalarıdır" dedi.   Çözüm karşıtlığı   İktidarın bazı mensupları tarafından PKK'nin silahları sadece belli noktalarda bıraktığı çoğu bölgeyi boşaltmadığı iddialarını sürekli gündeme taşımasına ilişkin ise, Tayip Temel, kendisini fesheden PKK yönetiminin temsilcileri ile devlet adına süreci takip eden mekanizma arasında günlük sorunların ve risk alanlarının takip edildiğini bildiklerini söyleyerek, “Bu mekanizma yasayı tartışmıyor. Muhatap Öcalan’dır. ‘Birinci hat boşaltıldı şu hat boşaltılmadı’ söylemi, silahlar bırakılsın yasa çıkartalım söyleminin alt zeminin oluşturmak içindir. Bu propagandayı çözüm karşıtlığı yapanlar yapıyor. 30 kişilik grup silahlarını bıraktı ve bir daha silaha dokunmadı ama silahlı güçlerin yanındadır. Teknik olarak yasayı bekliyorlar. Hangi güvenli alanda bu silahlar teslim edilecek, teknik olarak mümkün mü? Bu sorunu çözmeye yönelik büyük bir kararlılık ve irade halen oluşmamıştır. Öcalan’da bu irade tamdır, Bahçeli’de bu irade vardır, Cumhurbaşkanı’nda en azından buna yol açabilen bir yöntem vardır ama hala devlet mekanizmasında bu yoktur. Geçmişteki acılara saygı duyup, geleceği kurtarmak ve barış için Kürtler için bir yaklaşımı var mı bunu sormak gerekiyor? Silahların susmasına yönelik bir iyi niyet beyanı vardır şu an ama devletin Kürde yönelik kodları hala değişmemiştir. Birkaç gruptur Bahçeli’nin sürece dair konuşmaması ise önerdiği pratik adımların hala hayata geçmemesine yönelik bir tutumdur. Biz böyle okuyoruz bu sessizliği” sözlerini kullandı.   Lider kadroların dönüşü yasa değil müzakere alanıdır   Çıkarılacak yasanın PKK'nin feshi gerçeğini esas alması gerektiği toplantıda özellikle vurgulayan Tayyip Temel,  buna karşın hangi PKK yöneticisinin nerede yaşayacağı meselesinin müzakere konusu olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Bu başlığın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, devlet ve PKK kadroları arasında yürütülecek görüşmeler kapsamında ele alınacak bir mesele olduğunu söyleyen Tayip Temel, “Yasa, PKK’nin feshine dayanmalıdır ama hangi PKK liderinin nerede yaşayacağı bir müzakeredir. Bu da Öcalan, devlet ve PKK kadroları arasındaki müzakerelere kalmıştır. Ne PKK ne Öcalan böyle bir düzenlemenin işe yaramayacağına inanıyor. Türkiye’ye dönüş dışındaki seçenekler, yasayla Türkiye’ye gelmelerini engellemeyecek biçimde müzakereyle tartışılmalıdır ve bu müzakereye bırakılmalıdır. Yasa ile yasaklanmamalıdır” dedi.    Yasa içeriği ve öneriler   Yasa hazırlıklarına da değinilen toplantıda, gelecek olan taslağın çok uzun ve geniş bir taslak olmasından ziyade 10-12 maddelik bir taslak olarak gelmesinin beklenildiği aktarıldı. 24 Mayıs'ta gerçekleştirilen görüşmelerde DEM Parti'nin hazırladığı önerileri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a ilettiklerini ve Kürt Halk Önderi’nin de önerilerinin alındıktan sonra devlete sunulduğu belirtildi. DEM Parti’nin yasaya ilişkin önerilerinde ise temel amacının işlevsel bir yasal çerçeve oluşturmak olurken, düzenlemenin ayrımcı olmaması, bütünlükçü bir anlayış taşıması, isteyen herkesin yasadan yararlanabilmesi ve yararlanmanın engellenmemesi ilkelerini içerdiği bilgisi paylaşıldı. Bunun yanı sıra önerilerde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın hukuki statüsüne ilişkin bir düzenlemenin yer aldığı, devletin bu önerileri dinlediğini ancak bugüne kadar taraflar arasında herhangi bir yazılı taslak ve metin iletilmediğini belirten Saruhan Oluç,  önümüzdeki günlerde bu yönde karşılıklı adımların atılacağını söyledi. Yurt dışında sürgünde bulunanlara ilişkin düzenlemeler ile “Terörle Mücadele Kanunu” kapsamındaki dosyalara yönelik değişiklikler ise peyderpey, yeni yasama yılında Meclis gündemine gelecek.    Yasal düzenlemenin kabul edilmesiyle birlikte ise yararlanan gerillaların sayısal çokluğu nedeniyle geri dönüşler noktasındaki uygulamada da kimi zorlukların da yaşanmasının olası olduğu öngörülüyor. Saruhan Oluç, uygulama sürecinin sorunsuz işlemesini umduklarını, bu noktada Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın önemli bir rol üstleneceğini düşündüklerini ifade etti.   Ağırlaştırılmış müebbet konusu   Toplantıda, yasal düzenlemenin kapsamına ilişkin de değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmeler sırasında PKK’nin bazı üyelerinin düzenleme dışında bırakılması ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlülerin kapsam dışında tutulması yönünde herhangi bir başlığın gündeme gelmediği belirtildi. Geri dönüş yasasına ilişkin tartışmalarda ise, Türkiye'ye dönecek kişilerin hangi yasal düzenlemeler çerçevesinde dönüş yapacağı, siyasal ve toplumsal yaşama nasıl katılacakları ve bunun için hangi mekanizmaların oluşturulması gerektiği konularının ele alındığı aktarıldı. Bu sürecin bir devlet politikası olarak işletildiğini hatırlatan Ayşegül Doğan, "Bu, devletin bir projesidir. Zaten kendileri de bu politikadan geri dönüş olmayacağını ve bunun bir devlet projesi olduğunu söylüyorlar" dedi.   Anayasa tartışmaları   Saruhan Oluç, "Tüm bunlar gerçekleşse bile Kürt sorunu hemen çözülmüş olmayacak. Biz bu sorunun demokratik çözümü için yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümünü her zaman nihai olarak bir anayasa sorunu olarak değerlendirdik. Nihai çözüm anayasal çözümdür. Bugüne kadar bu tartışmayı yürütmedik ancak böyle bir tartışma başlayacaksa buna hazırız. Demokratik sisteme ilişkin önerilerimiz de hazırdır ve bunları kamuoyu önünde tartışabiliriz" diye belirtti.    Taslak İmralı’ya götürülecek mi?   Saruhan Oluç, olumsuzluk yaşanmaması için çaba gösterdiklerini ancak mutabakat sağlanamaması halinde de mücadelelerini sürdüreceklerini kaydederek, "Küstük, oynamıyoruz diyeceğimiz bir noktada değiliz. Müzakerenin sürdürülmesi için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Toplantıda, iktidarın hazırlayacağı yasa taslağının 23 Temmuz olarak belirtilen İmralı ziyaretinde heyet tarafından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a götürülmesi öngörülürken buna ilişkin ise bir netlik olmadığı ifade edildi.     Temaslar sürecek   DEM Parti İmralı Heyeti’nin kök yasaya ilişkin siyasi partilerle temaslarının süreceği aktarılırken, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un siyasi partilere yönelik yeni bir ziyaret turu gerçekleştirmesinin beklendiğini söyleyen Ayşegül Doğan, bu ziyaretler sonrasında, siyasi partilerden gelecek öneriler doğrultusunda yasa taslağına son şeklinin verilmesinin öngörüldüğünü  söyledi. Numan Kurtulmuş'un ziyaret takvimine ilişkin ise henüz bir bilgi paylaşılmadı.    Taslağı Meclis’e kim sunacak?   Kök yasa taslağının Meclis’e kim tarafından sunulacağı ise merak edilen konulardan biri olurken, bu konuda partiler ve Meclis Başkanlığı tarafından çeşitli görüşler söz konusu. DEM Parti ise Meclis Komisyonu raporunun hazırlanmasında ortaklık yapan ve ortak bir çalışma yürüten tüm siyasi partilerin imzası ile taslağın Meclis’e sunulması gerektiğini düşünüyor.  Ayşegül Doğan, diğer siyasi partilerin de sürecin doğrudan aktörü olmak istediğini dile getirerek, "Bu açıdan taslağın tek bir partinin imzasıyla değil, diğer siyasi partilerin de imzasıyla Meclis'e sunulmasının süreci kolaylaştıracağını düşünüyoruz"  diye konuştu.