Gundik Festivali başladı: Kadın özgürleşirse yol özgürleşir 2026-07-10 22:31:42   ERDEXAN - Gundik Doğa, Kültür ve İnanç Festivali, kadın özgürlüğü, anadil ve inanç mücadelesi vurgularıyla başladı. Festivalde konuşan DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Sözcüsü Yüksel Mutlu, "Kadınlar evden çıkmalı ve kendi kararını kendisi verebilmelidir. Bizim geleceğimizi erkekler yazmamalıdır. Çözüm ve barış süreci beslenmelidir" dedi.   Erdexan'ın Mêrdînik (Göle) ilçesine bağlı Gundik köyünde düzenlenen Gundik Doğa, Kültür ve İnanç Festivali, yurt içi ve Avrupa'dan kitlesel katılımla başladı. Üç gün sürecek festivalin ilk gününde Dersimli Pir Kazım Açıktepe'nin dua vermesiyle mezarlık ziyareti gerçekleştirildi, ardından çerağlar uyandırıldı.   Festival Başkanı Didem Gündü'nün açılış konuşmasıyla başlayan programa  Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AABK) Genel Başkanı Özgür Demir, araştırmacı Hıdır Sönmez ve çok sayıda yurttaş katıldı. Köy cemevinde kadın paneli, anadil söyleşisi ve belgesel gösterimi gerçekleştirildi.   'Kadın özgürleşirse yol özgürleşir'   Panelde konuşan Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgür Demir, Alevi öğretisi ile kadın özgürlük mücadelesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, "Bugün konuşacağımız mesele eşitlik, adalet ve hakikat meselesidir. Alevilik yalnızca bir inanç değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi ve vicdan öğretisidir. Bizde kadın ya da erkek üstünlüğü değil, can vardır. Ancak bugün kurumlarımızda bu eşitliği göremiyoruz. Kadın yaşamın her yerinde olmasına rağmen karar mekanizmalarında yer bulamıyor" dedi.   Kadınların artık yalnızca emek veren değil, karar veren de olmak istediğini ifade eden Özgür Demir, "Eşit temsil bir lütuf değil, haktır. Özellikle genç kadınların önünü açmak zorundayız. Genç kadınlar akademide, sokakta, sanatta, siyasette ve yaşamın her alanında var. Biz Avrupa'daki Alevi kadınlar yalnızca hak talep etmiyoruz; öğretimizin özüne sahip çıkıyoruz. Kadın güçlenirse toplum güçlenir, kadın özgürleşirse yol özgürleşir" diye belirtti.   'Asimilasyona karşı zihniyet devrimi yapılmalı'   Ardından konuşan Yüksel Mutlu, böylesi bir dönemde bir araya gelmenin dayanışmayı büyüttüğünü belirterek, "Gundik'e bakınca Dersim'i görüyorum. Analarımız erkek-devlet şiddetine, yoksulluğa ve doğanın talanına karşı ayakta kalma mücadelesi verdi. İnancın, hakikatin ve dilin bugüne taşınmasında anaların emeği çok büyüktür. Kırklar Meclisi'nin yarısı kadındır ama bugün kadın geride bırakılıyor. Pirler ve dedeler var, analar ise yok sayılıyor" ifadelerini kullandı.   Aleviliğin asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Yüksel Mutlu, "Aleviliğe Türkçü, Sünni ve erkek egemen bir anlayış dayatılıyor. Bir zihniyet devrimi yapılmalı ve kadın toplumdaki gerçek yerini almalıdır. İnancımızın Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlanmasını kabul etmiyoruz. Bütün kurumlar Alevi tarihini, teolojisini ve felsefesini öğrenmelidir" dedi.   Kadınların yaşamın her alanında söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Yüksel Mutlu, "Kadınlar evden çıkmalı ve kendi kararını kendisi verebilmelidir. Bizim geleceğimizi, hikâyemizi erkekler yazmamalıdır. Uzun süredir devam eden çözüm ve barış süreci beslenmelidir. Kurtuluş herkesin birleşmesidir; Kürt kurtulursa Alevi kurtulur, emekçi kurtulur, Türk kurtulur" diye konuştu.   Zazacanın yaşatılması çağrısı   Araştırmacı Hıdır Sönmez ise Zazacanın tarihsel gelişimi ve coğrafi dağılımına ilişkin sunum yaptı. Zazacanın Hint-Avrupa dil ailesinin İran dilleri grubunda yer aldığını belirten Sönmez, dilin Kuzey ve Güney olmak üzere iki ana lehçeden oluştuğunu söyledi.   Bingöl ve Muş Alparslan üniversitelerinde Zazaca bölümlerinin açıldığını anımsatan Sönmez, okullarda seçmeli Zazaca derslerinin yaygınlaşmasının toplumsal taleple mümkün olacağını belirtti. Anadilin yalnızca akademik çalışmalarla değil, günlük yaşamda kullanılarak korunabileceğini ifade eden Sönmez, ailelere çocuklarıyla anadillerinde konuşma çağrısı yaptı.   Festival, üç gün boyunca panel, söyleşi, kültürel etkinlikler ve çeşitli buluşmalarla devam edecek.