DFG raporu: Gazetecilere baskı Nisan’da da sürdü 2026-05-05 11:11:33   HABER MERKEZİ - Nisan ayı hak ihlali raporunu paylaşan DFG, 2 yayın organının saldırı veya engellemeyle karşı karşıya kaldığı, 3 gazetecinin evinin basıldığı, 3 gazetecinin gözaltına alındığı ve 1 gazetecinin tutuklandığını belirtti.    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), gazetecilere yönelik Nisan ayı hak ihlali raporunu paylaştı.    Raporda, gazetecilerin yaşam hakkı ve güvenliğine yönelik ihlaller kapsamında; 2 yayın organı saldırı veya engellemeyle karşı karşıya kalırken, 3 gazetecinin evi basıldı, 3 gazeteci gözaltına alındı ve 1 gazeteci tutuklandığı belirtildi. Riha’nın Sewreg ilçesindeki bir okulda meydana gelen olay sonrası dijital medyada “yanıltıcı bilgi” içeren paylaşımlar yapıldığı gerekçesiyle yürütülen soruşturma kapsamında, olayla ilgili paylaşım yaptığı gerekçesiyle gazeteci Mehmet Yetim tutuklandığı belirtilerek, Mehmet Yetim’in tutuklanması, Dezenformasyon Yasası’nın gazeteciler açısından ne denli büyük bir tehlike olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiği kaydedildi.    Düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlaller    Raporda şu ifadelere yer verildi: "1 gazeteci kötü muameleye maruz kaldı, 1 gazeteci tehdit edildi ve 2 gazetecinin haber takibi engellendi. Hapishanelerde ise en az 1 gazetecinin hak ihlaline uğradığı tespit edildi. Bu veriler, gazetecilerin yalnızca kamusal alanda değil, özel yaşam alanlarında da baskı altında olduğunu gösterdi. Düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlaller de dikkat çekici boyutlara ulaştı. Nisan ayında 9 gazeteci hakkında soruşturma açıldı, 4 gazeteci hakkında dava açıldı. 10 gazeteciye toplamda 17 yıl 8 ay 28 gün hapis cezası verildi. Ayrıca 35 dosyada 118 gazetecinin yargılamasının sürdüğü belirtildi. 03 Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye’de tutuklu gazeteci sayısı 31 oldu. Bu tablo, gazetecilik faaliyetlerinin yargı baskısı altında sürdürüldüğünü ve cezalandırma pratiğinin yaygınlaştığını ortaya koydu.   Dijital sansür    Basın ve medya kuruluşlarına yönelik engelleme ve sansür uygulamaları da sürdü. RTÜK tarafından 13 yayın hakkında yaptırım uygulandı, 1 program durduruldu ve kanallara çeşitli oranlarda idari para cezaları verildi. Bu yaptırımlar, yayıncılık alanında idari baskının sürdüğünü gösterdi. İnternet ve dijital medya alanında ise 29 habere ve 18 sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildi. Herhangi bir internet sitesinin tamamen kapatılmadığı görülse de içerik bazlı sansür uygulamalarının yaygın şekilde devam ettiği anlaşıldı.   Hakikatin sesi susturulamaz    Basın Özgürlüğü Günü, hakikat mücadelesi yürüten gazetecilerin maruz kaldığı baskı, yargılamalar, tutuklamalar ve yaşam hakkı ihlallerine karşı bir hatırlatma ve direniş çağrısı olarak öne çıktı. Gazeteciler açısından basın özgürlüğü, yalnızca mesleki bir hak değil, aynı zamanda halkın hakikate ulaşma mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak anlam kazandı. Bu nedenle, bedel ödeyen, susturulmak istenen ancak hakikati yazmaktan vazgeçmeyen gazetecilerin günü olarak öne çıktı. Özgür basının demokratik toplumun temeli olduğu vurgulandı ve hakikatin sesinin susturulamayacağı belirtildi.”