Beritan Güneş: Kobanê’de çocuklar kuşatma altında 2026-02-25 15:25:37   ANKARA - DEM Parti Milletvekili Beritan Güneş, QSD ve HTŞ arasındaki anlaşmanın samimiyetinin Kobanê’deki tutumla sınandığını belirterek, "35 gündür Kobanê’de çocuklar, bebekler ve bir bütün olarak toplum kuşatma altında. Bu kuşatma derhal kırılmalı ve insani koridor açılmalıdır" dedi.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn milletvekili ve Çocuk Komisyonu Eş Sözcüsü Beritan Güneş Altın çocuklara ve güncel gelişmelere ilişkin mecliste basın toplantısı düzenledi.    Epstien dosyasının takibi   Epstien dosyası ile başlayan Beritan Güneş, tüm kadınları ve çocukları hedef alan siyasetçileri ve sermayeyi kapsayan organize bir küresel fuhuş ağı olduğunu hatırlattı. Beritan Güneş, “ Var olan belgelerin bir anda açıklanıyor olması, bu belgelerin her birinin çocuk istismarı, kadına yönelik istismar, tecavüz ve çocuğu hedef alan çoklu suçlarla karşı karşıya olması hem belgelerin incelenmesinin hem ayıklanmasının ve aynı zamanda kamuoyunda yaratılan duygunun kamuoyu tepkisinin de bu şekilde sönümlenmesini hedeflediğini düşünüyoruz. DEM Parti Çocuk Komisyonu olarak; Epstein  davasını incelemek üzere hukuk komisyonumuz ve kadın meclisimizle birlikte bu meseleye eğileceğimizi, kapitalist moderniteden ve kapitalist dünya düzeninden bağımsız değerlendiremeyeceğimizi, bütün halkların, çocukların, kadınların varlığına tehdit olarak oluşturulmuş bu çocukları hedef alan suç düzenine karşı mücadele edeceğimizi ifade etmek istiyorum. Aslında ifşa olan bu uluslararası istismar ağı bir grup aykırı ismin kişisel sapması olmanın çok ötesinde patriyarkanın çarpık arzu rejimi ve iktidar örgütlenmesinin bir sonucu olduğunu da ifade ediyor Özgürlük İçin Hukukçular Derneği. Çok önemli ve haklı bir ifade olduğunu düşünüyoruz” sözlerini kullandı.   ‘Yetkililer derhal açıklama yapsın’   Epstien dosyasındaki Türkiye ayağının araştırılmaması ve üstünün örtülmesine tepki gösteren Beritan Güneş, “ Türkiye Devleti tarafından bu korkunç Epstein davasında adı geçmesine rağmen henüz kamuoyunu aydınlatacak, çocukların mevcut istismar ağı içerisinde Türkiyeli çocukların durumunu açıklayacak, verileri ortaya koyacak bir açıklamadan, bir sorumluluktan kendilerini azade hissettiklerini, ama ne yazık ki bunu yapmalarının mümkün olmadığını, Epstein davası ile birlikte adı geçen Türkiye'deki kişilerin, kurumların, yapıların derhal yetkililer tarafından açıklanması ve yaptırımların uygulanması gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Üzerini kapatma çabasının gizlilikle birlikte kamuoyunun erişimine engel konulma çabalarının yerine bu meseleye incelikli olarak eğilen adı geçen kurumların, sermayelerin, yapıların teşhir edildiği, kamuoyuna açıklandığı, deklare edildiği ve yargılandığı bir sistemle ancak Türkiye'deki çocuklar korunabilir” diye belirtti.     ‘Yüz bin çocuk ve kadın istismar ağlarının hedefinde mi açıklayın’   Beritan Güneş şunları belirtti: “İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı Türkiye'deki 100 bin çocuk ve kadının istismar ağlarının bir parçası kılındığı belirtti, biz bu verileri yetkililere sormak istiyoruz.  Türkiye'de 100 bin çocuk ve kadın istismar ağlarının bir parçası halinde mi? Gerçek veriler neler?  Çocuklar, kadınlar bir istismar ve sömürü ağıyla karşı karşıya mı? Buradaki gerçek hakikat nedir sorusunu biz Aile ve Sosyal Sosyal Hizmet Bakanlığı başta olmak üzere İçişleri Bakanlığı'ndan ve bu konuya dahil olması beklenilen bütün yetkili mercilerden bu konuya dair şeffaf bir açıklama bekliyoruz.  Kamuoyu, halklar, DEM Parti Çocuk Komisyonu olarak bizler  2016 yılından beri açıklanmayan kayıp çocuk verileri olmak üzere istismara uğrayan, ihmale şiddete uğrayan çocukların verilerinin ivedilikle açıklanmasını istiyoruz.   Rojava’daki çocukların durumu   Rojava'da çocukların açlıkla, ilaçsızlıkla, susuzlukla sınandığı, savaşın ve çatışmaların etkisinde hayatta kalmaya çalıştığı fakat tüm dünyada yeterli sesi ve tepkiyi gösterilmediği bir durumla karşı karşıyayız. Çocukların işkence ile katledildiği, işkenceye uğradığı, çeteler tarafından IŞİD zihniyetiyle katledildiği, ne yazık ki esir alınan ve pek çok istismarla çoklu istismarla karşı karşıya kaldığını ne yazık ki veriler de söylüyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Sorun yayınladığı bilançoya göre 2025'te Suriye'de çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 9.200 kişi katledildi. Ve bugün de bu katliamlar henüz durdurulmuş değil. Yapılan anlaşmalar olsa da mevcut bir mutabakat sağlandığına dair açıklamalar da yapılsa QSD ve HTŞ arasında imzalanan anlaşmaların gerçekliğini Kobanê'ye bakarak sınandığını da ifade edelim. Çünkü 35 gündür kuşatma altında Kobanê, 35 gündür Kobanê'deki çocuklar kuşatma altında, bebekler kuşatma altında, gençler, kadınlar bütün bir toplum kuşatma altında ve bugün bu kuşatmanın sınırlarının adeta bir soykırıma çevrilmek istendiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bütün uluslararası kamuoyuna da Türkiye'ye de çocuk hakları çalışan bütün inisiyatiflere de HTŞ eliyle çocuklara yönelik işlenmiş savaş suçlarının aydınlatılması ve bu suçlardan, bu suçları işleyenlerden ve bunu üreten mekanizmalardan hesap sorulması gerektiğini bir kez daha ifade etmemiz gerekiyor.   Türkiye’nin de yapacakları var!   Çünkü elimizdeki veriler çocuklara yönelik savaş suçlarının Rojava'da HTŞ tarafından işlendiğini açıklıyor. Var olan kuşatmanın kendisinin de zaten bir insanlık suçu olduğunu, bir savaş suçu olduğunu ve bir halkı soykırımdan geçirme tehdidiyle yapıldığını da ifade etmemiz gerekiyor.  Türkiye'nin de yapacakları var. Bu vesileyle Mürşitpınar Sınır Kapısı olmak üzere Rojava ve Suriye'deki bütün sınır kapılarının ivedilikle açılması, insani koridorun oluşturulması, başta çocuklar olmak üzere bütün toplumun ihtiyaçlarının karşılanması için açılacak olan insani koridorun Türkiye tarafından organize edilmesi bir fiil yapılmasının da gereklidir.”