Kadın katliamlarının araştırılması için DEM Parti’den genel görüşme talebi 2026-02-25 13:38:33   ANKARA - DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, kadın katliamlarının nedenlerini araştırılması için Meclis Genel Kurulu’nda genel görüşme talebinde bulundu.     Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, kadınları koruyan ulusal ve uluslararası mekanizmaların tasfiye edilmesi, koruyucu yasaların etkin uygulanmaması ve cezasızlık politikaları nedeniyle kadınların yaşam hakkının sistematik biçimde korunmadığını; bunun sonucunda da bir günde 6 kadının katledildiğini belirterek, bu yapısal nedenlerin ve kamusal sorumlulukların araştırılması için Meclis Genel Kurulu'nda genel görüşme açılmasını talep etti.    Koruma mekanizmalarının eksikliği   Verilen önergenin gerekçesinde, bir günde 6 kadının katledilmesiyle gelinen noktanın endişe verici olduğu belirtilerek, “Sadece 24 saat içinde 6 kadının, sırf kadın oldukları için hayatlarının ellerinden alınması, toplumsal ve siyasal bir kriz olarak ele alınmalı; acilen kapsamlı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Katledilen kadınların yaşam öyküleri ve onların ölümüne neden olan süreçler, durumun yakıcılığını ve sistemin ihmallerini gözler önüne sermekte, şiddetin münferit olmadığını; devlet politikaları, koruma mekanizmalarının eksikliği ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle beslenen sistematik bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır” denildi.    ‘Kadınlar susturuluyor’   Boşanmak isteyen kadınların erkek devlet şiddetinin hedefi olduğu ve arabuluculuk mekanizmalarının boşanmayı zorlaştırdığı önergede belirtilerek, “Tüm bu yaşanılanlar kadına yönelik şiddetle mücadelede var olan mekanizmaların kadınları korumadığı gibi siyasi iktidarın bu mekanizmaları güçlendirmeye dönük yeteri düzeyde sorumluluk almadığını ortaya koymaktadır. Kadın katliamları en çok ‘aile’ içerisinde gerçekleştirilirken aileyi güçlendirmeye dönük politikalarla bu cinayetlerin beslendiği görülmektedir. Şiddet gören kadının karakollar başta olmak üzere başvurduğu merkezlerde çalışan personeller tarafından erkeklik kodlarıyla yönlendirilmesi, susturulması birçok kadının bu merkezlere başvurmasının önündeki yine en büyük engel olmuştur. Kadına yönelik suç işleyen faillere iyi hal indirimlerinin uygulanması, cezasızlık politikaları ile ödüllendirilmesi failleri güçlendirirken kadınların adli makamlara güven duymamasına neden olmaktadır. Nitekim geride bıraktığımız 2025 yılının katledilen 294 kadının büyük çoğunluğu boşanmak istediği için, kendi hayatları hakkında karar almak istediği için katledilmiştir. Aynı yıl içerisinde 297 kadının ölümü şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçerken bu ölümlerin aydınlatılmaması kadınların yaşamlarını korumakla yükümlü olan iktidarın, ilgili bakanlıkların ve kurumların kadınların yaşamını korumaya dönük sorumluluğunu yerine getirmediğini göstermektedir” sözlerine yer verildi.   ‘Katliamlar araştırılsın'   Devamında ise şunlara yer verildi: “İstanbul Sözleşmesinin her bir maddesi bu yaşamları korumaya dönük yükümlülükler içermesine rağmen sözleşmenin feshedilmesi, özellikle siyasetin diline bulaşan eril söylemlerle cinsiyetçiliğin, nefret suçlarının körüklenmesine dönük politikaların savunulması kadın cinayetlerindeki artışın temel nedenleri haline gelmiştir. Nitekim bu cinayetleri önlemeye dönük mekanizmaları güçlendirmenin yolu da cinsiyetçiliğin üretildiği bu kurumları dönüştürmekle birlikte kadınların haklarını, hayatlarını en yerelden koruyacak yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, desteklenmesidir. Kadın cinayetlerindeki artışın ardındaki yapısal nedenlerin araştırılması, yaşam hakkı korunmayan 6 kadının hangi kamusal ihmaller ve kurumsal sorumluluklar nedeniyle korunamadığının açığa çıkarılması, mevcut yasal düzenlemelerin neden etkili biçimde uygulanmadığının tespit edilmesi ve kadınların özgür ve eşit yaşamını esas alan yeni, caydırıcı ve bütüncül politikaların hayata geçirilmesi amacıyla Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 102. maddeleri gereğince Genel Görüşme açılmasını arz ve talep ederim.”