‘Çıplak arama uygulamasına son verilsin’ 2026-02-14 19:21:18   İZMİR- İzmir'de dijital medya hesabından paylaştığı saç örme videosu nedeniyle "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla tutuklanan çocuklara ve Halklar Karavanı aktivistlerin gözaltında cinsel şiddet ve tecavüz girişimine maruz kalmasına yönelik yaptıkları açıklamada TJA ve DEM Parti Kadın Meclisi “Cezaevi ve geri gönderme merkezlerinde şiddet ve kötü muamele son bulmalıdır.” dedi.   Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), İzmir'de dijital medya hesabından paylaştığı saç örme videosu nedeniyle "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla tutuklanan çocuklara ve Halklar Karavanı aktivistlerin gözaltında cinsel şiddet ve tecavüz girişimine maruz kalmasına tepki göstermek için basın açıklaması düzenledi. Alsancak’ta bulunan Türkan Saylan Kültür Merkez’inde gerçekleştirilen açıklamada “İşkenceye, cinsel şiddete, cezasızlığa karşı mücadeledeyiz” pankartı açıldı. Açıklamada sık sık “Jin jiyan azadî”, “Çıplak aramaya son”, “Gözaltında tacize tecavüze son” sloganları atıldı. Basın metnini DEM Parti Kadın Meclisi sözcüsü Türkan Aslan Ağaç okudu.   ‘Güvenlik gerekçesiyle bedene yönelik müdahale alanı yaratılamaz’   Son dönemde yaşanan ağır hak ihlallerinin, Türkiye’de güvenlikçi yönetim anlayışının kadınlar ve çocuklar üzerinde tahakküm rejimi kurduğunu vurgulayan Türkan Aslan Ağaç, ifade özgürlüğünün kriminalize edilmesi ile hapishanelerde ve geri gönderme merkezlerinde ortaya çıkan cinsel şiddet ve onur kırıcı uygulamaların birbirinden kopuk olmadığını söyledi. Bu tablonun kadın düşmanı politikalarla beslenen, denetimsizlik ve cezasızlık üzerinden süreklilik kazanan sistemsel bir soruna işaret ettiğini belirten Türkan Aslan Ağaç, “Rojava saldırıları sırasında dayanışma göstermek amacıyla dijital alanda düşünce açıklayan ya da paylaşımlarının fonuna Kürtçe şarkılar ekleyen çocukların tutuklanması, hukukun koruyucu niteliğinden uzaklaşıldığını ortaya koymaktadır. Geçtiğimiz günlerde dijital medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanan çocuklar sadece özgürlüğünden yoksun kalmamış, çeşitli işkencelere de maruz kalmıştır. Çocuk adalet sistemi özgürlükten yoksun bırakmayı son çare olarak düzenlerken, tutuklamanın fiili bir cezalandırma aracına dönüşmesi açık bir hak ihlalidir. Siyasal içerikli düşünce açıklamaları nedeniyle özgürlüğün kısıtlanması, ifade özgürlüğünün özüne müdahaledir. Hapishanelerde uygulanan çıplak arama, insan onurunu hedef alan ve beden dokunulmazlığını ihlal eden bir uygulamadır. Güvenlik gerekçesiyle bedene yönelik müdahale alanı yaratılamaz. Kadın bedeni üzerinde kurulan denetim ve aşağılayıcı muamele, erkek egemen iktidar ilişkilerinin kurumsal tezahürüdür. İşkence ve kötü muamele yasağı mutlak niteliktedir; olağanüstü hâl, güvenlik tehdidi ya da başka herhangi bir gerekçe bu yasağı askıya alamaz” dedi.   ‘Geri gönderme merkezleri cezasızlığın mekanlarına çevriliyor’   Dayanışma amacıyla Türkiye’ye gelen Halklar Karavanı aktivistlerinin geri gönderme merkezlerinde cinsel şiddet, taciz ve tecavüz girişimlerine maruz kalmasının  merkezlerin yalnızca idari mekânlar değil, denetimsizlik ve cezasızlıkla beslenen kapalı güç alanları haline geldiğini gösterdiğini kaydeden Türkan  Aslan Ağaç, “Geri gönderme merkezleri, kamu otoritesinin mutlak kontrolü altında bulunan alanlardır; bu alanlarda yaşanan her ihlal doğrudan devlet sorumluluğunu doğurur. Cinsel şiddet iddialarının varlığı dahi, etkili, bağımsız ve tarafsız soruşturma yükümlülüğünü tetikler. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, yalnızca bir ihmal değil; cezasızlık politikası anlamına gelir. Devlet gözetimi altındaki kişilerin beden bütünlüğünü koruyamayan bir sistem, hukuki meşruiyet iddiasını da zedeler.Bu iki başlık birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo açıktır: Düşünce açıklamak cezalandırılmakta, dayanışma kriminalize edilmekte ve kadın bedeni disiplin aracı haline getirilmektedir. Güvenlik söylemi, temel hakların daraltılmasının gerekçesine dönüştürülmekte; hapishane ve geri gönderme merkezleri ise şeffaflıktan uzaklaştırılarak cezasızlığın mekânlarına çevrilmektedir” ifadelerine yer verdi.   Talepler:   * Hapishanelerde ve geri gönderme merkezlerinde şiddet ve kötü muamele son bulmalıdır.   * Hapishaneler ve geri gönderme merkezleri bağımsız ve sivil denetime açılmalıdır.   *Çıplak arama uygulamasına derhal son verilmelidir.   *Cinsel şiddet ve tecavüz girişimi etkin, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalıdır.   *Tutuklanan çocuklara yönelik saldırılar bağımsız biçimde soruşturulmalıdır.   * Tutuklanan çocuklar derhal serbest bırakılmalıdır.   * Kadınlara ve çocuklara yönelik her türlü hak ihlali karşısında sıfır tolerans ilkesi benimsenmelidir.   *Kadınların ve çocukların bedeni üzerinde tahakküm kuran hiçbir politika meşru değildir.   *İfade özgürlüğü suç değildir.   *İşkence yasağı mutlaktır.   *Cinsel şiddet suçtur.   *Haklarımızı savunmaya, şiddeti ve cezasızlığı teşhir etmeye devam edeceğiz.