Komploya karşı alanlara çağrı 2026-02-13 09:11:02   Büşra Turan   WAN - Uluslararası Komplo’ya dair konuşan Barış Annesi Zekiye Kaya, “Önderliğimiz özgür olmadan ne Türk halkı ne Kürt halkı ne de insanlık özgür olabilir” diyerek komploya karşı herkesi alanlara çıkmaya çağırdı.    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 9 Ekim 1998’de Suriye'den çıkarılmasıyla başlayan ve 15 Şubat 1999’da Kenya’da uluslararası komplo ile kaçırılarak Türkiye'ye getirilmesinin üzerinden 27 yıl geçti. Çeyrek asrı aşkın süredir İmralı Adası’da tutulan Kürt Halk Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit sistemi, devam ediyor. Komploya, tecrit politikalarına karşı halkların tepkisi ve barışın inşası talebi her geçen gün büyüyor.   Barış Annesi Zekiye Kaya, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uygulanan komploya ve mücadelelerine dair konuştu.     ‘Önderliğimiz özgür olmadan Kürt halkı da özgür olamaz’   Barış Anneleri Meclisi içinde uzun yıllardır mücadele yürüttüklerini belirten Zekiye Kaya, amaçlarının barışın inşası olduğunu vurguladı. Zekiye Kaya, “Önderlik yakalandığından beri Barış Anneleri olarak her yıl aralıksız bir şekilde önderliğin özgürlüğü için çalışmalar yürütüyoruz. Barış Anneleri olarak ilk bir araya geldiğimiz günden bu yana tek öncelikli amacımız barıştır. Hiçbir kurum ya da kuruluşa bağlı olmadan, sadece barış için mücadele ediyoruz. Barış Anneleri Meclisi olarak barış, eşitlik ve özgürlük için yalnızca Kürt halkı adına değil, tüm ezilen dünya halkları adına çalışmalar yürüttük. Barış için üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirdik. Ancak bugüne kadar hiçbir somut adım atılmadı. Biliyoruz ki önderliğimiz özgür olmadan Kürt halkı da özgür olamaz. Her yeni komplo yılı bir öncekini aratıyor, koşullar giderek daha da ağırlaşıyor. Bir komplo yılında Maraş’ta Barış Anneleri Meclisi olarak önderliğimiz için zincirleme eylem gerçekleştirdik. 15 Şubat Komplosu’nu lanetliyor ve buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Artık somut bir adım atılması gerekiyor. Artık yeter diyoruz; insanlarımızı gömecek toprağımız kalmadı, dağlarımızda şehitlerimizin kanıyla sulanmamış bir avuç toprak dahi kalmadı” diye konuştu.   ‘Kanımızın son damlasına kadar barış talebimizi sürdüreceğiz’   Her yıl Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik yapılan 15 Şubat Komplosu’na karşı eylem ve etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyleyen Zekiye Kaya, maruz kaldıkları tüm baskılara rağmen barış talebinden vazgeçmediklerini ifade etti. Zekiye Kaya, “Bu süreçte çoğu zaman insanlık dışı muamelelere maruz kaldık ancak barış konusundaki ısrarımızdan ve kararlılığımızdan asla vazgeçmedik. Kanımızın son damlasına kadar ve önderliğimiz özgür olana dek bu kararlılığımız sürecek. Dünya şahittir ki önderliğimiz ilk günden bu yana barışı savunuyor ve yıllardır tecrit altında olmasına rağmen barıştaki ısrarını sürdürüyor. Artık kulaklarını ve gözlerini açmaları gerekiyor. Yeter, biz bunu kabul etmiyoruz; ülkeye barış gelsin istiyoruz. Örneğin Hakan Fidan’ın Rojava’da ne işi var? Kürt olmasına rağmen bu tutumu kabul etmiyoruz ve bunu lanetliyoruz. Halep’te yaşanan olaylarda oynadığı rol ortadadır; oysa insanlık adına barış için adım atması gerekirdi” ifadelerini kullandı.   ‘Milyonlarca kadın var bu mücadele bitmez’   Barış Anneleri’nin barış talebi nedeniyle yıllardır baskı gördüğünü ifade eden Zekiye Kaya, yaşadıkları hak ihlallerine dikkat çekti. Zekiye Kaya, “Rojava’da genç kızlarımızın ve kadınlarımızın cansız bedenlerini binalardan atan, örgülü saçlarını kesen zihniyeti binlerce kez lanetliyoruz. Şunu açıkça söylüyoruz; binlerce, milyonlarca kadın var bu mücadele bitmez. Ne zaman barış için adım attıysak hakkımızda soruşturmalar açıldı, çoğumuza yurtdışı yasağı getirildi. Barışı istediğimiz için cezalandırıldık. Barış istemek suç mu? Cezaevlerine gittik, ölümler dursun dedik; Barış Anneleri cezaevlerinde hücrelerde tutuldu. 80 yaşındaki bir annemiz hücrede neredeyse susuzluktan ölme noktasına geldi. Durumu bildirdiğimizde yetkililerin cevabı ‘gitsin tuvaletteki suyu içsin’ oldu. Biz de sorduk: Siz o suyu içiyor musunuz ki biz içelim? Xemi Akdoğan annemiz barışı görmeden ölmemek istiyordu ama ne yazık ki barışı göremeden aramızdan ayrıldı. Ona rahmet diliyor, barış için verdiği kararlı mücadelenin önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.    ‘Vakit harekete geçme vaktidir’   Yaşadıkları tüm acılara rağmen barış çağrısını yineleyen Zekiye Kaya, annelerin ortak talebinin artık ölümün son bulması olduğunu dile getirdi. Zekiye Kaya, “Bizim evlatlarımız öldü, evlerimiz yakıldı; yaşamadığımız zulüm kalmadı ama yine de barış diyoruz. En azından bağrı yanmış tüm annelere biraz saygı bekliyoruz. Buradan polis ve asker annelerine de sesleniyoruz; biz onların çocuklarının da artık ölmesini istemiyoruz. Bu topraklarda hep birlikte, kardeşçe yaşayalım. Kürtler ve Türkler bu topraklarda kardeştir. Hiçbir insanın ölmesini istemiyoruz. Önderliğimizle el ele tutuşularak barış için somut adımlar atılmalıdır. Halkımıza çağrımızdır; 15 Şubat Kürtler için kara bir gündür. Bu kara günü anmamızın önüne engel olanları lanetliyoruz ve tüm halkımızı alanlara çıkmaya, bugünü birlikte lanetlemeye davet ediyoruz. Bu yıl da 15 Şubat komplosuna karşı ve zindanlarda rehin tutulan insanlarımız için alanlarda olacağız. Tüm halkımıza sesleniyoruz; vakit harekete geçme vaktidir. Önderliğimiz özgür olmadan ne Türk halkı ne Kürt halkı ne de insanlık özgür olabilir” sözlerine yer verdi.