Beritan Güneş Altın: Bu teklif çocukluğa yönelik bir müdahaledir 2026-07-16 23:08:16   ANKARA - "Çocuk Koruma Kanunu Teklifi"nin görüşüldüğü komisyonda konuşan DEM Parti Milletvekili Beritan Güneş Altın, düzenlemenin bilimsel verileri ve uzman görüşlerini dikkate almadığını belirterek, "Çocukları yetişkinlerle eşitleyen bu anlayış çocuk adalet sistemini değil, çocukluğun kendisini hedef alıyor" dedi.   Meclis Adalet Komisyonunda "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin görüşmeler sürüyor. Muhalefet milletvekilleri hem teklifin komisyona getiriliş biçimine hem de çocuk ceza adalet sistemini ağırlaştıran düzenlemelere itirazlarını sürdürüyor.    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Meral Danış Beştaş, cezaevine giren çocukların toplum tarafından damgalandığını anlattığı sırada AKP Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut araya girerek, “Cezaevine girmek bir kariyer gibi...” ifadesini kullandı.   Meral Danış Beştaş, bu sözlere, “Cezaevi kariyeri ifadesini zinhar reddediyorum. O bir kariyer değil” diyerek tepki gösterdi.   Pozantı ve Şakran çocuk cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini hatırlatan Meral Danış Beştaş, bilimsel araştırmaların çocuklara yönelik uzun süreli hapis cezalarının yeniden suça sürüklenme riskini azaltmadığını, aksine artırdığını gösterdiğini söyledi. Çocuk adalet sisteminin temel amacının cezalandırma değil, rehabilitasyon ve yeniden topluma kazandırma olduğunu vurgulayan Meral Danış Beştaş, teklifin çocukları yetişkin ceza rejimine yaklaştırdığını ifade etti.   ‘Komisyonlar göstermelik’   Daha önce suça sürüklenen çocuklara ilişkin kurulan araştırma komisyonunda yer alan DEM Parti Milletvekili Beritan Güneş Altın, komisyona katılan uzmanların görüşlerinin kanun teklifine yansıtılmadığını söyledi. Bunun, iktidarın komisyonları ne kadar işlevsiz ve göstermelik bir şekilde yürüttüğünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Beritan Güneş Altın, komisyon çalışmaları devam ederken iktidarın müdahalelerine ve oluşturulan algıya defalarca itiraz ettiklerini dile getirdi. Beritan Güneş Altın, uzman görüşlerine rağmen hazırlanan rapor üzerinde de ortaklık sağlanamadığını kaydetti.   ‘Komisyon raporu ortak aklın ürünü değildi’   Komisyon çalışmalarında ortaya çıkan verilerle Meclise getirilen teklif arasında hiçbir bağ bulunmadığını belirten Beritan Güneş Altın, şunları söyledi: “Şimdi komisyon başkanı ‘Ortak akılla hazırlandı’ dedi. Hayır, bu rapor da şu an karşımızda duran yasa teklifi de ortak aklın ürünü değil. Komisyona gelen herkes çok net bir şey söyledi: Çocuk suç örüntüsü, cezayla azaltılan ya da dönüştürülen bir şey değil. Literatürde buna dair bir şey yok, dünya örneklerinde de böyle bir şey yok. Çünkü çocuğun ruhsal, bedensel ve nöropsikolojik gelişimi buna uygun değil. Bu yüzden uluslararası sözleşmeler çocukları yetişkinlerden farklı değerlendiriyor. Ancak biz burada çocukları yetişkinlerle çarpık bir şekilde eşitlemenin yolunu arıyoruz.”   ‘Bu, çocukluğa yönelik bir müdahaledir’   Teklifin yalnızca çocuk adalet sistemini değil, çocukluk kavramını da hedef aldığını belirten Beritan Güneş Altın, düzenlemenin farklı alanlarda sonuçlar doğuracağına işaret etti. Beritan Güneş Altın, “Bu değişiklik, doğrudan adalet felsefesine ve çocukluğa yönelik bir müdahaledir. Çocukları çocukluktan düşüren bir müdahaledir. Eğer bugün çocukları yetişkinlerle eşitlersek yarın erken yaşta evlilikte de çocuk işçiliğinde de aynı çarpık eşitleme karşımıza çıkar. Teklifte ilk bakışta olumlu görünen düzenlemeler bile çocukluğu 15 yaşla sınırlandırıyor. Sosyal inceleme raporunun yalnızca 15 yaş altındaki çocuklar için zorunlu tutulması bunun örneği. Çocukluk tanımı değişti de bizim mi haberimiz yok? Neden 18 yaşına kadar değil?” diye sordu.   ‘Bugün çocuklar adına yetişkinler konuşuyor’   Meclis önünde çocuk hakları örgütlerinin eylem yaptığını hatırlatan Beritan Güneş Altın, teklifin özneleri olan çocukların karar süreçlerinde yer almadığını dile getirdi. Beritan Güneş Altın, “Bugün burada çocuklar yok. Yetişkinler çocuklar adına konuşuyor. Ancak çocukların dünyasından bihaberiz. Çocukların yaşadığı yoksulluktan, akran zorbalığından, işçileştirilmelerinden, MESEM’lerde iş cinayetlerine kurban gitmelerinden bihaberiz. Eğer çocuk ölümlerini engelleyeceksek bunları konuşmamız gerekir. Çocuklar için bir şey üretmenin ağırlığı bugün bu komisyonda hissedilmelidir” ifadelerini kullandı.   ‘Veriler başka bakanlıkları işaret ediyor’   Araştırma komisyonunda ortaya çıkan bilimsel verileri hatırlatan Beritan Güneş Altın, bu verilerin cezaların artırılmasını değil, sosyal politikaların güçlendirilmesini gerekli kıldığını belirtti. Beritan Güneş Altın, şöyle devam etti: “Komisyon raporu bize suça sürüklenen çocukların yüzde 70’inden fazlasının suç işlemeden önce okuldan koptuğunu söylüyor. O zaman biz neden bugün Adalet Komisyonundayız? Millî Eğitim Komisyonunda olmamız gerekmiyor muydu? Yine çocukların üçte birinin psikiyatrik tanısı var. Neden Sağlık Komisyonunda değiliz? Çocukların yüzde 85’i suçla ilişkilendirilmeden önce çalıştığını söylüyor. Neden çocuk işçiliğini konuşmuyoruz? Çocukların yüzde 58’inin ihmal ve istismar geçmişi var. Neden bunu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile konuşmuyoruz? Devletin yapması gerekenleri konuşmak yerine çocuklara daha fazla ceza verilmesini konuşuyoruz.”   ‘Çocukları cezalandırmayı kafasına koymuş bir akıl var’   Teklifin araştırma komisyonunda yürütülen çalışmalara rağmen hazırlandığını belirten Beritan Güneş Altın, düzenlemenin cezalandırmayı esas aldığını vurguladı. Beritan Güneş Altın, “Adalet Bakanlığının arka koridorlarında hazırlanan, çocukları cezalandırmayı baştan kafasına koymuş bir aklın ürünüyle karşı karşıyayız. Biz bu meselenin cezadan arındırılarak ele alınması gerektiğini söyledik. Ancak bu yasa geçerse artık bunu konuşmak mümkün olmayacak. Çocukları yetişkinler gibi yargılamayı seçtiğiniz anda eğitici ve koruyucu politikaları da bir kenara bırakmış oluyorsunuz. Cezalandırmak ve hapsetmek yetişkinlerde bile işe yaramamışken biz neden çocuklarda bunu çözüm olarak sunuyoruz? Tekerrür bunun en net kanıtı. Çocuğu hapse atıyorsunuz, çıktığında yeniden suça sürükleniyor. Demek ki kapatma işe yaramıyor” dedi.   ‘Devlet kendi sorumluluğunu aileye yüklüyor’   Teklifte ailelere yönelik öngörülen yaptırımları da eleştiren Beritan Güneş Altın, “Çocuğun eyleminden dolayı aileyi soruşturmaya tabi tutmak, ceza hukukunun şahsiliği ilkesine açılmış bir savaştır. Devlet kendi yükümlülüklerini yerine getirmiyor, ardından sorumluluğu aileye yüklüyor. Böylece hem çocuğu hem aileyi cezalandırıyor. Cezayı artırarak hiçbir suçun önüne geçemezsiniz. O çocuklar cezaevinden daha öfkeli, daha profesyonelleşmiş şekilde çıkacak. Eğer gerçekten çocukların suçla ilişki kurmasını engellemek istiyorsanız onarıcı adaleti, psikososyal destek mekanizmalarını ve eğitim tedbirlerini esas almak zorundasınız" diye konuştu.