Dilovası Katliamı Davası 8 Eylül'e ertelendi 2026-07-21 21:02:52   KOCAELİ - Ravive Kozmetik'te 7 kişinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin davanın üçüncü duruşmasında aileler, faillerin en ağır cezayı almasını isterken, duruşmaların Gebze'de görülmesi talebini yineledi. Mahkeme, tutuklu faillerin tutukluluk halinin devamına karar vererek davayı 8 Eylül'e erteledi.   Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025'te ruhsatsız ve denetimsiz şekilde faaliyet yürüten Ravive Kozmetik'te meydana gelen patlamada 3'ü çocuk, 6'sı kadın olmak üzere 7 kişi yaşamını yitirmişti. 10'u tutuklu, 1'i firari 16 failin yargılandığı davanın üçüncü duruşması, Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine karar verilmesine rağmen Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülmeye devam ediyor.   Faillerden İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan; Güven Demirbaş ve Ünal Aslan hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan; Ali Osman Akat ile Onay Yürüklü hakkında ise "suçluyu kayırma" suçlamasıyla tutuklu yargılama sürüyor. Firari fail Ümit Çelik "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma", firari fail Abdurrahman Bayat ise "suçluyu kayırma" iddiasıyla yargılanıyor. Tutuksuz yargılanan Muhammet Dayıoğlu, Seyfullah Çelik, Caner Özgür Yıldırım, Özcan Yıldırım, Özkan Yıldırım ve Ömer Aktan (bir başka suçtan tutuklu) da "suçluyu kayırma" iddiasıyla yargılanıyor.   Duruşmaya yaşamını yitirenlerin aileleri, failler ve avukatlar hazır bulundu. Ayrıca duruşmayı çok sayıda siyasi parti, kurum, sendika ve kadın örgütü temsilcisi izledi. Duruşma, kimlik tespitinin ardından başladı.   Saat 11.15'te başlayan duruşmada ilk olarak faillerin dijital materyallerine erişim, parmak izi ve yüz tanıma sistemine ilişkin sorgulama yapıldı.   Fail Altay Ali Oransal, mahkeme heyetinin "Şifreni hatırlıyor musun?" sorusuna, "Şifremi hatırlıyorum. Verdiğim bilgilerde özel hayatımın her şeyi yansıdı. Filtreleme talebimi belirtmiştim. Yapılan bu incelemelerin davayla ilgisi yoktur. Kişisel kaygılarım var. Herhangi bir şeyin sosyal medyaya sızmasından korkuyorum" yanıtını verdi.   Ticari faaliyetler sorgulandı   Mahkeme heyeti, LYKKE firmasının daha önce iş birliği yaptığı Emineller firmasının sorumlusu olan ve başka bir cezaevinde tutuklu bulunan tanık Servet Yıldız'ı SEGBİS ile dinledi. Servet Yıldız'a fail İsmail Oransal ile fail Altay Ali Oransal'ı tanıyıp tanımadığı soruldu. Servet Yıldız, iki faili de tanımadığını öne sürdü.   Tanığın dinlenmesinin ardından aileler söz aldı.   'Çocuklarımızı kömür olarak teslim aldık'   Tuğba Taşdemir'in babası Şahin Taşdemir, "Adaletinize güveniyoruz. Çocuklarımızı diri diri yaktılar. Sonuna kadar davacıyım" dedi.   Nisa Taşdemir'in babası Vedat Taşdemir, Oransal ailesinden şikayetçi olduğunu belirterek, "Benim evladımı kömür olarak verdiler. En ağır cezayı almalarını istiyorum. Tüm sorumlularından şikayetçiyim. Kanser hastasıyım, zorla geliyorum. Duruşmanın Gebze'de görülmesini istiyorum. Güven Demirbaş alkışlarla tahliye oldu, ben hâlâ tekerlekli sandalye ile gelip gidiyorum. Çocuklarımız kömür oldu, onlar şifre vermek istemiyorlarmış. Devlet bunlardan şifreleri alamıyorsa bunlara ceza da veremez" diye tepki gösterdi.   'Katiller hesap versin'   Nisa Taşdemir'in annesi Altun Taşdemir, "Nisanur'un annesiyim. Çocuklarımız ateşin içinde yanarak can verdiler. Yangın merdiveni olsaydı çocuklarımız kaçabilirdi. Diri diri yandılar. Kömür oldular. Katiller hesap versin, davacıyız" dedi.   Tuğba Taşdemir'in annesi Saliha Taşdemir ise, "Tuğba'nın annesiyim. Biz her gün ölüyoruz. Adalet istiyoruz. Tuğba sahipsiz değil, ölene kadar arkasındayım" ifadelerini kullandı.   Emine Bulut ve Salih Yılmaz da faillerin hepsinden davacı olduklarını belirtti.   Cansu Esetoğlu'nun babası İbrahim Esetoğlu, "Çocuğumun sadece dişleri kalmıştı. Hepsinden şikayetçiyim. Eşim hasta, psikolojisi bozuldu. Tatil fotoğrafları varmış diye telefon şifrelerini vermiyorlarmış. İnsan biraz utanır, siz katilsiniz, insanların canını aldınız. Biz paramparça olmuşuz" diye belirtti.   Hanım Gülek'in kızı Tuğba Gülek de, "Benim annem yanarak öldü, annemin nasıl öldüğünü unutmayın" diyerek hepsinden şikayetçi olduğunu vurguladı.   'Duruşmalar Gebze'de yapılsın'   Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan, "Ali Osman Akat tutuklu olduğu için torununun doğum gününe gidemediğini söyledi. Ben 3 çocuğumu evde bırakıp üstlerine kapıyı kitleyip buraya geldim. Onlara yemek su verecek kimse yok. Benim burada ne işim var? Benim eşim nerede? Ali Osman Akat, dün benim eşimin doğum günüydü. 3 çocuğumu alıp mezarlığa gittim. Ölüye saygınız yok, bari bize biraz saygınız olsun. Duruşmalar Gebze'de yapılsın. Çocuklarımı bırakıp buraya gelemiyorum" ifadelerini kullandı.   Şengül Yılmaz'ın kızı Eminenur Aldeniz ise, şunları söyledi: "Ben işyerinin karşısında oturuyorum. İsmail Oransal sürekli anneme talimat verirdi. 'Şurayı temizle, burayı temizle' derdi. Şimdi burada annemi tanımadığını iddia ediyor. Hepsi yalan söylüyor."   Duruşma, müşteki vekillerinin dinlenmesiyle devam etti.   Avukat Mert Batur, "Tehlikeli işlerin yapıldığı yerlerde kayıtsızlığın bilinçli taksir değil, olası kast olarak değerlendirilmesi gerekir. Güven Demirbaş görüyor, biliyor ve kayıtsız kalıyor" dedi.   Avukat Onur Fırat Kaynun, Aleyna Oransal hakkında vareste tutulma kararı bulunmamasına rağmen duruşmada hazır olmadığını belirterek, şöyle devam etti: "Kendisi hakkında da tutuklanmasına karar verilmelidir. All One ile Ravive Kozmetik arasındaki organik bağı daha önceki celselerde açıkça ortaya koyduk. Ali Osman Akat yönünden yaptığımız şikayet de sürdüğünden tutukluluk hali devam etmelidir. Bir sonraki celse kamu görevlileri de burada dinleneceğinden tüm faillerin duruşmada hazır bulunması gerekmektedir."   Diğer avukatlar da faillerin tutukluluk hallerinin devamına, tahliye edilen faillerin yeniden tutuklanmasına karar verilmesini ve duruşmanın Gebze'de görülmesini talep etti.   Duruşmaya 1 saat ara verildi.   'Ceza yargılaması pratiğiniz yok'   Aranın ardından konuşan Avukat Mürsel Ünder, "İş cinayetlerine ilişkin ceza yargılaması pratiğiniz yok. Meselenin toplumsal kısmı göz ardı ediliyor. Ceza yargıçları sorumlular silsilesini nasıl değerlendireceğini dahi bilmiyor. Bu, cezasızlık politikasının gereği haline geldi" diye belirtti.   Savcılık, verdiği mütalaada tüm faillerin tutukluluk ve adli kontrol hallerinin devamına, tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep etti.   Fail avukatlarının mütalaaya ilişkin savunmalarının ardından mahkeme heyeti, ara kararında Altay Ali Oransal, İsmail Oransal, Gökberk Güngör, Abdurrahman Bayat ve Ali Osman Akat'ın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz faillerin tutuklanmasına yönelik taleplerin ise reddine karar verdi.   Bir sonraki duruşma 8 Eylül tarihine ertelendi.