'Müzakerenin özgür koşullarda yürütülmesi sağlanmalı' 2026-05-15 09:09:56   Gülistan Gülmüş    RIHA - DEM Parti Hukuk Komisyonu Eş Sözcüsü Sevda Çelik Özbingöl, “Hukuk işletilirse ve barışın hukuku oluşturulur ise güven sağlanır, Meclis devreye girmeli, gerekli yasal düzenlemeler hızla yapılmalı ve süreç kurumsal bir zemine oturtulmalıdır” çağrısı yaptı.   Kürt sorununa karşı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde başlatmış olduğu önemli ve tarihi çağrıya karşı atılması gereken adımlar henüz atılmadı. Bu süre zarfından Abdullah Öcalan ve örgüt sürekli olarak adımlar attı, çağrılar gerçekleştirdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Türkiye partileri ile Kürdistan’ın 4 parçasında siyasetçilerle görüşmeler gerçekleştirdi. Başta Barış Anneleri olmak üzere Kürt halkı bu süreçte yasal adımların atılması yönünde yüzlerce eylem ve etkinlik gerçekleştirdi. Devlet Bahçeli bu gelişmeler esnasında zaman zaman olumlu söylemlerde bulunsa da söylemler devlet kanadında pratiğe dönüştürülmedi. Gelinen son aşamada bir adım daha Apocu Hareket’ten geldi. Apocu Hareket, fesih kararının 1’nci yılına dair 5 Mayıs’ta açıklama yaparak, devletin somut adım atması yönündeki çağrılarını yineledi.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hukuk Komisyonu Eş Sözcüsü Sevda Çelik Özbingöl, 27 Şubat çağrısı, devletin tutumu, atılması gereken adımlar ve yasal düzenlemelere dair konuştu.   Atılması gereken adımların başında ‘hukuki güvence’ gelir   Devlet Bahçeli’nin, “Süreç tek kanatlı ilerlemez” söylemini hatırlatan Sevda Çelik Özbingöl, “Süreç tek taraflı ilerleyemez. Sayın Devlet Bahçeli'nin tek kanatlılığın süreci ilerletmeyeceği söylemi tam buna denk gelmektedir. Barış ayrıca karşılıklı güveni tesis edecek hukuki zeminle mümkündür. Aksi halde ortaya çıkan tablo, beklenti ile gerçeklik arasında bir boşluk yaratır ve bu da toplumsal güveni zedeler. Ki bunu artık görür olmaya başladık. Kayyum uygulamaları, ceza infaz sorunları, barış ve demokratik toplum başlığında dile gelen tüm sorunlar, özel bir yasal düzenleme ihtiyacı olmayan sorunlar bile halen güncelliğini koruyup, hiçbir pozitif barışı destekleyen adımla desteklenmemektedir. Burada mesele soyut değil, son derece somuttur. Devletin atması gereken adımların başında hukuki güvence gelir. Açık ve net bir yasal çerçeve oluşturulmadan, ‘gelin demokratik siyasete katılın’ çağrısının karşılığı olmaz” dedi.   Atılması gereken adımları sıraladı   Sevda Çelik Özbingöl, gerekliliğine dikkat çektiği hukuki güvenceye dair şu maddelerin hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptı:   “* Meclis’te özel bir yasal düzenleme yapılmalı.   *İfade ve örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alan reformlar hayata geçirilmeli.    *Kayyım uygulamalarına son verilmeli ve yerel demokrasi iade edilmeli.    *Siyasi davalar ve uzun tutukluluklar konusunda somut adımlar atılmalı, siyasi tutsaklar serbest bırakılmalıdır.    *Hukuki zemin kurulmadan kalıcı bir çözüm mümkün değildir. Tabii ki tüm düzenlemeleri tek bir adımla yapmak mümkün olmayacaktır. Ancak uzun soluklu bir süreçten bahsediyoruz ve bu sürecin temelinin de sağlam atılması bir zorunluluktur. Yasal güvencesi, bu sürecin olmazsa olmazıdır.”    Abdullah Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları ne olacak?   Sürecin ana muhatabı Kürt Halk Önderi’nin statüsünün yasal düzenlemelerle birlikte ele alınması gerektiğini belirten Sevda Çelik Özbingöl, “Devlet Bahçeli’nin de dile getirdiği ‘statü’ meselesi aslında sürecin en kritik başlıklarından biridir. Bahsedilen kişisel bir ayrıcalık değil; AİHM kararları ile tanınmak zorunda olunan umut hakkı yanında, sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için gerekli olan hukuki ve iletişim koşullarıdır. Belirtilen barış iradesinin öncelikli göstergesi, müzakerenin özgür koşullarda yürütülmesinin sağlanmasıdır. Sayın Abdullah Öcalan gibi bir aktörün sürece katkı sunabilmesi için düzenli görüşme imkanlarının sağlanması, iletişim kanallarının açılması, hukuki statüsünün netleştirilmesi gerekmektedir. Heyetin görüşme aralıkları dahi bu yapılmadan, ‘süreci yürütelim’ demek gerçekçi değildir. Siyaset burada açık, net ve cesur davranmalıdır. Hukuki düzenlemeler yapılmadan süreç ilerlemez. Zira siyasi zemin, hukuki zeminle örülebilir” diye belirtti.   ‘Süreç kurumsal bir zemine oturmalı’   Sürecin artık bir sonuca varması gerektiğini kaydeden Sevda Çelik Özbingöl, bunun “tarihi bir fırsat” olduğunun altını çizerek, “Meclis devreye girmeli, gerekli yasal düzenlemeler hızla yapılmalı ve süreç kurumsal bir zemine oturtulmalıdır. Aynı zamanda süreci güvence altına alacak bir izleme mekanizması kurulmalı ve tüm adımlar şeffaf biçimde yürütülmelidir. Bu sürece Meclis’in bileşenleri ile toplumun tüm dinamikleri de dahil edilmelidir. Bugün toplumun en büyük ihtiyacı belirsizlik değil, güvencedir. Sürecin belirsizlik içinde bırakılmasıyla değil; hukuk işletilirse ve barışın hukuku oluşturulursa güven sağlanır, toplum barışın arkasında durur. Bugüne kadar işleyen süreç ve kat edilen yol ile bizler bu sürecin başarıya ulaşabileceğine inanıyoruz. Yeter ki barışı kalıcılaştırmada ısrarlı siyasi irade ortaya konsun ve tabii ki de hukuk devreye girsin. Millet Meclisi de dahil olmak üzere tüm toplumsal kesimler, herkes birlikte sorumluluk alsın” çağrısı yaptı.