Ailesi ve avukatlarından Dilan Karaman dosyası için açıklama

  • 13:42 17 Mart 2026
  • Güncel
İSTANBUL - İHD İstanbul Şubesi’nde açıklama yapan Dilan Karaman’ın ailesi ve dosya avukatı, dosyada ciddi eksiklikler ve ihmal iddiaları bulunduğuna dikkat çekerken, soruşturmanın  genişletilmesi için girişimde bulunacaklarını duyurdu. 
 
Dilan Karaman’ın şüpheli ölümü ve sonrasında yürütülen sürece ilişkin ailesi tarafından İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda basın metnini Dilan Karaman’ın ablası Gönül Karaman okudu. Toplantıda İHD MYK Üyesi Eren Keskin, İHD İstanbul Şube Sekreteri Jiyan Tosun da söz aldı.
 
‘Erkek egemen bir dünyada yaşıyoruz’
 
İlk olarak söz alan Eren Keskin, erkek egemen bir dünyada yaşandığını ve sadece devlet değil; toplumun da bu değer yargılarıyla kuşatıldığını ifade ederek bu değer yargılarına karşı mücadele etmenin zorlu bir süreç olduğunu söyledi. Eren Keskin, “Kadın hareketi bu mücadeleyi yıllardır sürdürüyor. Bu erkek egemen değer yargılarına karşı mücadele vermek gerçekten çok zor bir süreç. Kadın hareketi bunu elinden geldiğince yapmaya çalışıyor. Dilan da böyle insanlardan biriydi” dedi. 
 
‘Dilan yaşamıyla da ölümüyle de öğretiyor’
 
Eren Keskin devamında, “Bazı insanlar vardır; yaşarken öğretmeye çalışırlar ama öldükten sonra da bu hayatta değillerse bile öğretmeye devam ederler. Dilan da böyle. Kadına yönelik şiddetin ve erkek egemen sistemin hayatımızın tam içinde olduğunu bize öğretmeye devam ediyor” sözlerini kullandı. 
 
‘Garibe Gezer de cezaevindeki izolasyon sistemini ile anılıyor’
 
Benzer bir örneğin kısa süre önce yaşamını yitiren Garibe Gezer olduğunu hatırlatan Eren Keskin,  “Garibe Gezer yaşamını yitirdi, ama bugün cezaevlerindeki izolasyon sistemi onun adıyla anılıyor. Dilan da kadına yönelik şiddetin nasıl hayatımızın tam içinde olduğunu bize göstermeye devam ediyor” ifadelerine yer verdi.
 
‘Bu olaydan çok şey öğrendik’
 
Komisyon raporunun kamuoyunda tartışmalara neden olduğunu, bu tartışmanın önemli olduğunu söyleyen Eren Keskin, “Hepimiz bu olaydan çok şey öğrendik ve öğrenmeye devam ediyoruz. Son olarak yapılan açıklamalar da bunun göstergesi. Bu tartışmaların önemli olduğunu düşünüyoruz” diye ekledi. 
 
‘Erkek şiddeti tartışılmadı’
 
Yapılan tartışmalarda önemli bir eksikliğin erkek şiddetinin yeterince konuşulmaması olduğunu dile getiren Eren Keskin, “Bütün bu tartışmalar olurken eksik bir şey oldu. Erkek şiddeti tartışılmadı. Herkes kendi siyasi görüşleri üzerinden bir tartışma yürüttü ve erkek şiddeti geride kaldı. Oysa olayın merkezinde erkek şiddeti bulunuyor. Bu olayda Dilan’ı bu yaşamdan koparmaya götüren bir erkek şiddeti var. Bu erkek şiddetinin tartışılması gerekiyordu” diye belirtti. 
 
‘Hukuki mücadele yürüteceğiz’
 
Dilan Karaman’ın ablasının kendilerine vekâlet verdiğini ve hukukçular olarak sürecin takipçisi olacaklarını kaydeden Eren Keskin, “Biz avukatlar olarak, ablası zaten arkadaşımızdır, bize vekâlet verdi. Bölgedeki arkadaşlarımızın da desteğiyle bu erkek şiddetini ortaya çıkarmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” ifadelerini kullandı. 
 
‘Hakikatin ortaya çıkarılmasını istiyoruz’
 
Toplantı, açıklama metninin okunmasıyla devam etti. Açıklama metninde, “Dilan’ın ailesi olarak, yaşananların tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve etkili bir soruşturma yürütülmesini talep ediyoruz. Komisyonun çalışma süresi boyunca ailesi olarak komisyonun iradesine güvendik ve herhangi bir açıklama yapmadık. Raporun tamamlanmış halini görme talebimiz yok sayıldı, aile olarak raporu kamuoyuyla birlikte okumak zorunda bırakıldık” diye belirtti.
 
‘Fail gölgede bırakıldı’
 
Açıklamada, “Ailemizi hedef gösteren, şiddet fail Mazlum Toprak’ı gölgede bırakıp sorumluluğu başkalarına yükleyen bu rapora itiraz etmiş ve geri çekilmesini talep etmiştik. Hazırlanan raporun çok yönlü biçimde sorunlu bir içerik taşıdığını; hem eksik hem de yanlış değerlendirmeler içerdiğini bir kez daha vurgulamak isteriz. Ayrıca raporda Dilan’ın yaşamına ve ailesine dair yapılan değerlendirmeler gerçeği yansıtmamaktadır” denildi. 
 
‘Şiddet gördüğünü mesajla bildirdi’
 
Dilan Karaman’ın  hayatını kaybetmesinden saatler önce ablasına gönderdiği mesajın paylaşıldığı açıklamada, “11 Kasım sabahı saat 05.19’da ablasına mesaj yollayarak ‘Gönül abla Mazlum bir bahane bulup bana şiddet uyguladı, saçımı çekti ve beni evden kovdu. Taşınmam için bir miktar nakit para ihtiyacım var’ diye yazmıştı” sözlerine yer verildi. Açıklamada, ablasının sabah saatlerinde Dilan’ı aradığı ve evden çıkmasını söyleyerek taşınması için para gönderdiği belirtildi. Gün içinde yapılan görüşmelerde Dilan’ın tehdit ve baskı nedeniyle büyük bir sarsıntı yaşadığı ifade edilen açıklamada,  “Kedisini almak için eve gittiğinde Mazlum’un kendisini tehdit ettiğini, ‘Seni ailene de Diyarbakır’a da, partiye de rezil edeceğim’ diye tehdit ettiğini ve ‘Keşke kendini benim gözümün önünde öldürsen’ dediğini aktardı” ifadelerine yer verildi.  
 
‘İntihar ettiği söylenerek haber verildi’
 
Dilan Karaman’la son konuşmanın saat 14.42’de gerçekleştiği paylaşılan açıklamada, “Mazlum Toprak saat 17.22 civarı Dilan’ın Ankara’da yaşayan yakın arkadaşını arayarak Dilan’ın intihar ettiğini söylemiştir” denildi. Bunun üzerine arkadaşlarının ve yakınlarının hastaneye gittiği belirtilen açıklamada, hastanede bulunan Mazlum Toprak’a tepki gösterilmesi üzerine Mazlum Toprak’ın hastaneden ayrıldığı ve ifadesinin ardından serbest bırakıldığı aktarıldı.
 
‘Bu sorular yanıt bekliyor’
 
Dilan Karaman dosyasının tüm yönleriyle aydınlatılması istenen açıklamada, “Dilan’ın en son konuşmasının 14.42’de gerçekleştiği bilinmektedir. Buna rağmen hastaneye giriş saatinin 16.00 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu süre zarfında neler yaşanmıştır? Neden zamanında ve etkili bir acil müdahale yapılmamıştır? Olayın gerçekleştiği yerde Mazlum Toprak’ın yanında bulunan kişinin ifadesi alındı mı? Mazlum Toprak’ın bilgisayarı ve dijital materyalleri incelendi mi? Mazlum Toprak’ın ‘kırdım’ dediği bıçak inceleme için alındı mı?” soruları soruldu.
 
Etkili bir soruşturma ve hakikatin ortaya çıkması üzerinde durulan açıklamada, erkek şiddetine maruz bırakılan hiçbir kadının akıbetinin karanlıkta kalmaması için mücadele edileceği vurgulandı. 
 
Toplantıda söz alan dosya avukatı Jiyan Tosun, dosyada önemli eksiklikler olduğunu ifade ederek,  olay yerine gelen sağlık ekiplerinin kimliklerinin ve ifadelerinin dosyada yer almadığını söyledi. Jiyan Tosun, “İddiaya göre sağlıkçılara haber veriliyor ve sağlıkçılar olay yerine gidiyor. Ancak Dilan’a müdahale edilmediği ihtimali var. Buna rağmen dosyada sağlıkçıların isimleri yer almıyor ve ifadelerine başvurulmuş değil. Bu dosya açısından hayati bir eksikliktir” dedi. 
 
‘Polisin müdahale etmediği iddiası’
 
Dosyada yer alan bazı ifadelerde polislerin de olay yerine gittiğini söyleyen Jiyan Tosun, “Polise haber verildiği, polisin olay yerine gittiği ancak Dilan’ın bilincinin açık olduğu gerekçesiyle müdahale edilmediği yönünde dosyaya yansıyan ibareler var. Buna rağmen savcılık aradan dört ay geçmiş olmasına rağmen hâlâ bu konuda bir adım atmış değil” dedi. Savcılığın bu yönde talimatı bulunduğunu, ancak bunların yerine getirilmediğini kaydeden Jiyan Tosun, bunun soruşturma açısından ciddi bir eksiklik olduğunu sözlerine ekledi. 
 
‘Tanık ifadeleri alınmadı’
 
Mazlum Toprak’ın ifadelerinin diğer beyanlarla çeliştiğini kaydeden Jiyan Tosun, olay sırasında adı geçen bazı kişilerin de hâlâ dinlenmediğini söyledi. Jiyan Tosun, “Mazlum’un ifadelerine baktığımızda ciddi anlamda gerçeği yansıtmayan beyanlar olduğunu söyleyebiliriz. Tanık beyanları ve aileyle yapılan görüşmelerden yola çıkarak arada zamansal olarak ciddi farklar olduğu görülüyor” dedi.  Jiyan Tosun, önemli tanıklardan biri olduğu belirtilen Sıtkı isimli kişinin ifadesinin bugüne kadar alınmadığını dile getirerek, “Olayların içine dahil olduğu söylenen ve beyanı hayati nitelikte olan Sıtkı isimli kişinin ifadesi bugüne kadar hiçbir şekilde alınmamıştır. Bu dosya açısından hayati önem taşımaktadır” dedi. 
 
‘Şiddet ve tehdit iddiaları araştırılmadı’
 
Dosyada Dilan Karaman’ın silahla tehdit edildiği, şantaja ve fiziksel şiddete uğradığı yönünde ifadeler bulunduğunu dile getiren Jiyan Tosun, savcılığın bu iddialar hakkında resen bir soruşturma yürütmediğine dikkat çekti. Jiyan Tosun, “Bütün beyanlarda silahla tehdit edildiği, şantaja maruz kaldığı ve şiddet gördüğü yönünde ifadeler var. Ancak savcılığın bu yönde herhangi bir araştırma yapmadığını, resen bir soruşturma başlatmadığını görüyoruz” şeklinde konuştu. 
 
‘Kamera görüntüleri incelenmedi’
 
Olayın yaşandığı çevredeki kamera kayıtlarının da incelenmediğine işaret eden Jiyan Tosun, “Dosyada sadece ambulansın geldiği ana ait bir görüntü tutanağı var. Ancak öncesinde sokakta bir tartışma yaşanıp yaşanmadığı, Mazlum’un ve Dilan’ın oraya nasıl geldiği, yanındaki kişinin kim olduğu gibi önemli sorulara yanıt verecek kamera görüntülerinin alınmadığını görüyoruz. Eğer bu görüntüler bugüne kadar alınmadıysa silinmiş olma ihtimali yüksek. Bu durumda dosya açısından çok önemli delillere artık erişilemeyecek” sözlerine yer verdi.
 
‘Soruşturmanın genişletilmesini talep edeceğiz’
 
Söz konusu eksikliklerin giderilmesi için savcılığa başvuracaklarını dile getiren Jiyan Tosun, “Bu eksikliklere ilişkin soruşturmanın genişletilmesi için gerekli taleplerimizi savcılığa ileteceğiz. Bundan sonra da dosyayı titizlikle takip edeceğiz. Dosyada bir gelişme olduğunda kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz” dedi. 
 
‘Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğu var’
 
Açıklamanın ardından tekrar söz alan Eren Keskin de, sağlık görevlilerinin müdahale yükümlülüğüne ilişkin görüş almak için Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile görüştüklerini ifade etti. Eren Keskin, “Devlet bu dosyada sorumluluktan kaçamaz. Sağlık Bakanlığı personelinin de büyük sorumluluğu var. Bu nedenle bir hekime danışmak istedik. Şebnem Korur Fincancı çok net bir tıbbi kuralı hatırlattı. ‘Eğer bir intihar iddiası varsa kişinin bilincinin açık olup olmamasının önemi yoktur, müdahale zorunludur’ dedi” şeklinde aktardı.