Qoser'de on binler tek ses: Kurdistan yek e!
- 15:14 1 Şubat 2026
- Güncel
MÊRDÎN - Qoser'de Rojava ile dayanışmak için bir araya gelen on binler, tek bir ağızdan "Yek yek yek e, gelê Kurd yek e! Kurdistan yek e!" mesajını verdi.
Mêrdîn'in (Mardin) Qoser (Kızıltepe) ilçesinde Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla on binlerce kişi Rojava ile Dayanışma Günü kapsamında Özgürlük Meydanı’nda bir araya geldi. Meydanda toplanan kitle, Rojava halkına seslerini duyurmak için sık sık "Bijî berxwedana Rojava", "Rojava, Rojhilat e Kürdistan yek welat e", "Rojava rumet e rumeta gelê Kurd e", "Bijî Serok Apo" "Yek e yek e, yek e. Gele Kurd yek e! Kürdistan yek e!" ve "Bijî yekîtiya gelan" sloganları eşliğinde yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca ellerinde Rojava'daki direnişi sahiplenen dövizler taşıyan on binler, "Jin, Jiyan, azadî" ve "Bi ruhê yekîtiya netewiya demokratîk em 1'ê Sibatê Roja cîhanî ya piştevaniya bi Rojava RE silav dikim" pankartları arkasında yürüdü.
Abdullah Ocalan posterleri açıldı
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır'ın da katıldığı yürüyüşte, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın posterleri ile QSD savaşçıları ile YPJ savaşçılarını simgeleyen fotoğraflar taşındı. Öcalan'ın posterinin açıldığı anlarda kitlenin coşkusu artarken, hep bir ağızdan "Bê Serok jiyan na be" ve "Bijî Serok Apo" sloganları yükseldi. Yürüyüş, Kilise Caddesi ve Hastane Caddesi boyunca devam ederken, kitle Newroz alanına ulaştı. Newroz alanında kitle sloganlar eşliğinde bekleyişini sürdürürken, ardından Tevgera Jinên Azad (TJA) Mêrdîn Sözcüsü Hatice Öncü konuştu.
‘Paradigmasının gerçeğini tarihin kalbine kazıdı’
“Acımız ne kadar büyük olursa olsun, direnişimiz de bir o kadar derine kök salmıştır” diyen Hatice Öncü şu sözlerle devam etti: “İyi hatırlıyoruz; o karanlık çeteler, kadın savaşçılarımızın köklerini keserek irademizi kırmak istediler. Ama bir şeyi unutmuşlardı: O kökler, binlerce yıldır bizim köklerimizdi. Bu direniş, Sayın Abdullah Öcalan'ın ‘Kadınlar özgür olana kadar toplum özgür olamaz’ paradigmasının gerçeğini tarihin kalbine kazıdı. Bu devrim, kadınları "yaşamın temel gücü" olarak yeniden tanımladı ve özgürlük felsefesini dünyaya bir yuva haline getirdi.”
Ardından açıklamayı okuyan DEM Parti Mêrdin İl Eşbaşkanı Nilüfer Elik Yılmaz, Rojava’da açığa çıkan iradeyi ve kazanımları savunmak, yalnızca bir dayanışma görevi değil; Ortadoğu ve dünya halkları açısından tarihsel ve toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirtti. Nilüfer Elik Yılmaz devamında şunları söyledi: “Bu duruş, aynı zamanda savaş ve kaosun derinleştirildiği bir coğrafyada barışı ve demokratik bir geleceği inşa etme kararlılığının ifadesidir. Unutmamak gerekir ki; Kürt halkının ve bölge halklarının geleceği, yapay sınırlarla birbirinden koparılmak istenen toplumların, demokratik ulus zemininde ortak bir ruhla buluşmasından geçmektedir. Demokratik ulusal birlik, bu açıdan yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda tarihsel bir zorunluluktur. Bizler; demokratik ulusal birlik ruhuyla, sömürgeci siyasetin dayattığı yapay sınırları aşarak halkların bir arada, özgür ve eşit yaşam iradesini savunan bu onurlu direnişi selamlıyor; tüm demokrasi güçlerini bu evrensel mirası korumaya ve büyütmeye çağırıyoruz. Rojava’da parlayan özgürlük meşalesi, Önder Abdullah Öcalan’ın ‘Üçüncü Yol’ stratejisiyle bütünleşerek, bölge halklarına demokratik ve özgür bir yaşamın yolunu göstermeye devam edecektir.”
'Kürtler birliğini sağladı'
Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, halkı selamlayarak, "1 Şubat dünyada Kürdistan'da Rojava ile Dayanışma Günü olarak ilan edildi. Halkımıza ve hepimize hayırlı olsun" dedi. Egemenlerin 100 yıl önce Kürtleri parçalara ayırarak, birbirlerini anlamamaları, birliklerini kurmamaları için uğraştıklarını ifade eden Keskin Bayındır, "Onlara kötü bir haberimiz var. Kürt halkı birliğini kurdu. Kürt halkı tek millet. Kürt halkı, kendi dilinde kendisini var ediyor. Kürtler dünyanın her yerinde kazanmak için ayakta. Herkese müjde olsun. Kürtler amaçlarını ve kazanımlarını elde tutmak için mücadelesini sürdürüyor, sürdürecek" dedi.
Keskin Bayındır'ın konuşması sırasında sık sık "Yek e, yek e, gele Kurd yek e" sloganı atıldı.
'Anlaşma Kürt halkının statüsünü kayıt altına aldı'
Kürtlerin 25 gündür ayakta olduğunu ifade eden Keskin Bayındır, "25 gündür Kürtler dünyanın her yerinde onların kirli politikalarını yere çarptı, paramparça etti. Hayırlı olsun" dedi. QSD ile Şam arasında imzalanan anlaşmanın Kürt halkına dönük soykırımı engellediğini belirten Keskin Bayındır, "Bu anlaşma Kürt halkının statüsünü kayıt altına aldı. Kürt halkını dünyada kabul ettirir. Ama henüz bitmedi. Kürt halkı bu anlaşmanın arkasında olacak. Bu anlaşmanın uygulanmasını sağlayacak. Hayırlı olsun hepimize" ifadelerini kullandı.
'Sınır kapılarını açın'
Kobanê'nin halen abluka altında olduğuna dikkat çeken Keskin Bayındır, yardım TIR'larının engellenmesini hatırlatarak, "Eğer siz DAİŞ ile birlikte değilseniz, açık sınır kapılarını Kobanê halkı yardımlara ulaşsın. Eğer siz DAİŞ ile bir değilseniz açın kapıları Kürt halkı kardeşlerine yardım etsin. Halkımız, eğer bizler bir olursak, birlik olursak, özgürlüğümüzü, statümüzü kazanabiliriz. Bu kudret Kürt halkında var. Bu kudret Kürdistan'da var. Bu kudret Mêrdîn halkında var. Kürtler kendi dillerini, kendi statülerini istiyor. Kürt halkı köleliği ve sömürgeyi artık. İstemiyor" dedi.
'Statümüz için ayakta olacağız'
Türkiye devletine çağrıda bulunan Keskin Bayındır, Kürtlerin kendi dillerinde kendi statüleri ile yaşamak istediklerini ifade ederek, "Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan duruşu ile katliamların önünü kesti. Bu anlaşmanın ortaya çıkmasını sağladı. Selam olsun buradan Kürt Halk Önderi'ne. Bizler her zaman statümüzün peşinde olacağız. Burada Türkiye'de de özgürlüğümüz, statümüz için ayakta olacağız. Kazanacağız" ifadelerini kullandı.
Açıklama, sloganlarla son buldu.







