Halep'teki saldırılar protesto edildi: Bijî berxwedana Rojava
- 20:02 12 Ocak 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - HTŞ çetelerinin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırılarına karşı “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava xetame ye sor e” sloganlarıyla alana çıkan yurttaşlar, saldırıları protesto etti.
HTŞ çetelerinin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırılarına karşı Kurdistan ve Türkikye kentlerinde protestolar devam ediyor. Wan Emek ve Demokrasi Platformu önclüğünde binlerce yurttaş saldırıları kent merkezinde bulunan Şekerbank önünde yapılan basın açıklamasıyla protesto etti. Açıklamada “Xwedi derketina Rojava xwedi derketina mirovahiyê ye” yazılı pankart açıldı. “Biji berxwedana GSD”, “Biji Serok Apo”, “Biji berxwedana YPG”, “Kürdistan IŞİD’e mezar olacak” sloganları atıldı. Basın metnini Emek ve Demokrasi Platformu adına Sevda Akın Akar okudu.
‘Kürt’ün hakkını elinden almaya çalışan bir tutumla karşı karşıyayız’
Açıklamada kısa bir konuşma yapan Wan Baro Başkanı Sinan Özaraz, “Bizler bugün yanı başımızda, Suriye’de Rojava bölgesinde yıllardır uygulanan IŞİD zihniyetinin katliamlarıyla karşı karşıyayız. Suriye’de halkların kendini yönetme noktasında geldiği aşama itibarıyla, maalesef Türkiye’de de Kürt’ün kendini yönetme hakkını elinden almaya çalışan bir tutumla karşı karşıyayız. Bugün Türkiye’de yürüyen çözüm süreci ise bizlere şunu gösteriyor ki, çözüm isteyenler Kürt’ün hakkını almadığı, hâkim olmadığı bir zemindeki çözümden söz ediyorlar. Bizler bu çözüm anlayışını kabul etmediğimizi belirtmekle birlikte, bugün IŞİD zihniyetinin Rojava’da katletmek istediği Kürtlerin yanında olduğumuzu belirtmek, işkenceleri ve katliamları kınamak için burada toplanmış bulunuyoruz” dedi.
Ortada açık bir Kürt düşmanlığı söz konusu
Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan Sevda Akın Akar, “Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde yaşayan Kürt halkına yönelik sürdürülen saldırılar, açık bir Kürt düşmanlığının ve insanlık suçunun güncel tezahürüdür. Şam’daki geçici yönetim adına hareket eden, önemli bir bölümü HTŞ ve IŞİD geleneğinden gelen cihatçı silahlı grupların yürüttüğü bu saldırılar, doğrudan sivilleri hedef almakta; başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere onlarca insanın yaşam hakkını gasp etmektedir. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, Kürt halkının kolektif varlığına ve siyasal iradesine yönelmiş bilinçli bir saldırıdır. Bu saldırılar yalnızca askeri bir hamle değildir. Aynı zamanda Rojava’da kadınların öncülüğünde, halkların ortak mücadelesiyle inşa edilen demokratik, eşitlikçi ve çoğulcu yaşam modelini hedef alan politik bir imha girişimidir. Amaç; Kürt halkını statüsüz, savunmasız ve iradesiz bırakmak, Suriye’nin geleceğini yeniden tekçi, mezhepçi ve otoriter bir zeminde şekillendirmektir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusuna yönelmiş açık bir Kürt düşmanlığını ifade etmektedir” diye belirtti.
‘Kürt halkına ve Rojava’daki demokratik yönetime karşı bir saldırı aparatı’
Saldırıların Kürt halkına ve bölgede yaşayan sivillere dönük olduğunu belirten Sevda Akın Akar, “Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine ve farklı inanç gruplarına yönelen saldırıların devamıdır. Bu saldırılar; halkları birbirine düşmanlaştırmayı, Suriye’yi kalıcı bir çatışma alanına çevirmeyi hedefleyen mezhepçi ve ırkçı bir siyasal aklın ürünüdür. IŞİD’e karşı insanlık adına bedel ödeyen Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG), bugün Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve halkların bir arada yaşamının en güçlü güvencelerinden biridir. Bu tarihsel gerçeklik, cihatçı yapılara bel bağlayanlar tarafından yok edilmek istenmektedir. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar, HTŞ ve lideri Colani gibi eli kanlı figürlerin münferit eylemleri değildir. Bu saldırılar; uluslararası hukukta savaş suçu sicili bulunan, IŞİD ideolojisinden beslenen HTŞ’nin yıllardır korunması, meşrulaştırılması ve siyasal muhatap hâline getirilmesiyle mümkün olmuştur. Türkiye’nin HTŞ ile kurduğu açık ve örtük ilişkiler, bu yapının Suriye’de Kürt halkına ve Rojava’daki demokratik yönetime karşı bir saldırı aparatı olarak kullanılmasının önünü açmıştır. Bu tablo, yalnızca bir dış politika tercihi değil; sivillere yönelik saldırılar karşısında açık bir siyasi sorumluluk ve suç ortaklığı tartışmasını da beraberinde getirmektedir” ifadelerini kullandı.
‘Kadın özgürlüğü ve demokratik özerklik temelinde inşa edilen yaşam iradesinin yanındayız’
Türkiye’nin Suriye politikasında Kürt düşmanlığının yapısal bir karakter taşıdığını vurgulayan Sevda Akın Akar, “Türkiye Milli Savunma Bakanı’nın ‘gerekirse Suriye’ye desteğe gideriz’ yönündeki açıklaması bu bağlamdan bağımsız değildir. Bu söylem, sivillerin korunmasını değil; Kürt halkının kazanımlarını hedef alan, cihatçı yapılara alan açan ve savaşı derinleştiren bir tehdit dilini yansıtmaktadır. Kürtlerin statü, özgürlük ve demokratik temsil taleplerine karşı HTŞ gibi yapıların dolaylı ya da dolaysız biçimde desteklenmesi, Türkiye’nin Suriye politikasında Kürt düşmanlığının yapısal bir karakter taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır. Bir yandan barış söylemleri dillendirilirken, diğer yandan Kürtlerin kazanımlarına karşı savaş politikalarının desteklenmesi kabul edilemez bir ikiyüzlülüktür. Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava’nın kazanımlarını ve Suriye halklarının ortak yaşam umudunu savunmaya devam edecektir. Halkların eşitliği, kadın özgürlüğü ve demokratik özerklik temelinde inşa edilen yaşam iradesinin yanındayız” diye konuştu.
Riha
HTŞ çetelerinin 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılarına karşı Riha'nın Sewreg’de (Siverek) ilçesinde gençler bir araya gelip ateş yakarak “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla eylem gerçekleştirdi. Gençler, “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava xetameye sore” pankartlarını açtı.
İstanbul
DEM Parti İstanbul İl Örgütü de Bahçelievler İlçe binasında basın açıklaması düzenledi. Eylemde, "Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mirovahiye ye. Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir; teslim alınamaz" pankartı açılırken, "Bijî berxwedana Rojava", "Rojava ya me ye rumeta me ye", "Bijî berxwedana Şêxmeqsûd", “Jin jiyan azadî", “Şehid namirin” ve "Rojava'da düşene dövüşene bin selam" sloganları atıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı eyleme, kimi yurttaşlar da evlerinden destek verdi.
Eylemde ilk olarak söz alan Bahçelievler İlçe Eşbaşkanı Ahmet Subaşı “Rojava’da halklar birlikte bir yaşam sürdü. Halep’te Kürtlere yönelik başlatılan soykırımı kabul etmiyoruz. Rojava Amedir, Wan’dır” dedi.
DEM Parti Parti Meclisi (PM) üyesi Gonca Yangöz, “IŞİD zihniyetiyle yürütülen bu savaşa boğun eğmeyecek” diye vurguladı. Rojava Devrimi’nin kadın devrimi olduğunu hatırlatan Gonca Yangöz, “Biz kadınlar her gün alandayız ve direnişteyiz. Barış Anneleri Türkiye ve Kürdistan’dan yola çıkarak barışın ve dayanışmanın sesini yükseltmek için Ankara’ya gidecekler” ifadelerini kullandı.
DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Çınar Altan da “Her türlü kirli provokasyonla zafer havasına sokanlara buradaki iradeyi göstermek istiyoruz. Bizler açısından bir son yoktur. Savaşanlar bir geleceği inşa ediyorlar yalnızca o mahalle için değil bu toprakların Ortadoğu için bir miras bırakıyorlar. Bu mirası ileriye taşıyacağız” diye konuştu. Kürt halkının olmadığı bir geleceğin inşa edilemeyeceğin ifade eden Çınar Altan, "İki alçak çete kadınların saçına uzanmak istedi. Uyarıyoruz; Kürt kadınlarını saçlarına uzanan eller yerle bir edilecek. Daha öncesinde bu planlar Kobanê’nîn savaşçıları tarafından yerle bir edildi" diye konuştu.
Konuşmaların ardından eylem, sloganlarla sona erdi.
Sêrt
Sêrt’te, Halep’in Şêxmeqsud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar protesto etmek amacıyla bir araya gelen kitle yürüyüş gerçekleştirdi. Merkez Çakmak ve Doğan mahallelerinde yürüyüş yapan kitle, havai fişek atarak saldırılara herkesin karşı çıkması gerektiğini belirtti. Kitle, yürüyüş boyunca , “Bijî berxwedana Rojava”, “ Rojava xeta me ya sor e” ve “Rojava ya me ye, rumeta me ye” sloganları attı.
Amed
Demokratik Kurumlar Platformu Amed’in 3 ilçesinde sokağa çıkarak, saldırıları protesto etti.
Farqîn (Silvan) ilçesinde kaymakamlık önünde gerçekleştirilen kitlesel açıklamada sık sık “Bijî berxwedana Rojava” ile “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Burada yapılan konuşmlarda, katliama karşı alanlarda olmaya devam edileceği belirterek, kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıldı.
Açıklama “Şehid namirin” sloganı ile son buldu.
Xana Axpar
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve DEM Parti Xana Axpar İlçe Örgütleri, DBP İlçe binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada sık sık, ‘Bijî berxwedana Rojava’ sloganları atıldı. DEM Parti İlçe Eşbaşkanı Ayşe Ay, Halep’te yürütülen savaş politikasının özelikle kadın ve çocukları hedef aldığına dikkat çekerek, Kürt halkının varlığına yönelik saldırıları kabul etmeyeceklerini belirti. Ayşe Ay, “Kürt halkının varlığından korku duyuyorlar. Biz var olmaya devam edeceğiz" dedi. DBP İlçe Eşbaşkanı Mehmet Şirin Demir, Şêx Maqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik olarak DAİŞ ve HTŞ bağlantılı silahlı grupların gerçekleştirdiği saldırıları kınadıklarını dile getirerek, yaşananların insanlığa karşı işlenen suçlar olduğunu ifade etti. Demir, "Halkların eşit, özgür ve demokratik bir gelecekte bir arada yaşama iradesi mutlaka kazanacaktır. Şiddet, savaş ve katliam politikalarına karşı barışı savunmaya devam edeceğiz” dedi.
Açıklama sloganlarla son buldu.
Bismil
DEM Parti Bismil ilçe binasından Bismil Meydanı'nına yürüyen kitle meydanda meşaleler yakıp açıklama yaptı. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamada "Bijî Serok Apo", "Bijî berxwedana Rojava", "Ciwan ranezên li Rojava xwedî derkevin" sloganları atıldı.
Açıklama sonrası polis kitleye plastik mermilerle saldırdı. Saldırıda ismi henüz belli olmayan en az iki kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
Adana
Adana Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla halk, Ceyhan ve Yüreğir ilçelerinde sağanak yağışa rağmen alanlara çıkarak, Halep’teki saldırıları ve katliamı protesto etti. Yüreğir ilçesine bağlı 19 Mayıs Mahallesi'nde bulunan muhtarlık önünde bir araya gelen yüzlerce kişi, "Rojava xeta me ya sor e" ve "Em ji mirinê mezintirin-Rojava defend" pankartını taşıyan kitle, meşalelerle ve konfetilerle Koza, Anadolu ve Yamaçlı ile Yunus Emre mahallelerinin sokaklarından geçerek Çukurova Caddesi üzerinde bulunan DEM Parti Yüreğir İlçe binasına kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca kitle sık sık, “Rojava, İŞİD'e mezar olacak", “Kürt halkı uyuma Rojava'ya sahip çık”, "Bê Serok jiyan nabe", "Rojava rumeta me ye", "Bijî Serok Apo", “Bijî berxwedana QSD”, "Rovaja'da direnen halkımıza bin selam”, "Rojava halkı yalnız değildir" ve "Şehid namirin" sloganı attı. Yürüyüşte gençler, havai fişeklerle geceyi anlatırken, sokak ve caddelerde DAİŞ'e olan öfke dile getirildi. Yürüyüşe katılanlar, attıkları sloganlarla katliamı protesto ederek, tüm halkı bu katliama karşı ses çıkararak mücadele etmeye çağırdı.
Yürüyüş sonrası kitle saygı duruşunda bulunarak, "Çaxre Şoreşê" marşını okudu. Ardından ortak basın metnini DEM Parti Yüreğir İlçe Yöneticisi Bayram Altındemir okudu. Halep'te yapılan katliam ile Rojava'ya dönük saldırılara tepki gösterilen açıklamada, "Kürtleri hedef alan bu saldırılar, yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu nedenle Şam yönetimi açısından yaşananlar, Kürtlerle kurulacak ilişkilerde tarihsel bir kırılma niteliği de taşımaktadır. Uluslararası güçler ve ilgili tüm aktörler artık izleyici konumundan çıkmalıdır. Sivillerin korunması yönünde derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Aksi halde Halep’te yaşananlar, Suriye genelinde daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların habercisi olacaktır" denildi.
Eylem sloganlarla son buldu.
Ceyhan
Ceyhan'da Adana Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla sağanak yağış altında kitle yaptıkları yürüyüş ile saldırıları protesto etti. Halk, Belediyeevleri Mahallesi'nde Küçükkırım Mahallesi'nde bulunan Orhan Kemal Bulvarı'na kadar yürüdü. Yürüyüşe katılanlar saldırılara dair öfkelerini dile getirerek, saldırıların durdurulmasını istedi. Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada söz alan DEM Parti Ceyhan İlçe Eşbaşkanı Tahir Özdemir, yapılan saldırı ve katliamları kınadı.
Bedlîs
Bitlis Eren Üniversitesi’nde öğreniler, Halep’e yönelik saldırılara karşı protesto eylemi gerçekleştirdi. Öğrenciler, saldırıları kınayarak dayanışma çağrısı yaptı. Kaldıkları yurtta ışıkları söndürüp açan öğrenciler, "Bijî berxwedana Rojava" sloganı attı.
Êlih
Êlih’te akşam saatlerinde İpragaz Mahallesi’nde Halep’in Şêxmeqsud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar protesto amacıyla gençler eylemdeydi. Mahallede lastik yakıp “Bijî Berxwedana Rojava” ve “Bijî Serok Apo” sloganı atan gençlere polis tazyikli suyla saldırdı. Saldırılara havai fişeklerle karşılık veren geçlerin eylemleri sürüyor. Eylemlerde, çoğunluğu çocuk olmak üzere en 12 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.







