Gülistan Doku Soruşturması: Failler operasyondan nasıl haberdar oldu? 2026-05-16 09:08:24   Şehriban Aslan   AMED - Gülistan Doku soruşturmasında şüphelilerin ifadeleri, operasyondan aylar önce haberdar olduklarını ve hazırlıklı hareket ettiklerini ortaya koyarken, delillerin nasıl karartıldığını da gösteriyor.   Dêrsim’de Munzur Üniversitesi 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku 6 yıl önce kayboldu. Kaybolduğu süre boyunca Gülistan Doku soruşturmasına dair herhangi bir gelişme yaşanmazken geçtiğimiz Nisan ayında gözaltı ve tutuklamalar yapıldı. 17 kişi gözaltına alınırken 12 kişi tutuklandı. Gözaltı ve tutuklanmaların ardından çıkan ifadelere bakıldığında Gülistan Doku olayında delillerin nasıl karartıldığı ortaya çıkıyor. Gülistan Doku’ya dönük gerçeklerin ortaya çıkmaması için dönemin valisi Tuncay Sonel’in devletin tüm imkânlarını nasıl kullandığını görmek mümkün. Gülistan Doku’nun SİM kartındaki verilerin silinmesi, Zainal Abakarov’un telefonunun incelenmesi için adliyenin adli emanet kısmında iken verilerin silinmesi, kameralardaki görüntülerin silinmesine benzer onlarca delil karatmasına dönük çok sayıda haber yaptık. Bu da aslında devletin Dêrsim başta olmak üzere Kürdistan’da özel savaş politikasının nasıl uygulandığının en çarpıcı örneği diyebiliriz.   Gülistan Doku olayına dönük delil karartma ifadeleri ortaya çıkarken dosyada şüpheli olan Uğurcan Açıkgöz, Ferhat Güven ve Savaş Gültürk’ün de ifadelerine ulaştık.   ‘Tuncay Sonel iki ay önce beni aradı’   Ferhat Güven‘in savcılıkta verdiği ifadede, “Beni Tuncay Sonel 6 ay önce aramıştı. Kendisine dönük Gülistan Doku ile ilgili sosyal medyada çıktığı bir haber için tanıklık yapmamı istedi. Ben adliyeye gittim fakat tanık olarak ifade veremedim. Ardından iki ay önce (Şubat 2026) beni tekrar aradı ve mahkemeye katılmamı söyledi. Sonradan Tuncay Sonel’i arayarak ifade verdiğimi söyledim. Biri beni whatsapptan aradığında bende oradan ararım. Bu yüzden görüşmeleri whatsapptan yaparım” dedi.   Ayrıca Ferhat Güven Tuncay Sonel tarafından sevildiğini bu yüzden valilik bünyesinde işe girdiğini söyledi. Yine Gülistan Doku’nun kaybından sonra Dêrsim’e gelen Gülistan’ın ailesiyle, Tuncay Sonel’in isteği üzerine ilgilendiğini belirtti.   Devlet eliyle çeteleşme   İfadelere bakıldığında Gülistan Doku’nun kaybolmasının hemen ardından ailenin Dêrsim’e gelmesi üzerine Tuncay Sonel ailenin kimseyle görüşmesine izin vermeyerek herkesten özellikle de basından uzak tuttu. Bu yapılanlar akıllara 2020 yılından bu yana Gülistan Doku olayında organize bir örgütlülük ve devlet eliyle nasıl bir çeteleşme yapılanmasının olduğunu gözler önüne seriyor.   Soruşturma başlatılmadan önce bilgi alınıyor!   Üniversitede güvenlik görevlisi olan ve adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan Savaş Gültürk, gözaltına alınmadan 2-3 ay öncesine kadar bir diğer güvenlik görevlisi olan ve adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan Süleyman Önal’ın kendisini aradığını kaydetti. Savaş Gültürk, “Süleyman Önal beni aradığında, ‘Gülistan Doku olayını tekrar araştırıyorlarmış, kamera görüntülerine bakmışlar, senin de ifadene başvurabilirler. Biz o zaman bununla ilgili zaten tutanağımızı tutmuştuk. Sende hatırlıyorsun değil mi’ dedi. Bende Süleyman Önal’a ‘abi ben Sarısaltuk Viyadüğünü gören mobesenin yapılması için bu tutanağın yazıldığını söylemiştin. Bende imza attım’ dedim” şeklinde beyanda bulundu. Fakat daha önce yaptığımız haberde Sarısaltuk Viyadüğü’nü gören kamera kayıtlarının silindiği ve “kamera arızalı” tutanağında Süleyman Önal ve Savaş Gültürk’ün imzası vardı. Savaş Gültürk’ün verdiği ifadeye bakıldığında suçtan kurtulmaya dönük ifade verdiği görülüyor.   Ekran görüntüleri 6 yıl boyunca saklanmış   Uğurcan Açıkgöz’ün ifadesinde kendisine yöneltilen, “Mustafa Türkay Sonel’in ateşli silahı olup olmadığı sorusu üzerine, “Silahının olup olmadığını bilmiyorum. Fakat polislerin silahını alıp fotoğraf çekip paylaşıyordu” dedi. Ayrıca Uğurcan Açıkgöz’ün ifadelerinde 6 yıl önce amcasının whatsapp durumunun (whatsapp durumları 24 saat içinde siliniyor) ekran görüntüsünü ve kız arkadaşına attığı mesajların ekran görüntüsünü evrak olarak hazırlayıp savcılığa sunması dikkat çekti. İfadeye gelmeden önce evrak hazırlaması soruşturmadan öncesinde haberinin olduğu ortaya çıkıyor. Whatsapp durum mesajları 24 saatten sonra kaybolurken bunu yanında taşıması dikkat çekti.   Verilen tüm ifadelere bakıldığında Gülistan Doku soruşturmasına dönük gözaltı operasyonlarına başlanmadan önce şüphelilerin haberlerinin olması ve hazırlıklı olmaları tüm gerçekliği gözler önüne seriyor.