Saldırılara tepki: Sistemsel ve politik bir sorun 2026-04-18 09:01:25   İSTANBUL - Sêwreg ve Mereş’te yaşanan saldırılara tepki gösteren sendikacılar ve siyasetçiler, bunun sistemsel ve politik bir sorun olduğuna işaret etti.   Riha’nın Sêwreg (Siverek) ilçesindeki bir okula yönelik silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Bu olayın hemen ardından, Mereş’te başka bir okula yönelik gerçekleşen silahlı saldırıda 10 kişi yaşamını yitirdi. Sêwreg ve Mereş’teki okul saldırılarına dair sendikacılar ve siyasetçiler değerlendirmelerde bulundu.   ‘Toplum ayrıştırılıyor’   Şiddetin uzun zamandır hem sağlıkta, hem eğitimde hem de sokakta arttığını söyleyen Emek Partisi (EMEP) İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros, bu şiddetin “münferit” olmadığını belirtti. Şiddetin sistematik hale geldiğini dile getiren Sema Barbaros, “Bu sorunlar, sadece güvenlik önlemleriyle çözülebilecek bir şiddet türü değil. Aynı zamanda çok fazla toplumsal şiddet içeriyor. Bu, aynı zamanda sistematik bir şiddet. Bütün bunlara karşı sadece önlemler açısından tartışmak doğru değil. Yani güvenlik önlemleri alınırsa ya da diyelim ki bir iki basit polisiye önlem alınırsa bu işler geçmez. Her şeyin nasıl yozlaştığını, ne kadar tüketildiğini ortaya koyan bir süreç. Bunun çok net muhatapları var. Çok öfkeliyiz. Türkiye'nin pek çok yerinde Milli Eğitim müdürlüklerinin önünde, Bakanlığın önünde nöbetler var. Aslında muhataplar belli: iktidar. İktidar, bunu değiştirecek bir şey yapmıyor, pozisyon almıyor. Ve bütün bu süreçte şiddetin artması, önlenmesinin ötesinde, şiddeti artıracak şeyler yapılıyor. Toplum ciddi anlamda ayrıştırılıyor” şeklinde konuştu.   ‘Güçlenmeye ihtiyacımız var’   Kadına yönelik şiddeti anımsatan Sema Barbaros, “Kadına yönelik şiddetten tutalım işçi cinayetlerine kadar, işçi cinayetlerinden çocuk cinayetlerine, sağlığa kadar her şey münferitmiş gibi değerlendiriliyor. Asıl sorun bu. Bu bir sistem sorunu. Bu, sistematik bir şiddet aslında ve her geçen gün daha fazla artıyor. Burada hepimize düşen şey; buna karşı hep birlikte, öğrencisinden velisine bütün kurumların yan yana gelmesi ve buna karşı mücadele etmesi olacaktır. İl Milli Eğitim müdürlükleri önünde bugün yapılan buluşmalar elbette çok anlamlı, nöbetler çok anlamlı, eğitimcilerin, velilerin bu soruna sahip çıkması, şiddete karşı yan yana olması çok önemli. Ama bunu böyle çözemeyiz. Onun için her alanda yan yana gelmeye, saray rejiminin bize dayattığı, çocuklarımıza dayattığı, kadınlara dayattığı bu sisteme karşı mücadele etmeye ve daha çok güçlenmeye ihtiyacımız var” dedi.   ‘Her şey politiktir’   Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’ndan (Eğitim Sen) Arzu Aydın ise konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Maalesef iki gündür öfke ve üzüntü doluyum. Çünkü çocukların en güvenli olması gereken yer okullarımız. Dün yaşanan olayda birçok öğrencimiz pencereden atlayarak yaşam mücadelesi vermeye çalıştı. Biz burada çocuklar için varız. Ve çocuklarımızın yaşam hakkı için, öğretmenlerimizin yaşam hakkı için buradayız. Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin öldürülmemesini, adaletli ve güzel bir ülkede yaşamasını temenni ediyoruz. Çok üzgünüm ve öfke doluyum. Gerekli önlemlerin en kısa sürede alınıp sağlanmasını istiyorum. Okullardaki güvenlik önlemlerinin artırılması lazım. Nasıl ki biz herhangi bir AVM’ye ya da bankaya çok rahat giremiyorsak, okullarda da bu sistemin olması lazım. Temel nokta bu; giriş çıkışların kontrol edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun birçok etkeni var. Gerek aile tutumları gerek yetiştirdiğimiz çevre şartları... Şu an tamamen çocukların, yani dijital alanın genişlemesiyle birlikte, çocuklar fütursuzca sosyal medyayı kullanıyor. Çocukların sosyal medyadan gördükleri her şeyi oyunlaştırıp kendilerine dikkat çekme isteği ve birçok sebebin altında da ilgisiz, yalnız büyüyen çocuklar var. Ülkede her şey politiktir. Bununla alakalı etkenler de var.”   ‘Bilimsel eğitimden uzaklaşıyoruz’   Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM-BEL-SEN) üyesi Nazife Bayraktosu, “Bu noktaya nasıl geldik? Özellikle dönüp oraya bakmak gerekiyor. Yani şiddet evde, sokakta kurumsallaştı. Evde, sokakta, en güvenli olmamız gereken yerler nedir? Bizim okullarımızdır. Buralarda bu kadar şiddetin ayyuka çıkması tabii ki münferit bir olay değil. Sistematik bir olaydır ve dönüp buna bakmak lazım. Eğitim sistemi, eğer bilimsel ve evrensel bir eğitimden uzaklaşırsa, günün sonunda geleceğimiz yer burasıdır. Ve biz bu tablonun çok yabancısı değiliz. Yani her gün sokaklarda kadınların katledildiği, çocuklarının gözünün önünde öldürüldüğü, adliye koridorlarında gördüğümüz bu manzaralar sistemsel bir problem. Yani okullara gerekli ödeneklerin yapılmaması, güvenlik önlemlerinin alınmaması, eğitimin tamamen bir yerlere hizmet ediyor olması... Ne yazık ki bilimsel eğitimden, evrensel eğitimden uzaklaşmanın sonuçlarını yaşıyoruz” sözlerini kullandı.   ‘Evrensel adalet olmadan huzura kavuşmayız’   Türkiye’nin hukuktan uzaklaştığını ifade eden Nazife Bayraktosu, sözlerini şöyle noktaladı: “Yani bugün demokrasinin, hukukun, adaletin olmadığı bir yerde güvende olunmaz; bunu hepimiz biliyoruz. Ve seçim yapılıyor, değil mi? Yani bir seçim gerçekleştiriliyor. Siz gidiyorsunuz, diyorsunuz ki yerelde, ‘Ben bu anlayış tarafından yönetilmek istemiyorum’; ama diğer taraftan mevcut iktidarda olanlar, iktidar güçlerini kullanarak, ‘Hayır, sen değil, ben yöneteceğim’ diyor. O zaman ne oluyor? Seçimlere de bir güven kalmıyor. Ne oluyor? Bu da bir şiddettir. Hem de şiddetin en alası. Kısacası hukuk, evrensel değerler ve adalet olmadan hiçbir şekilde biz huzura kavuşamayacağız diye düşünüyorum.”