Kadın konferansın sonuç bildirgesi: Eşit temsil, anayasal güvence, özsavunma 2026-03-17 15:05:20   HABER MERKEZİ - Qamişlo’daki kadın konferansının sonuç bildirgesinde, kadın haklarının anayasal güvenceye alınması, demokratik adem-i merkeziyetçi bir sistemin inşası ve kadınsız bir toplumsal sözleşmenin kabul edilmeyeceği vurgulandı.   Kongra Star, “Gelin Birlikte Mücadele Edelim, Suriye Anayasası’nda Kadın Haklarının Güvence Altına Alınması İçin” şiarıyla bir konferans düzenledi. Konferans, Cizîrê’nin Qamişlo kentindeki Azadî Parkı Salonu’nda gerçekleştirildi.   Tartışmaların ardından sonuç bildirgesi okundu. Kongra Star Demokratik Siyaset İlişkiler ve İttifak Komitesi Üyesi Zeyneb Hisên bildirgeyi Kürtçe, Kongra Star Koordinasyon Üyesi Bêrîvan Xalid ise Arapça okudu.   Sonuç bildirgesi şöyle:   “Konferansın sonuçları ve önerileri: ‘Birlikte kadın haklarını Suriye Anayasası’nda güvence altına alalım,   Bizler bugün, 17 Mart 2026’da, Kongra Star öncülüğünde ve siyasi güçler ile kadın ve toplumsal örgütlerin katılımıyla Qamişlo’da, 'Birlikte kadın haklarını Suriye Anayasası’nda güvence altına alalım' şiarı altında stratejik bir perspektif oluşturmak amacıyla bir araya geldik. Bu konferans, siyasi çözüm sürecinde önemli bir eşiktir ve kadın özgürlüğünün farklı ve demokratik bir Suriye’nin tek güvencesi olduğu inancına dayanmaktadır. Aynı şekilde kadın özgürlüğü ve demokratik toplum, iktidarcı ve merkeziyetçi yapının kalıntılarını ortadan kaldıracak yeni bir toplumsal sözleşmenin temel taşıdır. Yapılan değerlendirmeler ve stratejik öneriler doğrultusunda konferans şu sonuç ve önerileri ortaya koymuştur:   *Kuzey ve Doğu Suriye’deki 'kadın devrimi'nin kazanımları, tüm Suriye’de temel haklar olarak anayasada tanınmalı ve uygulanmalıdır. Ayrıca eşitlik değerlerinin uygulanması, gelecekte ortaya çıkabilecek her türlü siyasi ya da yasal gerilemeye karşı tarihsel kazanımları korur.   *Yasama, yürütme, parlamento ve yargı kurumlarının tümünde yüzde 50 tam eşitlik, temel ilke ve tek yasal standart olarak kabul edilmelidir. Bu, siyasi karar alma süreçlerindeki erkek egemenliği dönemini sona erdirecek ve devlet yönetiminde nitelikli adaleti güvence altına alacaktır.   *'Demokratik adem-i merkeziyetçilik' sisteminin anayasal olarak düzenlenmesi, Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet yapısı içinde entegrasyonu için siyasi ve hukuki bir çerçeve olmalıdır. Bu kurumların tüm yasal ve idari yetkilere sahip öz yönetim birimlerine dönüşmesi güvence altına alınmalıdır. Aynı zamanda kadınların demokratik deneyiminin eşsizliği, ilham verici ulusal bir model olarak korunmalıdır.   *Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ), Suriye’nin ulusal savunma örgütlenmesinin temel taşı olarak tanınması gerekir. Aynı zamanda toplumun korunmasını ve güvenliğini, terörizme ve her türlü dışlayıcı zihniyete karşı güvence altına alan bir güç olarak örgütsel ve idari özerkliği tamamen korunmalıdır.   *Özerk Yönetim bölgelerinde halk iradesini temsil eden tüm kadın örgütleri, hareketleri ve siyasi partilerin resmiyetini tanıyan demokratik yasalar çıkarılmalıdır. Aynı zamanda Suriye devleti çatısı altında her türlü hedef gösterme ve güvenlik kısıtlaması yasaklanmalıdır.   *Nefret söylemini ve kadınlara yönelik düşmanlığı suç sayan ağır yasalar çıkarılmalıdır. Ayrıca kadın önderleri ve öncüleri kamusal, siyasal ve toplumsal alandan dışlamayı amaçlayan karalama ya da sistematik kampanyaları yürüten herkesin cezalandırılmasına yönelik hukuki mekanizmalar oluşturulmalıdır.   *Anayasal güvenceye sahip bir kadın haklarını koruma kurulu oluşturulmalıdır. Bu kurul, eşitlik ilkelerine aykırı her yasa ya da düzenlemeyi reddetme yetkisine sahip olmalıdır. Aynı zamanda tüm ulusal yasaların uluslararası sözleşmelerle uyumunu denetleme konusunda yasal yetki verilmelidir.   *Özerk Yönetim’in eğitim müfredatı, örgütlenme, sağlık ve hizmet kurumları resmi ve kamusal olarak tanınmalı ve kabul edilmelidir. Ayrıca çok dillilik ve çok kültürlülük (Kürtçe, Süryanice, Arapça, Ermenice), adem-i merkeziyetçilik çerçevesinde ve merkezi otoritenin müdahalesi olmadan kendi kendini yöneten kutsal bir yurttaşlık hakkı olarak görülmelidir.   *Özerk Yönetim’de yürürlüğe giren 'kadın yasası'ndan ilham alan, kişisel durumlara ilişkin birleşik ve sivil bir yasa hazırlanmalıdır. Bu yasa tüm ayrımcı düzenlemeleri ortadan kaldırmalı, kadınları her türlü şiddete karşı korumalı ve onların sivil ve yaşamsal meseleleri üzerinde sınırsız söz sahibi olmasını güvence altına almalıdır.   *Tüm kadınların ve kadın, sivil, siyasal alanlardaki tüm aktivistlerin Suriye’nin bütün vilayetlerinde hareket, dolaşım, yerleşim ve çalışma özgürlüğü, idari ve güvenlik kısıtlamaları olmaksızın güvence altına alınmalıdır. Ayrıca kamusal faaliyetlerle bağlantılı her türlü gözetim yasaklanmalıdır.   *Tüm tutuklular, zorla alıkonulan kişiler ve siyasi ya da sivil faaliyetleri nedeniyle alıkonulan herkes koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır. Ayrıca kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması için sistematik bir çalışma yürütülmelidir. Bu dosya, insani bir dava ve pazarlık konusu yapılamayacak ciddi ve ulusal bir yükümlülük olarak ele alınmalıdır.   *Toplumsal cinsiyet duyarlılığına sahip geçiş dönemi adaleti inşa edilmelidir. Bu adalet mekanizması ihlallerde bulunanların cezalandırılmasını öncelikli hedeflerinden biri haline getirmelidir. Ayrıca savaştan kurtulan ve psikolojik ya da maddi zarar gören mağdurlara tazminat verilmelidir.   *Mültecilerin kendi yerlerine gönüllü ve güvenli dönüşüne yönelik ulusal ve uluslararası bağlılık sağlanmalıdır. Aynı zamanda tüm demografik değişim izlerinin ortadan kaldırılması için acil çalışma yürütülmelidir.   *Tüm ideolojileri ve inançları aşan bir kadın ağı kurulmalıdır ki, siyasi çözümle ilgili tüm uluslararası karar alma mekanizmalarında Suriyeli kadınların iradesini temsil etsin. Ayrıca kadınlar olmadan hiçbir toplumsal sözleşme ya da anayasa yazılmamalıdır; bu durum güvence altına alınmalıdır.   *Kadın insan hakları savunucuları ile siyasi aktivistler için hukuki ve güvenlik koruması sağlayacak bir anayasa hazırlanmalı ve güvenlik kurumlarının bağımsız sivil ya da siyasal çalışmalara her türlü müdahalesi suç sayılmalıdır.   *Kadınların anayasa yazım komitelerinin tümüne aktif ve ortak katılımı güvence altına alınmalıdır ki, anayasal maddeler tüm ulusal ve dini bileşenlerin haklarını kapsayabilsin.   *Devletin genel bütçesinde kadın projelerine ayrılan ekonomik kaynakların bağımsızlığı güvence altına alınmalıdır ki, kadınların ekonomik güçlenmesi siyasal ve toplumsal bağımsızlıklarının bütünlüklü bir parçası olarak garanti altına alınsın.   *Bu maddeler temelinde ve omuzlarımızdaki tarihsel sorumluluğun bilinciyle bizler, kadın örgütleri, birlikler ve siyasi partiler, bu sonuçların mücadelemiz için ortak bir yol haritası olarak benimsenmesine dair güçlü ve ilkesel bağlılığımızı ilan ediyoruz.   Bu perspektifin Suriye’nin temel anayasasında yer alması için ulusal ve uluslararası düzeyde tüm siyasi, diplomatik ve hukuki araçları seferber etme ve tüm stratejik baskı mekanizmalarını harekete geçirme kararlılığımızı teyit ediyoruz. Aynı şekilde, görüşmelerimizin etkisini büyütecek ve mesajımızı ulusal ve uluslararası tüm karar alma kurumlarına ulaştıracak geniş ulusal ve uluslararası ittifaklar kurma irademizi de ilan ediyoruz. Kadın devriminin kazanımlarını korumak ve bunları anayasaya yerleştirmek, sürekliliği olan bir bağlılıktır. Bu stratejinin, Suriye’deki tüm kadınların haklarını koruyan, onurlarını savunan ve onların Suriye’nin yönetimindeki öncü rolünü geniş kapsamlı demokratik bir dönüşüme doğru güvence altına alan hukuki ve kurumsal bir gerçekliğe dönüşmesini sağlamak için örgütlü mücadelemizi sürdüreceğiz.”