Kadınların talepleri raporlaşıyor: Komisyonlar kuruldu 2026-02-16 09:05:32   Rozerin Gültekin    WAN - Kadın kentleri için pilot bölgelerde çalışmaların sürdüğünü belirten Necla Gürsoy, “Kentlerde gettolaşma var; bu nedenle topyekûn mücadele gerekiyor” diyerek kadınların güvenlik, istihdam ve dayanışma merkezlerine erişiminin temel talep olduğunu vurguladı.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) belediyeleri, 20 Aralık 2025’te düzenlediği toplantı ile Amed, Nisêbîn (Nusaybin), Gever (Yüksekova), Artemêt (Edremit) ve Cizîr’i (Cizre) “kadın kenti” ilan etti. "Kadın kenti" ile kadınların kentlerde görünmez kılınan emeği, güvensiz, kamusal alanlara ve artan bakım yüküne karşı özgür, güvenli ve eşit biçimde yaşam kurabileceği kentlerin inşası hedefleniyor.   Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) Kadın Politikaları Müdürü Necla Gürsoy, “Kadın Kentleri”nin amacına ve çalışmalarına dair konuştu.   Yılların birikiminin yansıması: Kadın Kentleri   Yerel yönetimler olarak demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir perspektifle çalışma yürüttüklerini  İfade eden Necla Gürsoy, yerel yönetimlerin kadın iradesinin açığa çıkması, kendi kentini kendisi yönetebilmesi açısından önemli bir alan olduğunun altını çizerek, oluşturulmaya çalışılan kadın kentlerinin bunun en büyük örneği olduğunu söyledi. Necla Gürsoy, “Kadın kentleri dediğimiz zaman aklımıza; kadının rengini yansıtabilen, yaşam alanını oluşturabilen, ulaşımdan tutun da her türlü alana kadar kadınların yaşam bulacağı kentler geliyor. Bu nedenle de belirli kentler belirlendi ve bu kentler üzerinde çalışma yapılıyor. Aslında bu çalışma yeni bir çalışma değil; geçmişten günümüze devam eden çalışmaların birikiminin yansımasıdır. Şu an hem Türkiye özelliğinde hem dünyaya baktığımızda, kadınların yaşadığı sorunların birçoğunun; kadınların kendi kendilerini yönetme ile ilgili alanlarının olmaması ve kadın iradesinin engellenmesinden kaynaklandığını görüyoruz. Bu nedenle kadın kentleri için 5 pilot bölge seçildi. Şu an Nusaybin, Cizre, Gever ve Edremit Belediyelerinde bu çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmalar örnek rol modeller olacaktır” dedi.   ‘Kentlerdeki gettolaşmaya karşı ortak mücadele gerekiyor’   Kadın kentleri deklarasyonunu açıkladıkları günden bu yana çeşitli çalışmalar sürdürdüklerini belirten Necla Gürsoy, kentlerde yaşanan yoksulluğun özel savaşın derinleşmesine neden olduğunu; buna karşı kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Necla Gürsoy, “Kadın kentleri ile ilgili; ulaşımdan imar alanlarına, parklara, kreşlerden çocuk yaşam alanlarına, kadınların çalışabilmesi ve güvenli şehirler oluşturma noktasına kadar çalışmalarımız devam ediyor. ‘Kadınların ihtiyacı nedir? Kadınlar kentlerde nasıl yaşamak ister?’ konularında hep beraber ortaklaşılarak kararlar veriliyor. Kadın kırımına gelen bir noktada kadın cinayetlerini görüyoruz. Birçok belediyede kadın merkezlerinin hayata geçirilmesi, kadınların şiddete karşı mekanizmalara rahatlıkla erişebilmesi, kendilerini ifade edebilmesi, kadın istihdamına yönelik çeşitli alanların yaratılması ve üretilmesi açısından pratik adımlar da atmaktayız. Yoksulluk bugün çok ciddi boyutlarda. Yoksulluk aynı zamanda madde bağımlılığının, uyuşturucunun, fuhuşun ortaya çıkmasına da neden oluyor. Kadınların daha önceki süreçlerde birçok kentte kendini ifade edecek alanlarda olmaması, iradesinin yansıtılmaması nedeniyle özel savaş politikaları kadını çok daha geri alana götürdü. Özel savaş politikaları kadın üzerinden yürütüldü. Kadın istihdamına yönelik demokratik ekonomi kapsamında çalışmalar devam ediyor. Alternatif yaşamın var olduğunu gösterebilmek, kadının üretimini hayata katabilmesi kadın kentlerinin de en büyük perspektiflerinden bir tanesi. Madde bağımlılıkları ile ilgili Şiyar be Platformu var; bu platformlarla birlikte çalışma yürütülüyor. Kentlerde gettolaşma durumu söz konusu; bu nedenle topyekûn bir mücadele gerekiyor. Toplumda bununla ilgili bir refleksin oluşturulması gerekiyor” diye belirtti.    Kadınların talepleri ve ihtiyaçları neler?   Çalışmalar kapsamında kentlerde, ilçelerde bir araya geldikleri kadınların beklentilerinin ve taleplerinin neler olduğuna dair konuşan Necla Gürsoy, “Edremit’te, Gever’de, Nusaybin’de mahalle çalışmaları, kapı çalışmaları yapılıyor. Kadınların istekleri ve şehirde kendini nasıl rahat hissedebileceği konuları üzerine konuşuyoruz. Daha önceki pratiklerde gördüğümüz; sosyal yardımlaşma üzerinden dilencilik kültürünün yaygınlaştırıldığı ve bunun üzerinden bir sistemin örüldüğünü de görmekteyiz. Bunların önüne geçen; kadının hem kendi yaşamını idare ederken yanındaki ile de dayanışan bir örgüden bahsediyoruz. Şehirlerin dinamikleri, sivil toplum örgütleriyle de dayanışan ve ortaklaşılan bir çalışma güdülmekte. Kadın kentlerinden istenilen; ilk önce güvenlik meselesi, kadının rengini yansıtan alanların olması, ekonomik istihdam, kadınların kendilerini var edebilecekleri çok çeşitli sosyal donatıların olduğu alanlara rahatlıkla erişebilmek, yaşam merkezleri, dayanışma merkezleri, dinlenme merkezleri ve dayanışma kültürünü tekrar kurabilmeleri kadınların öncelikli talepleri. Talepler sahalardan toplanıp raporlaştırılıyor. Bu alanlarda çeşitli komisyonlar kuruluyor. Bu komisyonlarla çalışmalara yön veriliyor” sözlerini kullandı.    ‘Çalışmalar daha da güçlenerek devam edecek’   Kadınların yaşadığı sorunların çözümünün, aslında toplumsal sorunların çözümü noktasında temel adım olduğunun altını çizen Necla Gürsoy, “Bu çalışmaları kadın öncülüğünde ve toplumu merkezine alarak yapmak; aslında bir kentin kendi kimliğini kazanmasını sağlıyor. Bu seçilen yerler pilot bölgeler. Tabii ki bunun bütün Kürdistan’da yayılması da çalışmalarımızın ana hedefi. Türkiye kentleri ile de temas oluyor. Bu anlamda ortak çalışmalar da yürütülüyor. Geçmişten bugüne Kürdistan’da kadın merkezleri vardı ve kayyumlarla birlikte ilk zarar gören alanlardan birisi oldu. Şu an 50’nin üzerinde tekrar yeni kadın merkezi hayata geçirildi. Birçok dinlenme merkezi, yaşam merkezi, dayanışma merkezi açıldı. Buralarda birçok atölye gerçekleştiriliyor. Kent bostanları, pazarları oluşturuldu. Bunlar yeterli mi? Hayır. Bundan sonra da bu çalışmalar daha da güçlenerek devam edecek. Kadın kentleri, kadın sorununu aşabilecek örnek model çalışmalardan bir tanesi. Bu çalışma çeşitli taraflar tarafından da sahiplenilirse, bu çalışmanın birçok kentte sorunu çözebileceğine inancımız tam. Çalışmalarımıza da bu doğrultuda devam edeceğiz” şeklinde konuştu.